görseller
alevilikalevilik
alevilik 
belki ilginizi çeker
  1. · mumsöndü
  2. · cemevi
  3. · anadolu aleviliği
  4. · mum söndü
  5. · pir sultan abdal
  6. · ya allah ya muhammed ya ali
  7. · madem ki ben bir insanım
  8. · eline diline beline sahip ol
  9. · kızılbaş
  10. · hacı bektaşi
gündem
  1. · aşk
  2. · dünyanın en çekici erkekleri
  3. · pelin batu nun canlı yayında ağlaması
  4. · pelin batu
  5. · recep tayyip erdoğan
  6. · dönerle ayranın aynı anda bitmesi
  7. · sözlük yazarlarının başucu kitapları
  8. · keyser söze
  9. · ilkokuldaki ilk gün
 sayfa  / 3

alevilik  

  1. (invisibleruh, 28.09.2004 11:25)
  2. türkiye'de çok sevgili sunnilerce dışlanan kız verilip alınmayan mezheptir. osmanlı zamanında alevilerin katledilmesi ile ilgili fetvalar verilirken türkiye cumhuriyeti zamanında devlete inanılmaz bir bağlılığın nedenini merak etmekteyim.
    (ho amca, 20.04.2006 18:23)
  3. şiilikle teorik inanç benzerliğinin dışında hiçbir benzerliğinin olmadığı, anadoluya özgü başta ortaasyadan anadolu topraklarına getirilen şamanist kültür olmak üzere birçok rengin karıştıgı kültürel bir zenginliğimizdir.türk ecdadı olarak anılan osmanlılar devrinde, türkçe konuşan şah ismaili destekledikleri için farsçadan şaşmayan türk(!?) padişahı yavuz tarafından kıyıma uğratılan ve boşaltılan türkmen yerleşkelerini gene türklük adına aşiretlere vuruş hakkı veren bir devri yaşadıktan sonra kurulan yeni cumhuriyete sıkı bağlılık gösteren laikliğin mihenk taşlarından biri olan bir topluluktur bu.birilerini sanırım huylandırdığından olsa gerek büyüklerinden aldıkları flamalarla vazifelerine devam etmektedirler.ama bu flama asla hilafet bayrağı olamayacak.
    (baruch, 20.04.2006 18:39 ~ 18:40)
  4. isimleri kullanılarak bölücülük yapılmaya çalışılan soydaşlarım, anadolu insanı.
    (organometallic complex, 20.04.2006 19:55)
  5. kökleri şamanizme kadar uzanan, islamiyet in bir mezhebi olmaktan çok, apayrı bir kültür olarak değerlendirilmesi gereken kollektif kimlik.
    (hadapkol, 10.01.2007 00:17)
  6. hz.ali'yi peygamber olarak görmeyen mezheptir.aleviler de hz.muhammed'in peygamberliğine inanır.
    (enslaved, 10.01.2007 00:24 ~ 00:28)
  7. türk kültürü ile yoğrulmuş şii meshebinin bir kolu. anadolu kültürü dışında yaygın değildir, mevlevilik, bektaşilik ile yoğrulmuştur. alevilik osmanlı döneminde türkmen boylarda yaygındı, osmanlının yerleşik düzene geçmesi türkmen aleviler için bir sorun oluşturdu ve devlet ile mücadeleleri o zamanlar başladı. asimilasyon hedefli iskan politikaları bu devlet karşıtlığının artmasına neden oldu. iran'da hakim olan şii yönetime yanaştılar ve bir dönem osmanlı'nın en büyük düşmanının iran olması nedeniyle osmanlı devleti için büyük bir sorun haline geldiler.

    aleviliği taha akyol %80 türklük %20 islamiyet olarak tanımlar sunniliği ise %20türklük %80islamiyet olarak. bu konuya osmanlı ve iran'da mesheb ve devlet adlı kitabında değinen yazar bu dönemdeki alevilik ve türlük kavramları ile örneklendirme yaparken şiiliğe ve aleviliğe yakın olan iran'ın osmanlı ile savaşlarında orta asya'dan kalma savaş metodları eski silahlar kullanırken osmanlı'nın tamamen farklı metodlarla savaştığını belirtir.

    pir sultan abdal'ın öğrencisi olan sivas valisine içinde hiç şah kelimesinin geçmediği bir şiir isteği üzerine her kıtasında şah kelimesi geçen "ben şah'a giderim!" sözünün tekrarlanması da bu yakınlaşmanın ve alakanın bir başka örneğidir.

    alevilik son zamanlarda başka bir gurup olan kürtçü gurup tarafından sömürülmek istenmekte ve özellikle kürt alevilerinin alevilikten ziyade kürt kimliklerinin ön plana çıkarılmasına çabalanmakta, ırk ve ulus kavramları ile bağdaşmayan alevilik öğretisi buna temelde karşı çıkmasına rağmen bazı çıkarların bazı guruplar için -genel konuşmuyorum- ortak olması kürtçü düşüncenin alevi düşünceden destek alması ile sonuçlandırmaktadır.

    son olarak gündem de olan "hz ali'yi sevmek alevilikse ben de* aleviyim!" sözüne cevap olarak bir vakıf başkanının alevi olmak için "anneniz babanız alevi olmalı!" sözü sunniler ve aleviler arasında ki sorunlarda suçlununu tek taraflı olmadığının bir göstergesidir. anneden babadan çocuklara geçen bir inanç yahut düşünce sistemi kim tarafından kabul görür? böyle kapalı bir düşünce eğer genel anlamda anadolu alevilerinde var ise bu çatışmanın sonunun gelmeyeceği çok açık.
    (şevket i bostan, 10.01.2007 00:53 ~ 13.08.2009 20:10)
  8. ahmet yesevi tarafından horasanda temelleri atılan,hacı bektaşi veli aracılığıyla anadoluya yayılan, şamanizm-islam sentezini barındıran tamamiyle bir türk kültürü.
    (exlive, 03.03.2007 09:34)
  9. islâm dininin mezheplerinden bir tanesidir. inanç sistemleri açısından hanefi, şafii, maliki ve hanbelilerden, ayrıca maturidi ve eşarilerden farklılık gösteren ritüelleri ve gelenekleri bulunmaktadır. türk toplumunun vazgeçilmez parçalarıdır bu mezhebin mensupları.
    (ihak, 03.03.2007 19:28)
  10. yanlışsa düzeltin '95 senesinde güner ümit in kötü niyetinden mi cehalerinden midir bilinmıez canlı yayında yanlış ifade edilmiş bir söz üzerine (söz konusu yanlışlık ensest ilişkiye varıyordu) çat diye "kızılbaş mısınız?" gibi birşey diyerek zaten toplumun azımsanamayacak bir kesiminin alevi denilince akla gelenler listesinde 1 numaraya oturmuş olan mumsöndü saçmalığını, konu haline getirmesi üzerine doğal olarak tepki gösteren hatta tabiri caizse kanalı basan yurttaşlarımız. güner ümit bir süre pısıp evinde oturmak zorunda kalmış, ilerleyen zaman içinde savaş ay ekranda kendisinin yumuş yanaklarından makaslar alarak "cicii cicii" demiş, televizyonumuz güner ümit le tekrar kucaklaşmış, bu tatsız yanlış anlaşılma olayı da kapanmıştır efendim.
    (payduşka, 21.03.2007 23:00)
  11. günümüzde acı bir biçimde mezhebe indirgenmeye çalışılan şey (şey ama ne? bana göre ne olduğunu girinin sonunda söylerim)

    ortada şöyle bir gerçeklik vardır ki alevilik, hacı bektaş ı veli'nin önayak olduğu bektaşilik tarihi ile örtüştürülmeye, hatta onunla başlatılmaya çalışılır ki, bunda da başarılı olunduğu gerek sözlükteki girilerde, gerekse internet dışında yazılan, çizilen konuşulan şekliyle görülebilmektedir.

    ilk yanlış şudur: aleviliğin "hz ali'yi sevmek" olduğu söylenir; ama alakası yoktur. alevi sözcüğü, "alevden gelen", "aleve tabi" anlamındadır ki, bu da "ışıktan gelen", "ışığa tabi" şeklinde yorumlanabilir. alevi inancının özünü iyiliğin timsali olan "ışık", islami açıdan bakarsanız da "nur" oluşturur.

    alevilik tarihi islamla beraber başlamaz; hıristiyanlık öncesinde de alevi inanışların, ritüellerin olduğu, günümüzde biçim değiştirse dahi özünde aynı kalarak devam ettiği biliniyor.

    kimi araştırmacıların vardığı sonuca göre alevi inancı hıristiyanlık gelmeden önce anadolu'da var idi. ancak, hıristiyanlığın roma'nın resmi dini olarak kabulünden sonra aleviliğin "isa'nın yolundan sapmışların inancı" olarak görülmesi ile aleviler üzerinde muazzam bir baskı kurulması, katliamlar yapılması neticesinde alevilerin göçe zorlandığı, avrupa'ya gittikleri de iddia ediliyor. hatta fransa'da bir dönem yaşamış ve hepsi engizisyon mahkemeleri'nin kararıyla katledilmiş bir güruhun aleviliğe çok benzer bir yapıda oldukları, onları katledenlerin yazılı kaynaklarında dahi geçmekte. hatta aynı kaynaklar, aleviliğe atılan mum söndü iftirasının menşeini de kendilerine, yani bağnaz hıristiyan inancına bağlamakta (zamanın papasının bu hususta çok emekleri var; mezarında ters dönsün).

    anadolu'ya türklerin gelişiyle beraber bir süre rahat nefes alan aleviler, yavuz sultan selim döneminden bugüne kadar ve halen katliamlardan başını kurtaramamıştır.

    şimdi soralım: aleviler kimlerdir? türk müdür? kürt müdür? yoksa fransız mıdır (olur olur)? yani millet midir? yoksa alevilik bir din midir? olmadı, mezhep midir?

    bence bunların hiçbiri değil.

    anladığım kadarıyla alevilik, yaradılışa insanların getirdiği bir yorumdu. buna göre herkes can verenin, yani hakk'ın bir parçası idi ve bu dünyadaki hayattan sonra o'na yürürdü. zamanın alevileri, hıristiyanlığın cenderesi altında kendi inanışlarını sürdürebilmek adına onların inancını kabul etmiş gibi görünmüş olsalar da esas düşüncelerini kaybetmemişler.

    islamiyet'in gelişi ile de aleviliğin aynı şeyi yaptığını söyleyebilir miyiz? yani "müslümanım" diyerek kendi inanış tarzlarını mı yaşıyorlar? sanırsam iş böyle başlamış ama, sonunda çok büyük bir çoğunluğu müslüman olmuş.

    günümüzdeki alevilik anlayışı büyük ölçüde islamiyet inancı içinden çıkmadan, eskiden gelen "inanış geleneğinin" sürdürülmesi diye düşünüyorum. alevilerin çok büyük çoğunluğu allah'a ve o'nun peygamberi hz muhammed'e iman konusunda taviz vermezken, ibadet biçimleri gelenekten gelen şekille sürmekte gibi duruyor.

    yani alevilik artık din de değil, herhangi bir milletin devamı da değil.

    benim için ise alevilik, yok edilmeye çalışılan, yazılı kaynakları yakılmış, o yüzden sözlü olarak gelecek kuşaklara aktarılmış, dolayısıyla arada tahrif edilmiş, hem içindeki, hem de dışındaki insanlar tarafından yok edilmeye, mezhebe indirgenmeye çalışılan hayat görüşümdür, tarihimdir, değerimdir. ama bu değer, dedelere yüz sürmekle de korunmaz, "alevi olunmaz, alevi doğulur" sözüyle de... iyi olan geleneğe bağlı kalınıp, kötü olanı savuşturmakla, içini pir-ü pak etmekle korunur.

    hem bunca sene yok etmeye çalışmışlar da becerememişler, bundan sonra nah becerirler.

    [icabında giriye devam ederim.]
    (eksiksizuyum, 01.06.2007 23:57)
  12. neyin hak olduğuna sadece başkaları dedi diye inananlar ve bok atma çabası içinde kıvrananlar için elbette hak mezhep değildir. hakkı kimin belirlediği nereden alınan bir ölçüttür? neye dayanarak hak olur bir şey? böyle şeyler yazmak benim hakkım mı mesela? evet hakkım, hak yazarım ben de. hak.
    (asosyal demokrat, 02.06.2007 10:00 ~ 10:04)
  13. hak mezhep olup olmadığı üçüncü şahısları ilgilendirmeyen mezheptir. öncelikle her mezhep hak mezhep olduğunu iddaa edebilir, zira her mezhep doğru olduğuna inandığı yolu takip etmektedir. diğer yandan bir insanın kulaktan dolma bilgilerle bir inanç sistemi hakkında ahkam kesmesi sadece komiktir, halt etmektir.

    ayrıca alevilik sadece aliyi sevmek değildir, ezilenin, doğrunun yanında yer almaktır, taraf olmaktır. sen hem aliyi seviyorum diyeceksin hem ona ve ehli beyte yapılanlara sessiz kalacaksın, sonra da "alevilik aliyi sevmekse, ben de aleviyim" diye geyik yapacaksın. (bkz: yok artık daha neler)
    (nizam, 02.06.2007 10:59 ~ 11:01)
  14. insana değer veren arap kültürü yerine türk kültürünü temel almiş hoşgörü dini. keşke ülkemizdeki müslümanlarin hepsi alevi olsaydi. ne şimdiki gibi kavga olurdu ne de savaş.
    (scurtel, 04.06.2007 16:37 ~ 16:42)
  15. alevilik kötü bir şeydir. mesela top oynarken salondaki vazo'yu kırmak gibidir. alevilik kötü bir şeydir. mesela yemek yaparken yemeğin altını yakmak gibidir. alevilik kötü bir şeydir. mesela toplum içinde burnunu kurcalamak gibidir. alevilik kötü bir şeydir. mesela alevi olmak gibi. (!)...
    ..peki insan olmak nedir. işte en kötü şey o'dur. dünyanın en pis, en acımasız, en vicdansız mezhebi aslında insanın kendisidir. sırf isimler üzerinde durarak yaşayıp, insanları sıfatlarına göre değerlendiren varlıktır insan. soyut düşüncelerden kurtulamayan somut biçimde yaşayamayandır. insan kötü bir şeydir, tıpkı alevilik gibi(!).
    ..güner ümit'de bir insan'dı aslında. o'nun da hataları vardı..insanları insan olarak görmeye başladı artık..her toplumun-mezhebin iyi yada kötü yanları vardır..ama önemli olan insan gibi yaşamaktır...insanların din ve vicdan özgürlüğüne karışmamaktır...ister alevi olsun,ister şii olsun ister ateist olsun artık insanları sınıflandırmaktan,karalamaktan vazgeçmedikçe ve onlara saygı duymadıkça sizde alevisiniz,siz de kötüsünüz(!)...

    not:
    (seanpenn, 07.06.2007 13:26 ~ 13:28)
  16. neden "mezhep midir?" sorusuna bu kadar takılıp kalındığını anlayamadığım inanç sistemi. üstelik ben yazımda mezhep kavramı ile ilgili bir tartışmaya girmemiştim bile çünkü bu konu aleviler arasında da tartışma konusudur. ayrıca bütün mesele mezhep olup olmaması mıdır? adı mezhep olmasın da yol olsun ne olacak? ama ben kime anlatıyorum ki, zaten söylenmek istenen apaçık ortada "aleviliği islam dışı olarak nitelendirmek", mesele mezhep kavramı falan değil (zira öyle olsa sadece mezhep değil denir ve gerekçeler sıralanırdı, hak olup olmadığı tartışılmazdı ki ona da sadece allah karar verir)

    bu noktada benim de aklıma bir soru takılıyor, neden doğrudan "alevilik islam dışıdır" demeye diliniz varmıyor? yoksa onun da altında bahsettiğiniz ayar yeme korkusu mu yatıyor?

    müslümanlığın temel şartı kelime i şahadet değil midir? onun da içeriği allah'tan başka ilah olmadığına ve hz. muhammed'in onun kulu ve elçisi olduğuna inanmak değil midir? alevilerin bir işe başlarken "ya allah ya muhammed ya ali" demesi yetmiyor mu size? aleviler ramazan orucu da tutarlar, zekatta verirler, namaz kılanlar da vardır. dahası bu konularda islamın diğer kolları gibi kesinleşmiş yargıları yoktur. ibadetleri daha çok geleneklerle şekillenir. ama yok beyimiz tespit yapmış, din dışı değilmiymiş? ufkumuzu genişlettiniz gerçekten. kardeşim bırakın da o kadarını aleviler düşünsün. adı üstünde inanç bu. size mi kaldı islam dışı olup olmadığına karar vermek?

    not : insanların inancına yönelik cahilce ithamlarınızdan dolayı haklı olarak gördüğünüz tepkilere karşı, ayar verme kaygısına düşmemenizi dilerim. bu konular çok hassastır. benim de naçizane tavsiyem yazarken niyetiniz güzel olsun, cümle kurgunuz yazdıkça düzelir, güzelleşir ama insanın kalbindeki çirkinlik kolay kolay düzelmez.
    (nizam, 07.06.2007 19:21 ~ 08.06.2007 03:39)
  17. hacı bektaş ı veli nin hz. ali' nin kemiklerini sızlatacak işler yapan adamların dernek başkanı v.b olabildiği eski saygın inanış. türkiye deki her topluluk gibi* yozlaşmaya ve kullanılmaya maruz kalmış bir topluluğun temsil ettiği inançtır. küçük türkiye dir.
    (beşincicemre, 07.06.2007 21:37 ~ 21:38)
  18. merkezine hakkın sureti olan insanı alan bir inanıştır. kişinin bu dünyada geçeceği 4 kapı vardır: şeriat kapısı, tarikat kapısı, marifet kapısı, sırr-ı hakikat kapısı. bu kapıların tamamından geçen kişi için artık bu dünya, öte dünya diye bir ayrım kalmaz. `en el hak olur.
    `
    (stilgar, 30.06.2007 01:35 ~ 01:35)
  19. alevilik, esasında birçok bilim dalının bu alanda ortaya koyacağı pek çok kayda değer bilimsel verinin etraflıca incelenerek yine ortaya çıkan bu sonuçlar etrafında açıklanabilecek, bunun dışında yapılacak muhtemel tüm tanımlamaların yarım ve hatta değersiz kalabilmesi olası, büyük bir tarih ve düşünüş hazinesidir.

    alevilik, bilinmezlikle-bilinenin, geçmiş ile günümüz gibi tüm karşıtlıkların incelenmesi ile ortaya daha net çıkarılabilinecek bir inancın adıdır. insana dair her şey gibi...

    ve aslında alevilik vebektaşilik mevzusu bir çok görüş açısından günümüze değin tanımlanmaya ve sınırları konmaya çalışılmıştır ki alevilik gibi bir inanç yapısını sınırlamaya çalışmak, sanırım bu inanca karşı yapılagelmiş en önemli haksızlıklardan biri olmuştur; öyle ki çeşitli siyasi akımlar, ister sol isterse sağ akımlar olsun alevilik olgusunu ya daha çok kavimsel örüntülerle, yada sadece büyük ölçüde ezilmişlerin inancı noktasından hareketle açıklamaya çalışa gelmişler, bu da aleviliğin aslında özünde barındırdığı bu iki bağıntısından da uzak kendi içinde farklılaşan bir inanç haline gelmesine neden olmuştur. tabiki buna neden olan birçok etkeni göz ardı etmemek gerekir. ancak sebepleri, bir takım olay ve olguları ya da kullanılabilecek herhangi bir veriyi tek başına değil de mukayeseli bir biçimde irdeleyerek bu zengin kültürü açıklamaya çalışmalıdır; çünkü alevilik mefhumu pek çok nedenle ve pek çok değişik bölgede kendisine farklı asabiyyetler belirlemiş ve deyim yerindeyse farklı yataklarla yoluna devam etmiştir, coğrafyanın genişliği de göz önüne alınırsa bu daha iyi anlaşılmaktadır.

    kısacası birçok unsur ve bunun üzerinden giden tartışmalarda, inancın, tüm yönleri ile ilgili detaylandırmadan, genel kanılara ya da yargılara varmamak gerekir, ki bu tüm inançlar için söz konusudur. tıpkı görünen ile görünmeyen ,zahir ve batın arasındaki ilişki gibi. özellikle bu tür inanç yapılarında, (islam dairesi içerisinde değerlendirilecek olursa) bilhassa tasavvuf örüntüsünün bir nevi inancın merkezi haline getirilmiş olan inanışlarda, bu iki kavram açıklanması zor denklemleri beraberinde getirir ki alevilik tarihine geniş anlamda bakıldığında hetorodoksi tüm inanç yapılarında görüldüğü üzere çağdaşları tarafından anlaşılamamış bir çok inanç önderinin, birtakım eziyet ve zulme maruz kalması ile beraber inanca mensup insanların ise hor gürülme, dışlanma gibi sosyal hayattan tecrit edici davranışlara maruz kaldığı bir inanç tarihine sahiptir. ve bu bir çok şeyin daha da gizli kalmasına dolayısıyla durumun daha batın bir hal almasına, sır gibi kavramların inancın en önemli temel taşlarından birisi olmasına neden olmuş ve bu bir nevi zorunlu tecride ister istemez hizmet etmiştir.

    görüldüğü gibi yelpazeyi geniş tutmakta ve bu geniş düşünüşlü inancı değerlendirirken daha perspektif bir açı ile düşünmekte önemli yararlar var aksine bu, ne adı geçen inanca ne de insanlık tarihine bir katkı getirir.
    (gülüsevdimdikenibattı, 09.07.2007 13:32 ~ 29.09.2007 19:10)
  20. (kanlı ketcap, 05.05.2008 00:26)
  21. (berkcel, 22.08.2008 01:04 ~ 01:05)
  22. [ @1513572 numaralı giriden devam edersek (e ne olur edersek?)]

    alevilik nedir? bilmiyorum. evet bilmiyorum. düşün ki bir alevi bunu bilmiyorsa kim bilecek? e bir tanımlayan çıkar tabi. hai her haltı tanımlayan biri çıkar ya, bu da öyle bir şey. wikipedia'da, hatta bazı insanların iddia ettiği gibi "sözlüklerde" falan (ekşi, itü, uludağ v.s.) türlü tanımlar yazılmış. aleviliğin tarihi hakkında garip tezler üretilmiş, "baba biz ne yapalım, belgeleri silmişler" denmiş, tarih yeniden yazılmış.

    aleviliğin kanımca ne olduğunu yukarıda numarasnı verdiğim giride söylemiştim; en azından o giride bahsettiğim şekilde düşünüyorum. ama başka başka şeylerden de bahsetmekte yarar var. burada yanlış kanıları "y.k.", doğruları "d" indisiyle belirtelim:

    y.k.1: aleviler namaz kılmaz.
    d.1: namaz kılanı da, kılmayanı da vardır.

    y.k.2: aleviler namaz kılıyorsa da camiye gitmez.
    d.2: ekseri çorum ve yozgat alevilerinin cuma namazlarını sektirmediği bilinir.
    [
    ara edit: ezgisel olarakder ki, "çorumluyum, 23 yıldır alevilerin camiye gittiğini görmedim" der. buradan şunu anlıyoruz:
    1. ezgisel olarak nikli yazar çorumludur.
    2. durumdan bağımsız olarak, önceki şantiyemde cuma günleri benden namaz izni alan 15 kadar çorumlu, 12 kadar yozgatlı işçi (11.5; biri yarım sayılırdı) ya söyledikleri gibi alevi değillerdi, ya da onca zaman beni ayak üstü siktiler. izin alıp kahveye gittiler o zaman. totoşlar.
    ]

    y.k.3: namaza camiye gitmeyen aleviler, hz ali camide şehit edildiği için camiye gitmez.
    d.3:hz ali camide değil, sabah camiye (o zaman cami değil, mescit vardı) giderken zehirli hançerle yaralandı ve 3 gün sonra vefat etti. bazı alevilerde camiye girmeme sebebi, "muaviye taraftarlarının hz ali'nin şehadetinden sonra ali'nin kutsal emanetlerinin mescit eşiğine sermesi ve cemaatin mescide bu emanetlere basarak girmesi" olarak bilinir. ama aslında küsmüşüz, oynamıyoruz. doğrusu bu.

    y.k.4: alevilerde eskiden namaz vardı, artık yok.
    d.4: hiç namaz kılmayan kılmaz, kılan kılar. kimse karışmaz.

    y.k.5: alevilerin namazları kılınmış, oruçları tutulmuştur, o yüzden ibadet etmezler.
    d.5: bir aevinin böyle düşünebilmesi için baştan namaz ve orucun ibadet olduğu kabul etmesi gerekir. kabul ediyorsa böyle mantıksız bir şey söyleyemez.

    y.k.6: aleviler ateşe toprağa selam verir.
    d.6: çok az yerde var olmakla beraber genel bir tavır değildir. mecusilerden gelen bir harekettir. ben şahsen selam vermem.

    y.k.7: aleviler oruç tutsa bile asla ramazan ayında oruç tutmaz.
    d.7: tutanlar çoktur. ramazan oruçlarını sektirmeyen aleviler vardır. hatta ramazan'ın 19., 20. ve 21. günleri "hızır orucu" olarak geçer ve alevilerin geleneğinde çok önemli yeri vardır (ben tutmam, o ayrı. tutanlar var)

    y.k.8: alevilerin pygamberi hz muhammed'dir.
    d.8: islam'a inanan alevilerin çok büyük çoğunluğu hz muhammed'in peygamber olduğuna iman eder. müsüman olduğunu söyleyip peygamberliğin hz ali'nin hakkı olduğunu iddia eden çok küçük de olsa bir grup vardır; zaten bu düşünce islam'la çeliştiği için diğer alevilerce pek sallanmazlar. genç alevilerin bir kısmı da atesit olduğu için allah, peygamber tanımazlar. alevilk ve islamiyet başka şeylerdir; alevilik islamiyet'in mezhebi değildir. mezheplikle de ilgisi yoktur.

    y.k.9: alevlik, islamiyet'in bir mezhebidir, olmadı anadolu yorumudur.
    d.9: yukarıda "yok böyle bir şey" dedik ya. hem dinin yorumu anadolu'da ne gezer. onlar (emeviler) ne dediyse o yapılmış. sonra aleviler katledilmiş.

    y.k.10: aleviler katliam görmemiştir. ona katliam denmez. münferit şeyler onlar.
    d.10: bunu iddia edeni nefessiz sikerim.

    böyle şeyler.

    not: nedense sözlükte esen "zart zurt" rüzgârlarından dolayı açıklamak zorunda hissediyorum. kimsenin girisine cevabe yazmadım. genel bir bilgi olsun diye yazdım. ayar, kefil, fomalite yok.

    edit: bir güriyemin düğümleri dikkat çekmesi üzerine...

    "tüm dini olayların, algıların kısacası insana dair tüm üstyapıların tarihin akışı içerisinde birbirine temas ettiği, etkilendiği, değiştiği, başkalaştığına da değinmek gerekir kanımca... olumlu ya da olumsuz bir yargı içermeden, sadece "bir kültür yanıbaşındaki bir diğer kültürden, kendinden önce ya da sonra gelen başka bir akımdan bağımsız olamaz" anlamında..." diyor kendisi. kanımca doğru diyor. canlı yayında teşekkürü ve sözlerini buraya eklemeyi borç bilirim.
    (eksiksizuyum, 24.08.2008 17:03 ~ 17:29)
  23. alevilik iki farklı şekilde tanımlanabilir,
    birincisi bir "kültür", (anadolu aleviliği için "anadolu kültürü")
    ikincisi islamiyet'in "ehl-i sünnet" dışı bir "mezhep"i olarak.
    (evet bu muaviye-hz. ali arasındaki siyasi ayrım, mezhepleşmeyi beraberinde getirmiştir)

    anadolu aleviliği zaten islam'ın yorumu olması hasebiyle, "islam dışı olmayan" bir anadolu kültür üretmiştir.

    ehl-i sünnet olarak isimlendirilmemelerinin sebebi ise, hadis ravilerinin ali'den olmayanlarının (hz. ayşe, hz. ömer, hz. ebubekir gibi) rivayetlerini kabul etmemeleridir. peki kimi kabul ederler derseniz, selman bin farisi'yi çok severler onu bilirim. onun dışında hadis ravilerinden çok az insanı kabul ederler. ve sünnilerin sahih saydığı bazı hadisleri, ravilerinden gelen hiçbir hadisi kabul etmedikleri için, sahih saymazlar.

    itikadda ise sunni-şia arasında kan gövdeyi götürmesine rağmen, ciddi bir fark yoktur.

    aleviliği islam dışı göstermek isteyen alevi olduğunu da iddia etse, ya zır ötesi zır cahildir ya da aleviliği "kültürel" olarak benimsemiş olsa bile allah-peygamber inancı bulunmayan ateist-komünist tayfasındandır.

    zira, ali'den olan islam'dandır.

    ara anektod: geçenlerde ateist tayfasından biri alevi olduğunu iddia ederek, alevilik ali'den değil, alev'den gelir diye bir zırva ortaya atmıştı. pek dikkat çekmedi tabi, kayboldu sonra çocukcağız.
    (atlantis, 04.09.2008 12:21 ~ 15:59)
  24. (atlantis, 04.09.2008 12:22)
  25. kesinlikle bir mezhep olmayan ve dahi din ile de alakalı olmayan bir kültürdür.

    çeyrek asırı aşan ömrümün yarısından fazlasında alevilerle beraber yaşadım. kimi zaman misafirleri oldum kimi zaman da ben misafir ettim. bu dönem zarfında hiçbir zaman onların inancını sorgulamayı düşünmedim. sormadım da ''nedir size göre alevilik? '' diye. ama anlamadığım şey şu oldu hep. bizler onları hep bir şekilde onlara farklı olduklarını hissettirdik. biz hep dedik ki onlar namaz kılmıyor. benim babam da kılmıyor ben de kılmıyorum çevremde müslüman olduğunu söyleyen çoğu kimse kılmıyor. ramazanda oruç tutmuyorlar deniyor. rahmetli dedeminde tuttuğunu görmedim ben de kafama eserse tutarım veya hiç tutmam. okul çevremde ve iş hayatında da gördüğüm durum bundan çok da farklı değil. cuma namazına gitmiyorlar deniyor. ben en son cuma namazına ne zaman gittiğimi hatırlamıyorum. belki de gitmedim; bilmiyorum bile. şimdi ben müslüman oluyorum ya da babam veya çevremde anlattığım davranışlarda bulunan insanlar müslüman olarak kabül görülüyor; ama yine aşağı yukarı aynı davranışlarda bulunan aleviler ''tü kaka'' olarak ''dinsiz kimseler'' olarak nitelendiriliyor. bir de alevilere yapıştırılan ''ateist'' yaftası var. nasıl ki türk toplumunda inancı olmayan ateist kişilerin varlığı tüm türkleri ateist olarak niteleyemeyecekse; alevi toplumunda da inanmayan kişilerin varlığı tüm alevileri aynı sınıfa sokmak mantıksızlıktır.

    durum böyleyken aleviliği hala bir mezhep olarak görmeye devam edemeyiz. bu durumdan sıyrılamadığımız müddetçe de daha çok sancılı günler geçiririz. hepimiz gibi hepimiz kadar türk olan bu kültürü sorgulamak anlamsızdır. çünkü onlar biziz biz de onlarız!
    (jugador, 04.09.2008 12:56)
 sayfa  / 3

© 1923 - 2010 itü sözlük (buraya numaratör koyduk yılı kendi artırıyor artık)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük duyurular  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil
havadis:  itü sözlük blog  ·  twitter  ·  friendfeed  ·  facebook