aleksandr soljenitsin   

adana çık aradan

  1. rusya'ın en büyük düşünür/aydınlarındandır. zat-ı alileri günümüz rusyasında "yozlaşma" ve "nihilist" temalarına değinen, türkiye'de örneğine az rastlanır* bir aydındır. eleştirisi salt kapitalist sisteme değildir, geçmişinde de fikren komünist rejim muhalifi olup “gulag takımadaları” isimli kitabında lenin ve stalin döneminde çalışma kamplarındaki kötü şartları anlatan düşünür, vatandaşlıktan çıkarılarak rusya’dan sınırdışı edildi. yirmi sene müddetle amerika'da sürgün hayatı yaşayan soljenitsin, rusya'daki komünist rejimin çökmesinin ardından, 27 mayıs 1994'te ülkesine geri dönmüş ve mücadelesine devam etmektedir. düşüncelerini özetleyen bir cümlesini yazarak bitirirsek ; "eğer arzularımızla taleplerimizi kesin biçimde sınırlamayı, çıkarlarımızı ahlâki ölçütlere tabi kılmayı öğrenmezsek, insan doğasının en kötü yanları dişlerini gösterirken bizler -yani insanlık- paramparça olup gideceğiz."
    (bkz: doğru söze ne hacet)
    (yuziko, 14.03.2005 00:04 ~ 00:04)
  2. 1970 yılında nobel edebiyat ödülünü kazanan rus yazar. en ünlü eserinin "ağustos 1914" olduğu söylenir.
    (pandemonium, 15.10.2006 14:59)
  3. (bkz: ivan denisoviçin bir günü)
    (miçemez, 15.10.2006 16:51)
  4. golag takımadaları kitabını hiçbir yerde bulamadığım, nobel ödüllü yazar...
    (skuba, 15.10.2006 17:08)
  5. ilk çember ve kanser koğuşu adlı romanlarının rusya'da yasaklanmasına rağmen diğer ülkelerde yayınlanmasından ötürü sovyet yazarları birliğinden atılmış, ülkesinden ayrılırsa bir daha geri dönmesine izin verilmez diye ülkesinden hiç ayrılmamış nobel ödüllü rus yazar.
    (bkz: ilk çember)
    (velvetrevolution, 17.07.2007 16:08)
  6. (bkz: http://www.hurriyet.com.tr/...)
    (jack nicholson, 26.08.2007 18:03)
  7. (bkz: aleksandr isaevich solzhenitsyn)
    (syst, 30.11.2007 00:52)
  8. gulag takımadaları’nın ünlü yazarı. 1918'de kuzey kafkasya'da kislovodsk kentinde doğdu. 1970 nobel edebiyat ödülü'nü kazandı. ömrünün 20 yılını abd’de sürgünde geçirdi. 1994’de rusya’ya geri döndü.

    eserleri:

    ivan denisoviç´in yaşamında bir gün (1962)
    nedenin iyiliği için (1962)
    kanser koğuşu (1966)
    ilk çember (1968)
    aşk kızı ve masum (1969)
    ağustos 1914 (1971)
    gulag archipegalosu (1973-1978)
    prusya geceleri (1974)
    aleksandr isaevich solzhenitsyn, sovyet liderlerine bir mektup(1974)
    meşe ve dana (1975)
    lenin zürih´te (1975)
    ölümcül tehlike: sovyet rusya ve amerika'ya tehditler konusundaki yanlış kavramlar (1980)
    kasım 1916 (1983)
    zafer kutlamaları (1983)
    mahkumlar (1983)
    rusya'yı yeniden inşa etmek (1990)
    mart 1917 (1995)
    nisan 1917 (1995)
    rus sorunu (1995)
    görünmez müttefikler (1997)
    200 yıl hep birlikte: 1772'den bu yana rus-yahudi ilişkileri (2003)

    soljenitsin, 1993 yılında neler demiş:

    “tüm umutların bilime, teknolojiye, ekonomik büyümeye bağlanması mümkün değildir. teknolojik uygarlığın zaferi aynı zamanda içimize bir manevi güvensizlik tohumu da ekmiştir. onun armağanları bizi hem zenginleştirmekte, hem de kendine köle etmektedir. amacı göremez olmuş durumdayız.

    ...ahlaki kriterler; birey, aile ve küçük grupların, hatta devletlerin bile davranışlarında önem arzeder. devlet, parti ve sosyal politikanın ahlaki ilkelere dayanmaması durumunda insanoğlunun geleceği kararacaktır. ahlaki pusulayla yönetilmeyen sscb'nin çöküş nedeni buna bağlıdır.

    ... ilerleme sözünden sadece ekonomik ve teknolojik uygarlığın algılanması yanlıştır. “ilerleme” kavramı tartışılırken “insan ruhu” göz ardı edilmemelidir. teknolojik ve ekonomik ilerleme, gereksiz enformasyona yol açar, insan ruhunu sığlaştırır, manevi hayatı daraltır, kültürleri yoksullaştırıp matlaştırır.

    ... bu nedenle kendimizi “ilerleme”nin mekanik akışı içinde kaybetmemiz gerekir. maddi ve manevi varlığımız arasında bulunan uyumu kaybetmek çok tehlikelidir.

    ... yirminci yüzyıl, insanoğlunda maneviyat açısından büyümeye tanık olmadı, buna karşın dökülen kan arttı, kültür ve insan maneviyatı geriye gitti.

    ... yakışıksız bir genellemeyle hâlâ üçüncü dünya demeyi sürdürdüğümüz kesim var. orası çağdaş insanların beşte dördünün bulunduğu yer. çok geçmeden bu oran altıda beşe yükselecek, böylelikle yirmibirinci yüzyılın en önemli parçasını oluşturacak. yoksulluk ve sefalet içinde boğuşan bu kesim hiç kuşkusuz çok yakında, giderek artan bir talepler listesiyle ilerlemiş ulusların karşısına dikilecektir.

    ... bütün bunlar, batı’nın önüne bir dengeleme eylemi koyuyor. bir yanda dünya kültürlerinin çoğulculuğuna ve sosyal çözümler arayışına yönelik saygıyı sürdürmek, diğer yanda da kendi değerlerini, yasa çerçevesindeki vatandaşlık hayatının zor kazanılmış, tarihte benzeri görülmemiş istikrarını, o istikrarın her bir vatandaşa sağladığı bağımsızlığı ve mesafeyi gözden kaçırmamak.

    ... arzu ve talepler sınırlanmadığı takdirde; bir başka deyişle çıkarların, manevi kriterlere boyun eğmesi sağlanamadığı sürece insanlar, yine insan tabiatının en kötü yönlerinin sivri dişleri arasında yok olup gidecektir."

    (1993 yılında npq dergisinde çıkan makalesinden)
    (syst, 30.11.2007 00:57)
  9. hala yaşayan tek sovyet dönemi yazarıdır anarşist ruhlu biridir. ivan denisoviç'in bir günü adlı eseriyle nobel ödülüne layık görülmüştür fakat almaya gidememiştir bir daha ülkesine * geri dönemesine izin verilmeyecek diye paris'e sürüldüğü zaman alabilmiştir ödülünü.

    edit:malesef aramızdan arık ayrılmıştır.
    (quench, 05.05.2008 19:57 ~ 21.08.2008 19:38)
  10. soljenitsin de yok artık.. 89 yaşında hayata gözlerini yumdu.. yakında yansırsa hayatı sinemalara hiç şaşırmam.. nobel edebiyat ödülü, stalin'in bile karşısında sovyet döneminin muhalif yazarı, sürgünler , çalışma kampları, işkencelerden devlet ödülüne.. ve ölüm..
    (carpenoctem, 04.08.2008 10:05 ~ 10:05)
  11. gulag takımadaları'nın cia ısmarlaması olduğu iddia edilir. ne kadar doğrudur bilemem tabii. ancak bir dönemin ihtiyaçlarına uygun olduğu rahatlıkla söylenebilir. sovyetler birliği muhalifi her yazarın üzerine balıklama atlayan "demokratik, özgür dünyanın temsilcisi" batının o zamanki gözdelerinden olması ironiktir. çünkü halihazırda milliyetçi olan soljenitsin, prag baharı'nın bastırılmasından sonra iyice azıtmış, bir faşiste dönüşmüştür. otoriter hatta diktacı bir yönetimden yana olduğunu hiç saklamamıştır. vietnam'da abd'yi destekleyecek kadar travmatik bir dönüşüm geçirmiştir. ispanya'da franko'nun ölümünden sonra burjuva demokrasisinin tesisine karşı çıkmış, komünistlerin franko döneminde olduğu gibi ezilmesinin gerektiğini beyan etmiştir. portekiz'deki nisan devrimi'ne bile "özgür dünya"nın müdahale etmesini istemiştir. ancak bütün bu gerici fikirleri onun büyük bir yazar olduğunu söylemeye engel değildir. ivan denisoviç'in bir günü ve ilk çember edebi açıdan olduğu kadar siyasi yanıyla da muazzamdır. özellikle ilk çember, sosyalizmin teorik kökenlerine inerek sovyet sosyalizmini kendi ideolojisi ile eleştirmektedir. boris kagarlitski'nin, "sistemin kötü ve hatalı olduğunu, gerçek komünizmin stalinizm olmadığını düşünen entelijensiya, çekoslovakya'nın işgalinden sonra sistemin kendisinin değil ideolojisinin hatalı olduğuna kanaat getirdi ve entelijensiyanın sistemden kopuşu gerçekleşti" tespiti soljenitsin için de geçerlidir. batıya iltica etmesinden sonra ise azılı bir faşisttir artık. yahudi düşmanıdır. lakin tekrar etmekte fayda var, rusya'nın yetiştirdiği en büyük yazarlardandır.
    (kronstadtlı ölü denizci, 04.08.2008 11:35 ~ 11:36)
  12. kantarı daima değişken bir terazi gibi bir beyne sahip olsa bile ve hatta hatta onun tutarsız, dengesiz bir iniş-çıkışla dolu yaşam pratiğini sevmesem de gözümde yazarlığı daima yüksek bir yerde olan bir adamdı.
    (atxaga, 05.08.2008 02:28)
  13. soğuk savaş sonrası komünizmden çıkmış rusya'nın batıyı karşısına alan avrasyacı rus tepkinin önde gelen kimliklerinden.
    (gülüsevdimdikenibattı, 06.08.2008 22:05)
  14. 1918 yılında kafkasya'da doğan alexander soljenitsin, sovyet ordusunda görev alarak katıldığı ikinci dünya savaşı sırasında, stalin'e yönelik eleştirileri ve bunları belirttiği mektupları dolayısıyla sekiz yıl hapis cezasına çarptırılmıştır..eleştirileri, lenin'in yönetimi ve yapmış olduğu devrime değil, iktidarı sırasında çok basit sebeplerle de olsa onbinlerce insanı hapsetmekle ve sürgüne göndermekle karakterize olmuş stalin yönetimine yöneliktir..

    bilim adamlarına yapılan baskıları, zorunlu çalışma koşullarını ve döneme hakim olan paranoyak havayı oldukça canlı bir şekilde betimlediği "ilk çember" adlı eserinde de eleştirdiği yine stalin yönetimidir..soljenitsin daha sonraki pek çok eserinde, denemelerinde sosyalist rusya'nın gelişimi üzerine görüşlerini kaleme almıştır..

    zorunlu çalışmayı ve çalışma koşullarını eleştirdiği "ivan denisoviç'in bir günü" adlı eseriyle sovyet yazarlar birliği'ne kabul edilmiş olsa da, daha sonrasında yazdığı bazı öykülerle, partinin tepkisini çekti ve yazarlar birliğinden de çıkarıldı..1970'de nobel ödülü almış, 1989'da da tekrar yazarlar birliğine alınmıştır..

    89 yaşında yaşamını yitirmiştir..
    (first breath after coma, 12.08.2008 16:02)
  15. alev alatlı yazmış;

    http://www.alevalatli.com/...
    (ohannes allahverdi, 15.09.2008 17:43)