belki ilginizi çeker
  1. · hz abdülkadir hüssam
  2. · hadis i kudsi
  3. · sen olmasaydın alemleri yaratmazdım
  4. · levlake levlak lema halaktul eflak
  5. · üç muhammed
  6. · hz muhammed
gündem
  1. · yeşim salkım
  2. · kız arkadaşı behlül ve sawyer la yatakta basmak
  3. · otuz yaşına gelen kadının kendini avutma yolları
  4. · yasaklanması gereken şeyler
  5. · babaların garip huyları
  6. · ateist yazarların itü sözlük ten defolup gitmeleri
  7. · prison brake
  8. · beydağ
  9. · 80 inci oscar ödülleri

alemlerin hz muhammed uğruna yaratılması  

 sayfa  / 2
  1. koskoca insaniyetin kendini kilitlemesi olayı bu. sonsuz büyüklükte, sonsuz uzunlukta ve sonsuz zamandır var olan bir oluşumun, onun içerisinde bir nokta kadar bile hacim kaplamayan bir varlık uğruna yapıldığının düşünülmesi mantıklı gelir bazısına. yani sadece 60 yıl yaşayıp, milyarlarca ışık yılı yaşındaki evrende bu kadar küçük bir şeyin önem kazanması nasıl mantıklı kazınır bazı dimağlarda?

    din muhammed için miydi, yoksa muhammed bizim için mi geldi? ben anlamıyorum. yani madem muhammed için yaptınız kainatı, diğer insanlar necidir burada? görevimiz nedir, amacımız nedir? test için mi geldik ya da kaderimiz alt seviyede kalmak, kadere razı olmak mı?

    yani o kadar mantıksızdır ki bu. allah kendi yarattığı varlığa adamış evreni yani.

    şöyle demiş herhalde: "ya şunu biraz daha güzel yaratayım. pek sevdiğim olsun ve diğerlerinden de biraz üstün olsun. temiz olsun, günahsız falan. onun için yapayım aslında her şeyi. kafamdaki bir düşünce içindi bu kadar yıldız, güneş, kozmos, relativite falan."

    biraz düşünsek aslında.
    (asosyal demokrat, 29.05.2008 17:25 ~ 17:29)
  2. (orochimaru, 30.05.2008 08:57 ~ 25.07.2008 14:52)
  3. "sen olmasaydın alemleri yaratmazdım" manasına gelen ve orijinali "levlake levlak lema halaktul eflak" olan hadis-i kudsi'den çıkarılan ortak yorum.
    (asosyal demokrat, 31.05.2008 03:49 ~ 03:55)
  4. muhammed'in ne kadar tanrılaştırıldığı, ne kadar gözde büyütüldüğü, ne kadar put haline sokulduğuna işaret eden bir garip düşünce biçimi. böyle bir hadis olması o kadar saçmadır ki, anlamak mümkün değildir bunu. haydi bir bakalım şimdi. bu önermeyi doğru saymak ne demektir?

    milyarlarca yıldır açıklanmaya çalışılan evren ve barındırdıkları(ki muhammed'in hayatı bu evrenin yaşı yanında o kadar küçüktür ki, ihmal edilebilir) hakkında zerre fikir yürütemeyen, her şeyi olduğu gibi alan pek dini hassasiyetli kişiler; bir insanın(kesinlikle insan) bu evren yaratılışına amaç olabileceğini, yani "olmazsa olmaz" ya da "bak lan muhammed var diye evren olmuş" diye bir mantık güdülebileceğini savunurlar. onlara; "muhammed'i kim yarattı, ona sahip olduğu özellikleri kim verdi? o da allah gibi baştan beri vardı da, allah onu çok sevip uğruna bir evren mi yarattı?" diye soramazsınız. hemen hakarete başlarlar.

    söylenti biçiminde hurafelerde yürüyen garip inanışlar sonucunda, muhammed'in tanrı sembolü gibi görünüp; isa'nın konulduğu konuma sokulmaya çalışıldığını anlayamamayı getirir yanında.

    her şey nasıl bu kadar basit olabilir diye hiç düşünülmez mi? kainat test amaçlı yaratılmış olabilir, insanlık test ediliyor olabilir; ki özgür irade kavramıyla ne kadar iç içe bu, bir düşünün. bu düşünce bile yeterince temel bulamazken, insanların bu amacı anlayıp da "bak muhammed içinmiş, çözdük her şeyi" deyip bırakmaları mı gerekir kainatın yolları arayışını, bilinmez.

    milyarlarca yıldır var olan(ki tam yaşı bile bilinmiyor) kainatın, tek bir insan için yaratılmış olması ne kadar gerçekçi bir düşüncedir? sorgulanır mı hiç? sonra da dinin insanlar için olduğu, kişisel olduğu, allah'la kul arasında olduğu ve her koyunun kendi bacağından asıldığı vs. gibi düşünceler empoze edilmeye çalışılır. sosyolojiktir, görülmez.

    uydurma hadislerle, hurafelerle ve yalan sözlerle dinin temeliyle çelişecek ibareleri bir arada kullanırsanız(ki kudsi hadis diyenler bile açıklayamazlar; neden kudsi hadis kavramı vardır dinin içinde, neden bunlar ayet olarak gelmez hadis yerine diye) dinin ne hale geldiğini sanırım anlarsınız.

    insanın kendisini hiçe saymasıdır bir kere. gelin, isterseniz teslis inancında olduğu gibi muhammed'i kutsallaştıralım biz. allah'ın oğlu ya da "çok sevdiği kulu" yapalım, bizi az sevsin allah. hep onu sevsin; "biz neciyiz, biz niye varız?" demeyelim. böylece mantık kazandıralım bu söze. pek ilginçtir, pek. "eğer kainat muhammed için yaratıldıysa standart bir kulun ne işi var bu kainatta? neden tek başına oturmuyor? neden o da mitoloji tanrıları gibi herkül vs. olarak takılmıyor ya da? biz kölelik yapmaya mı geldik dünyaya? sürekli ibadet edip, sonsuz cennet, huriler ve şarap için kasıp ibadet edip sonra mı rahatlayacağız?" diye düşünmeyelim.

    kesinlikle inanıyoruz. (bkz: god works in mysterious ways)
    (asosyal demokrat, 31.05.2008 04:28 ~ 04:36)
  5. zariyat suresi'nin elli altıncı ayetinde rabbimiz "yaratma sebebi"ni "kulluk" diye ifade eder: "ben cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım". öncelikle bu bahis yani yaratılma sebebimiz veya alemlerin muhammed (a.s.)'in yüzü suyu hürmetine yaratılma bahsi "akide" ile ilgili bir mevzudur. islam itikadında ise bir mevzunun iman edilme derecesine yükselmesi için kendisine istinad edilen delilin sübut (kaynak) ve delalet (anlam) açısından kati, kesin olması gerekir. sübut açısından katilik, getirilen delilin kur'an ayeti veya mütevatir hadis olması demektir. delalet açısından katilik ise kur'an'dan veya mütevatir hadisten getirilen delilin anlamının açık olması demketir. herhangi bir kapalılığa ve ikirliğe izin vermemesi, tek bir anlamı ifade etmesi demektir. mesela cennet ve cehennemin varlığı akide ile ilgilidir. bu konudaki ayetler ise sübut ve delalet açısından katidir, bu sebebten biz cennet ve cehennemin varlığına iman ederiz. şimdi bu "levlake hadisi" diye meşhur olan söz mütevatirliği bir tarafa, muteber hadisçilerin çoğu bu sözü kale bile almamıştır. bu sözü meşhur edenler ise tasavvufculardan başkası değildir.
    (neazadem, 31.05.2008 08:54 ~ 25.10.2008 09:01)
  6. yoktur böyle bir şey. islam'a ve onun değerlerine çemkirmeden evvel inceleme yapmak lazım. hadis ilmi diye bir şey var. ona bir göz atın, rezil olmaktan kurtulursunuz.
    (doğunun yedinci oğlu, 31.05.2008 15:57)
  7. fizikte adı yerellik ilkesi olarak konan bir ilkeye ters bir iddiadır bu. neden olduğunu aşağıda açıklayacağım. bu ne anlama geliyor bilmiyorum, kuantum mekaniğinde çalışmak için bu ilkeyi bir kenara koymak gerektiğini biliyorum. öte yandan wikipedia'da kuantum alanları kuramında nedensellik ilkesini korumak için yerellik ilkesini de korumamız gerektiği yazıyor. bütün bunların ne anlama geldiği konusunda da ise pek fikrim yok.

    şimd gelelim açıklamaya:

    hz. muhammed'in yaşam süresi boyunca evrenimizin bizim içinde bulunduğumuz köşesine etki etme ihtimali olmayan galaksiler bile vardı muhtemelen. yani bizim bildiğimiz anlamıyla hz. muhammed'e yaşadığı yaşamın aynısını yaşama şansı tanıyacak pek çok değişik evren tasarlanabilirdi. milyonlarca ışık yılı ötedeki bir galaksideki iki atomun yeri bildiğimiz fizik kurallarına göre hz. muhammed'in yaşamına etki edemezdi.

    şimdi, eğer yerellik ilkesine bağlı kalacaksak (kalmalıyız demiyorum ama eğer kalacaksak) varlığı hz. muhammed'in varlığı üzerinde etki etmeyecek bazı şeylerin varlığını kabul etmemiz lazım. bu da alemlerin onun uğruna yaratıldığı iddiasını biraz zayıflatıyor çünkü alemlerin büyük bir kısmının aslında hz. muhammed açısından gözlenemez ve onun üstünde etki edemez olduğunu kabul etmiş oluyoruz. kısaca alemlerin büyük kısmı serbest parametre oluyor.

    edit: oltamı attım, bekliyorum.
    (recai pengül, 31.05.2008 16:24 ~ 16:24)
  8. mars'a hiç gitmeyeceği ve gitmediği halde neden yaratıldığı konusunda kafayı karıştıran iddia.

    (bkz: sensin o)
    (tutkulu düş, 31.05.2008 16:25)
  9. hala kuran'daki yada hadislerdeki mantıksızlıkları bulup - işte yakaladım, bu fizik kurallarına aykırı,çıkardım bütün foyayı ortaya- yorumları yapmak bence büyük aptallık. islam'a, hatta diğer bütün dinlere bu açıdan bakmak ancak zerre olgunlaşmamış beyinlerin uyacağı bir mantık. din denen kavrama böyle bakarsanız her dinde milyonlarca mantıksızlık bulursunuz zaten. bunu yapmayın; dinin nası çıktığını, hangi ortamda hangi coğrafyada çıktığını, kimin çıkarmış olabileceğini, ve en önemlisi içeriğini araştırın. olaya sosyolojik bakın biraz.
    (henderson, 31.05.2008 16:31 ~ 16:32)
  10. saf ön yargıdan oluşan at gözlükleri bir kenara bırakıldığında allah'ın kullarına verdiği değerin yüceliğini gösterir. hz. muhammed müslümanları temsil ettiğine göre, onun nezdinde tüm müslümanlar kast ediliyor olabilir. olumsuz bir anlam çıkarmak için oldukça yanlı bakmak gerekir.
    (uç arı, 31.05.2008 17:09)
  11. burada ilginç olan, bu iddianın dayanağı olan "sen olmasaydın alemleri yaratmazdım" cümlesinin bir kutsi hadis olması, dolayısı ile allah'ın söylediği ve hz. muhammed'in aktardığı bir cümle olduğu varsayılmasıdır.

    - allah ben olmasaydım alemleri yaratmazdı, yaa, gördün mü.

    ben doğruluğuna inanmıyorum, sizler inanın.
    (thedewil, 31.05.2008 17:29 ~ 17:39)
  12. şahsen beni rahatsız etmeyen durum. ya alemler benim için yaratılmış olsaydı? çok büyük sorumluluk lan. doğmuş olmanın sakıncası üzerine kafa yoran var yormayan var, yaşadığı alemi seven var sevmeyen var, alemlere akabilen var akamayan var. efendime söyleyeyim, biri çıkıp "ben hiçlikte iyiydim, rahattım ama senin yüzünden huzurum kaçtı" dese ne cevab verirdim? yok yok böyle iyiyim ben.
    (fantaghiro, 31.05.2008 17:31 ~ 17:33)
  13. yerellik ilkesine ters olması bu iddiayı nasıl çürütebilir bilmiyorum. dediğim gibi yerellik ilkesi fiziğin belli alanlarında kabul edilen belli alanlarında da kabul edilmeyen bir ilke.

    bence de okuduğunu anlamamak ve başka insanların ağzına laf koyup aslında yapmadıkları şeyleri yaptıklarını ima etmek büyük aptallık. olaya sosyolojik bakmak istemeyen, zevzek yaklaşmak isteyenler de mevcut dünyada.

    kısaca, ne anlama gelir hiç bir yorumum yok ama yerellik ilkesine ters bu iddia.
    (recai pengül, 31.05.2008 18:27)
  14. (ahmak ı hayal, 31.05.2008 20:39)
  15. (wondrous, 31.05.2008 20:59)
  16. bence çok hoş bir jest.
    (twinkle, 31.05.2008 21:30)
  17. islam inancına göre allah'ın sözü değildir. allah'ın sözü kuran'dır. bir mümin evrenin hz muhammed'in uğruna yaratılmasına inanmaz.
    bir mümin inanır ki; allah, tüm insanları ve cinleri yalnız kendisine ibadet etsin diye yaratmıştır.
    (doğunun yedinci oğlu, 31.05.2008 22:43)
  18. denir ki allah önce hz muhammedin ruhunu yaratmış, sonra yarattığından öylesine hoşnut kalmış ki diğer insanların ruhlarını da yaratmış. daha sonra onlara "bana inanıyor musunuz" diye sormuş. hepsi de "evet" diye cevap vermişler. "peki beni hiç bilmeseydiniz, varlığımdan haberdar olmasaydınız yine de bana inanacak mıydınız" diye sormuş, onlar da yine "evet" diye cevaplamışlar. "sizi öyle bir yere göndersem ki benden haberdar olmasanız, ben size elçiler gönderip kendimi anlatsam beni inkar eder misiniz, bana inanır mısınız" demiş, "inanırız" diye cevaplamışlar. böylece ruhlar bedenlenmiş ve dünyaya gönderilmiş, allahın varlığından habersiz doğmuşlar. allah her bir kabileye, en küçük insan topluluklarına dahi elçiler göndermiş, kendini anlatsın diye. sözünü tutanlar ve tutmayanlar da bu elçileri ve allahı inkar edenler ya da elçilere inanıp allahın varlığını kabul edenler olarak belli olmuşlar vs. alemlerin hz muhammed uğruna yaratılması değil, önce hz muhammedin yaratılmasıyla tüm insanoğlunun yaratılıp dünyaya gelmesi islam inancında var.

    edit:kimine doğru gelir, kimine saçma gelir. kendi düşüncemi ya da yorumumu değil, islam dininde olan bir inancı yazdım herkes istediğine, aklına yatana inanır. bu giri müsbet bir olay olduğu iddiasıyla yazılmadı. yanlış anlaşılmalar olmasın.
    (sakıncalı piyade, 05.06.2008 03:48 ~ 17.07.2008 12:48)
  19. (kin2002, 05.06.2008 07:48)
  20. bu teoriye cevap hz. abdülkadir hüssam efendimizden gelmiştir:

    "ee biz neyiz lan fasulya mı?"
    (bulanti, 17.07.2008 04:23)
  21. evvela (bkz: gölgelerin gücü adına)

    şimdi bu yaratılış konularını pek bilimem (zira porsuktan evrilmişim) ama eğer alemler hz muhammed için yaratıldıysa hiç zoruma gitmez. yahu bir anne, bir baba bir evladını diğerlerinden daha fazla sevebilir, ona daha fazla hediyeler verebilir. diğer evladını da sever ama ona fazla hediye vermez.

    allah alemleri hz muhammed için yaratmış olsun diyelim. bana da hayat vermiş, türkiye'de yaratmış, mühendis etmiş, boktan da olsa bir şantiyeye göndermiş. yahu buna da şükür. mozambik'te doğup sabah akşam haşgeryar yemek de vardı. veya çinli olmak vardı çekik gözlerle (bu çok kötü bir şey). halimize şükredelim. bu da iyi.
    (eksiksizuyum, 19.07.2008 17:57)
  22. (asayisberkendal, 24.03.2009 10:52)
  23. alfabeyi bilmeyen birisinin kuantum fiziğini anlamaya çalışmasına benzeyen ve birde bunla yetinmeyip yorum yapmaya çalışanların açtığı konu.
    (doktrin, 24.03.2009 11:46)
  24. gelen kitaplara, peygamberlere biraz aklı çalışan bünyenin zırvalık olarak görüp de elbette inanmayacağı, kendiyle çelişen, çelişmekle kalmayıp, onların tanımıyla yaradılmışın, bana göre varolan zekanın küçümsenmesi hatta salak yerine konulması durumu fikrimce. eğer tüm alemler hz muhammed için yaratılacak kadar yüce idiyse bu adam; dünyada işi neydi? diye sorarım en başta. sonrasında tüm insanlığın iyiliğini savunduğunu iddia eden bu dinin, aynı zamanda kimsenin kimseden üstün olmadığı düşüncesiyle temellendirmeye çalıştığı konumunu, şu lafıyla yıkıyor olmasına gülünür elbette. keza daha da absürdü; muhammed'in evren varolmadan var edildiğini de söylemiş oluyor bir yandan ki; bundan daha absürdü olabilir mi diye sorarım. keza son kararım da; muhammed'in bu lafı kur'an'a kendisinin eklediği yönünde olur ki, o muhteşem egosunun ve şizofrenisinin en büyük kanıtıdır kanımca. inanan müslümanlar elbette tüm bu düşüncelerime karşı çıkıp, kur'an'ın allah'ın kelamı olduğunu ve hiçbir biçimde değiştirilmediğini söyleyeceklerdir. o zaman zahmet olmazsa bana şunun sebebini de açıklayıversinler; allah kelamı sayılan, arap edebiyatının bu en yüce eserinde (ki bunun böyle olduğu dil bakımından aşikardır, hiçbir otorite ya da aklı olan insan evladı bunun edebi bir eser olduğunu inkar edemez.) neden üç farklı öznenin ağzından yaratılmış bir söylem vardır.

    "de ki; o allahtır, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır" lafını söyleyen kimdir? allah adına kim konuşmaktadır?

    "biz alemleri muhammed'in yüzü suyu hürmetine yarattık" diyen kimdir? kaç kişi yaratmışlardır? bu yaratıcı "biz" grubu kimlerden oluşmaktadır? görevli meleklerden mi?

    " biz insanı en güzel biçimde yarattık" diyor tin suresi. kaç kişi yaptınız bu işi? diye soruyorum gene.

    "şüphesiz ahiret de dünya da bizimdir.
    (ey insanlar! ) alev alev yanan bir ateşle sizi uyardım." diyor leyl suresi. "uyaran o "ben" kim? allah mı, melek mi? ha tabii, kendince bu işi; işin içinden çıkılabilir yapan meleklerin konumu oluyor. onlar allah'ın emir erleri ya, onun sözünden çıkmazlar. onlarda özgür irade yoktur. peki olmayan özgür irade işin içine katılıp da nasıl oluyor da "biz" öznesini kullanma cüretini gösterebiliyor bu melekler madem?

    kısaca kur'an o güne kadar zaten insanlar tarafından yaratılmış olan mesellerin bir toplamıdır ki içinde sümerlerin gılgamış'ı kimi yerde birebir geçmektedir. daha söze gerek var mı? bilmiyorum.
    (shiba, 24.03.2009 11:50 ~ 14:47)
  25. içiyorum her gece, her gece başka bir alemde.

    +o muhammed yine dün gece manitalarla alemdeymişin.
    - yok be olum, düzeyli bir ilişkimiz var.
    (iyi vurur oralardan vuruyor ve tac, 24.03.2009 11:58)
 sayfa  / 2

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil