bu can yazarımızın " orda kimse var mı? " adlı 4'lemesini okumak mangal gibi yürek ister.bir hocamızın* dediği gibi : " bu kitabı okumayan türkiye'de gerçekten ne olup bittiğini kolay kolay anlayamaz"
aydın dediğin böyle olmalı ve böylesinden biraz olmalı ki ülke kurtulmalı, dedirten. "bu ülke çöküyor" diye boşluğa bağıran çok bilgili ve de şirin yazarımız, aydınımız... çok yaşa alev hanım
"şimdi değilse ne zaman" isimli kitabını okudum. fikirleri mükemmel olan aynı zamanda kapitalizm karşıtı mükemmel insan. "gogol' un izinde 1. kitap aydınlanma değil merhamet" kitabını da aldım başlangıç itibarıyla değişik ve doyurucu bir roman. ayrıca zaman gazetesinin yorum sayfasında da mükemmel yazıları çıkıyor.
türkiye gerçeğinin farkında olan yazar..
ben türkiyedeki anlam-kavram kargaşasının nedenini onun shrödinger'in kedisi adlı kitabından öğrendim.
eserleri, sağlam kurgusu sebebiyle edebi eserler arasında sayılır. belki iyi de yapılır yoksa alev alatlı bugün aramızda olamazdı..
bilinen örnekler için (bkz: uğur mumcu), (bkz: bahriye üçok), (bkz: ahmet taner kışlalı)
ancak alev alatlının eserlerinde kurgu haricinde edebi değer taşıyan hiçbir yön yoktur. hatta yer yer makale havası, inceleme yazısı, köşe yazısı tadı alırsınız..
ama okunması gereken isimlerdendir. size metal fırtınadan daha fazla gerçeği sunar..
afazi, saçaklı teori, obskürantizm gibi anlaşılması hiç de kolay olmayan terimleri çok güzel örneklemelerle anlatabilmiş ama kendisi tam olarak anlaşılamamış bir sınıf üstü yazar. aydın olmanın müthiş ağırlığını omuzlarında hissettiğini her fırsatta söyleyen ve kendisinde doğruyu her şekliyle söylemeye yakın bir aydın hastalığı olduğunu belirten kişi. kendisiyle konuşanları sonuna kadar ve -özellikle gençse- lütfen anlat dercesine bakışlarla dinleyen olduğu bizzat tastik edilmiştir.
'bu toplumda biliyor olmak mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir.çünkü bilgi borçlandırır,'anlamak' zorunda bırakır. cahil, acıma duygusu uyandırır. yıkıcıllığı bağışlanır. bu onların lüksüdür. oysa aydın, bilgilenmek gibi bir suçtan müebbeden mahkum edilmiştir' diyen çağımızda unutulmaya yüz tutan erdemi ululayan,benim 'türk bu karışmışlığın içinde tam olarak nedir ki?'diye sorduğum soruya:'kendisine türk demekte sakınca görmeyenler' olarak kitabında halihazırda cevap vermiş olan yugoslav asıllı türk,şahane nitelik, objektif bakış, adalet timsali insan harikası...tek solukta okunulası kitapları vardır. amaç edebi bi eser oluşturmaktan ziyade aydın sıfatının görevini yerine getirmek olduğundan yapıtlar daha ziyade ebedidir. türkiye yakın tarihini anlamak, devamedegelen kargaşaların kaynağına inmek ve hakikaten ülkeyi tanımak istiyorsanız buyrun alatlı kapsülleri...
or'da kise var mı? serisi
kitap 1)viva la muerte! yaşasın ölüm
kitap 2)'nuke' turkiye!
kitap 3)valla, kurda yedirdin beni!
kitap 4)o.k. musti, türkiye tamamdır.
shrödinger'in kedisi (kabus)
shrödinger'in kedisi (rüya)
işkenceci
aydın despotizmi
kadere karşı koy a.ş.
yaseminler tüter mi hala?
eylül'98
gittiği her konuşmada ellerini omuzlarında birleştiren ve sigara içen aydınımızdır. onu dinlerken zaman mekan kavramını aşarsınız; gerçekten bilgilidir; kültürlüdür. birçoklarına "nasıl olunmalı"yı gösteren, sade ve kararlı bir yanıttır başlı başına kişiliğiyle.
komplo teorilerine inanacak kadar hayal gücünüz varsa hala biryerlerde.alev alatlıyı okumayın.okursanız artık siz siz olmaktan çıkıp paranoyak bir kişiliğe bürünüyorsunuz.bunu niye yaptılar ki? avrupa bizden ne istiyor ki? bizi aptallaştırma politikaları doğru olabilir mi? şeklinde sıralanan cümlelere sebeb olan yazar. hem türk hemde kadınsa okunmaz şimdi bu önyargısını kıran ilk kişi.
ülkesine duyduğu borcu kapadokya meslek yüksek okulu'nu açarak ödemeye çalışan güzel kişi. okulda öğrencilere ingilizce'nin yanı sıra fransızca, japonca ve rusça'da öğretiliyormuş. http://www.kapadokya.edu.tr/ her aydın kişi onun gibi bir yerden tutup, davransa aslında çok güzel olacak.