fransız yazınında iki alexandre dumas vardır,biri üç silahşörler ve monte-cristo gibi ünlü serüven romanlarının ve çağının seyircilerini hayran bırakmış birçok oyunun yazarı baba alexandre dumas,öbürü gene serüven yanı ağır çeken birçok oyunu,özellikle de önce roman,daha sonra oyun biçiminde sunduğu kamelyalı kadın'ıyla aynı ölçüde ün kazanan ve birincisinin yasadışı oğlu olan oğul alexandre dumas.
baba dumas'ın romanları bugün de okunur,sevilir,ama yapırlarının yazınsal değerinden değil,anlattıkları serüvenlerin sürükleyiciliğinden kaynaklanır bu ilgi.başka bir deyişle,baba dumas bir zamanlar hugo'larla,balzac'larla birlikte anılan bir yazarken,bugün onlarınkinden farklı bir okur kitlesinin yazaraı olmuştur.aynı şey,üç aşağı beş yıkarı,oğul dumas için de söylenebilir:kamelyalı kadın'ı roman olarak yayımlamasından dört yıl sonra,oyunlaştırınca,birdenbire fransa'nın en ünlü yazarlarından biri oluverir.daha sonra,demi-monde,fils naturel,la question d'argent,etrangére gibi yapıtlarla daha da pekiştirir ününü.üstelik,yazar olarak toplumda önemli bir işlevi bulunduğuna inanarak oyunlarını belirli bir sav çer.evesinde geliştirir hep,kitleye yol göstermek,ders vermek ister.kitle de önemser savlarını.ne var ki,yeni anlayışlar gelişip beğeniler değiştikçe oğul dumas da tıpkı baba dumas gibi abartmalı ve yalınkat görünmeye başlar,bir zamanlar izleyicileri coşturan oyunları oynanmaz olur.daha ilginci,baba dumas'yı unutuluştan kimi romanları kurtardığı gibi,oğul dumas'yı da ilk yazıldığı biçimiyle,yani roman olarak kamelyalı kadın kurtarır unutuluştan.her şeye rağmen bu sözünü ettiğim roman beni çok etkilemiştir ve beni etkileyen tek bir romanla oğul dumas gözümde devleşmiştir.
(bkz:
kamelyalı kadın)