alerjen maddeyle aynı ortamdayken onlarca defa hapşurmanıza yol açıp insanların sizden korkup kaçmasını sağlayan,hijyene çok dikkat edilen ortamlarda,narin büyütülmüş çocuklarda daha çok görülen kronik hastalık..başlıca alerji tipleri:küf mantarları(nem),polen,ev tozu...bir de suya karşı alerjisi olan dünyada çok ender bulunan insanlar vardır ki onları duyunca şükredersiniz..
insanların, çok sayıda tehdide karşı korunmak üzere yaratılmış çok karmaşık bir savunma sistemi vardır. bu tehditler arasında mikroorganizmalar (örn. bakteriler, virüsler ve parazitler), kimyasal maddelerve hatta kanser yer alır. bu savunma sistemi ya da tıbbi adıyla bağışıklık sistemi, karmaşık bir biçimde birlikte görev yapan farklı tipte ve çok sayıda hücrelerden ve özel proteinlerden oluşur ve kendi hücrelerimizi (öz) zararlı hücrelerden (yabancı) ayırt edebilmemizi ve dolayısıyla anormal ya da saldırgan hücreleri yok etmemizi sağlar. bununla birlikte, bazen bağışıklık sistemi zararsız maddelere karşı da tepki gösterir ve sonuçta oluşan alerjik reaksiyon çevre dokulara zarar verir.
vücut yabancı olduğu maddelerle karşılaşması sonucu bol miktarda histamin salgılar ve bu histamin vucüdumuzda kızarıklık,kaşıntı yapar,işte bu histaminin çok salgılanmasına sebep olan maddelere alerjimiz var deriz.bazı insanlarda da solunum yollarında alerji olayları gözükür,mesela polenler,tozlar,küf mantarları gibi.işte o zaman da burun akması,hapşırma,gözlerde yanma gibi belirtiler gözükür ki buna alerjik rinit te denebilir (saman nezlesi de dendiğini duydum).bu gibi alerjik reaksiyonlar sonucu vücudda salgılanan fazla histamini bi anlamda pasifleştirmek için antihistaminik dediğimiz ilaçları kullanır rahat ederiz.
ayrıca antihistaminikler alerjisi olan insanlara geçici rahatlama sağlayabilir,fakat günümüzde çeşitli yöntemlerle alerjinin etkileri azaltılmaktadır.bunun en tartışılanı ise aşıdır.kimilerine göre aşı gereksizken kimilerine göre %80 işe yarıyordur.solunum yollarında yaşanan alerjilerin uzun vadede astıma dönüşme riski vardır ve özellikle bayanlarda hamilelik sırasında çok zorluk yaşatır.
özellikle bahar aylarında kimi şeylere duyarlı olan bünyenin hapşurma,kaşınma belirtisi göstermesi..burnu,damağı hatta kulağı kaşınan bu alerjik insan sürekli eliyle yüzüne müdahale etme durumunda kalır..
(bkz: bir takım şeylere çok sinirlenmiş yazar)
metabolizmanın bazı maddelere (polen, karabiber, deterjan, domates, patlıcan...........) tepki göstermesidir. belirtisi sadece kaşıntı değildir. bazı durumlarda öldürücü bile olabilir. arı zehirine alerji olma durumu gibi.
durmadan kaşınma hali bir belirtisidir,çeşitli yemeklere,ota böceğe,bazı tür insan ve hayvanlara karşıda olunabilir bu durumda bu tür şeylerden uzak durmak en kesin çözümdür.
baharlarımı ziyan eden reaksiyon. döküntüler, kaşıntılar şeklinde görülüyor. kimilerinde solunum problemlerine bile neden olabilir.
genelde avil veriyorlar ilaç olarak ki çoğu antihistaminiğin sedatif etkisi var bildiğim kadarıyla. işi gücü son güne bırakınca uyumamak için ilaç alınmaz ve de kaşıntılar dayanılmaz bir hal alır.
sanırım şu an yaşıyor olduğum reaksiyon, durum ya da her neyse işte... avuç içlerim, parmak uçlarım, kıpkırmızı.. üstelik kocaman kocaman kırmızı değişik şekillerde kabarıklar var her bir tarafımda.
bir çok çeşidini bünyemde topladığım şeydir. başına buyruktur. burda kuralları ben koyarım der, istediği zaman ortaya çıkar istediği zaman da kaybolur. gerçi şimdiye kadar kaybolduğunu hiç görmedim. kendisine kısmen de olsa söz geçirebilmek için naçizane bazı önerilerde bulunmak isterim:
*toza, küf mantarına, ev tozu akarı mı ne öyle bir şeye karşı alerjiniz varsa temizliği sevin. yaşadığınız yerin sık sık temizlenmesi lazım. yalnız mümkün mertebe temizlik işine siz girişmeyin zira o toz *mınıza kor valla. tabi bu biraz zor, annenize laf anlatamazsınız hayatta.
*neyse, halıfleks denen şeyden koşarak uzaklaşın hatta normal halı da kullanmayın boşverin. onun yerine pamuklu kilimler alın rengarenk ne güzel. bu kilimleri haftada bir silkeler havalandırırsınız, onlar havalanırken de yerleri silersiniz böylece o ayda bir yapılan büyük temizliklere kadar etrafta çok toz birikmemiş olur.
*peluş ayılar, yastıklar çok şeker şeyler evet. ama göründükleri kadar masum değiller, acaip toz tutuyorlar. napçanız ayıyı boşverin.
*şifonyerinizin üstünü, kitaplığın raflarını bir sürü parfüm, çerçeve, biblo vs doldurmayın. onlar da sırf toz valla başka bir şey değil.
*sabahları odanızı mutlaka havalandırın, güneşlendirin. güneşe alerjiniz varsa beyaz güneşliklerden edinin, odayı fazla karartmıyorlar kapatınca. pencerenizin önü ağaç doluysa ve polene alerjiniz varsa pencerenize tel taktırın diyeceğim de, polen o engeli de geçer sanırım.
*pamuklu kıyafetler giyin. öyle jarse marse garip garip şeyler giymeyin.
*gelelim gözlere. gözleriniz hassas ve alerjikse bi kere lens kullanmayın. tabi hemen ooldu diyeceksiniz biliyorum. bari temiz kullanın. gözleriniz hassas değilse bile bir arkadaşım gibi "amaan bugün solüsyonu değiştirmesem de olur." "vaay gözümün içine kalem çekince ne güzel oluyor." "şimdi üşeniyorum lensimi yatmadan önce çıkarırım." "off gözüme bir şey kaçtı dur hemen şurda lensimi çıkarayım." falan demeyin. bu yöntemle en fazla iki sene sorunsuz lens kullanabilirsiniz. sonra nurtopu gibi bir göz alerjiniz olur, bari haftada bir gün takabilsem diye hayıflanmaya başlarsınız.
*güneş gözlüğü kullanın.
*markalı, test edilmiş makyaj malzemeleri kullanın. yatmadan önce makyajınızı mutlaka temizleyin.
*elinize yüzünüze bulduğunuz her kremi sürmeyin. parfüm konusunda da dikkatli olun. sıktıktan sonra yarım saat öksürüyor ve hapşırıyorsanız üstüne üstlük sıktığınız yerler kızarıp kaşınıyorsa, bir zahmet o parfümü bırakın.
*havuz çok pis bir şey. yeterince temizlendiğinden emin değilseniz boşverin girmeyin havuza. denize girin temiz temiz. gerçi deniz suyuna alerjisi olan birini tanıyorum. bunlara oha deyip geçin.
*egzama da alerji mi değil mi bilmiyorum ama bende ondan da var. domates falan doğramayın, sıvı ve parfümlü sabunlardan uzak durun.
*sigara kullanmayın. dumanından gözleriniz kıpkırmızı olur. alerjik astıma değinmiyorum bile.
*doktora gidin. "bak yigenim benim amca oğlunda da böyle oluyodu almanyadan bi aşı getirttiler kurtuldu çocukcağız." "dur şimdi bundan süreriz kaşıntını alır." diyenlere kanmayın. herkesin vücudu farklıdır öyle her ilaca atlamayın.
*ama biraz da kendi kendinizin doktoru olun. yaptırdığınız alerji testinde genel alerji gibi bir şey çıkabilir. size sadece "işte öyle tozdan topraktan uzak dur." deyip geçebilirler. artık siz biraz gözlem yapıp nelere alerjiniz olduğunu tespit etmeye çalışın.
*alerjisi olmayan birisiyle evlenin bari çocuğunuz biraz şanslı olsun. genetik oluyor bu işler. mesela dört kişilik ailemde kişi başına en az iki alerji çesidi düşüyor.
*çocuğunuzu cüzzamlılar gibi yetiştirmeyin. bırakın tozla toprakla oynasın.
yukarıda yazdığım önerilerle ilgili mesuliyet kabul etmem valla. senin sözünü dinledim sevdiğim adamı alerjik diye terk ettim onun yerine alerjik olmayan ama sevmediğim bir adamla evlendim çocuğum yine de alerjik oldu hayatımı mahvettin diye bana gelmeyin. beklenmeyen bir etki görüldüğünde doktorunuza danışın.
gecenin köründe ellerin kabarcıklarla, kızarıklıklarlarla dolup taşmasına; şişmesine ve deli gibi kaşınmasına sebep olan bir şeymiş. dondurmadan şüpheleniyoruz. alçak algida. *
kimi alerjik durumlar,alerjiye neden olan ortamdan/besinden kaçındığınız vakitlerde geçer veya şiddetinde azalma gösterir iken;diğerleri histaminlerin kafalarında belirlediği zaman geçmeden bünyeyi terk etmez..bu süre içinde ara ara doktora görünmekte fayda vardır..
iki gündür hayatımı kabusa çeviren, geceleri kaşınmaktan uyutmayan, sırtımın kollarımın bacaklarımın kızarmasına kabarmasına neden olan, "allahım nolur yüzümde de olmasın" derken an itibarıyla yüzümün de şiş ve kırmızı bi görünüm almasına ve filmlerde uzaktan gayet normal görünürken yüzünü döndüğünde aslında canavar olduğu anlaşılan tipler gibi hissetmeme neden olan sinir bozucu reaksiyon. bu yüzden bunalıma girebilirim her an. (bkz: ağla1)