yüksek mimar
erdoğan çınar'ın ilginç bir kitabıdır. ilginç olmasının nedeni; ne tezlerinin kolay kabul edilebilir olması ne de hemencecik reddedilebiliyor olmasındandır. yazar önce aleviliğin değil sadece
islam tüm semavi dinlerden de önce gelen bir inanış olduğunu öne sürerek,
alevi kelimesinin etimolojik kökenine iner ve
ali değil
alev yani
ışık olduğunu dile getirir. bu ışığın ilk izlerini,
hitit tabletlerinde bahsedilen
luvilere kadar sürer.
luvi hititçe ışık demektir. ışığın çocuklarıdır aleviler ve alevi kelimesi, 16. yy da
safevileri desteklemelerine rağmen yenilgiye uğrayanların zulümden kurtulmak adına buldukları ve inançlarını sakladıkları kılıfdır. ali de zulme uğramıştır ve islami bir peçedir aslında ışıkçılar için.