temsil edilecek olan şeylerin kişileştirilerek doğada olmayan biçimde tasvirine verilen addır.
resim ve heykel sanatında çok sık görülür.özellikle rönesans döneminde alegori sıkıntısı çekilmemiş ve antik mitolojinin konularından bol bol yararlanılmıştır. ortaçağ kiliselerinde mitoloji kökenli "(bir şekilde tanımlamak gerekirse) boynuzlu, acaip biçimli, canavarımsı veya şeytanımsı " diyebileceğimiz alegorik heykeller yapılmıştır. aynı etki barok dönemde de devam etmiştir.
kutsal kitaplarda da bol bol kullanılan bir anlatım tarzıdır. şöyle ki, bu kitaplarda bahsi geçen hadiseler, anlatımı güçlendirmek ve kolaylaştırmak amacıyla alegorik bir şekilde anlatılmıştır.
"şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. onu deniyoruz. bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık" -insan suresi
"sonra o su damlasını bir alak (hücre topluluğu) olarak yarattık; ardından o alak'ı bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir başka yaratışla onu inşa ettik. yaratıcıların en güzeli olan allah, ne yücedir." -muminun suresi
görüldüğü üzere anlatıma simgeler ve benzetmeler ekleyenek insanı anlatılanlar üzerinde düşünmeye ve araştırmaya sevkeden bir tarz benimsenmiştir.
simgesel olarak temsil edilen bir öykü veya kavram... yalın, basit bir konuyu anlatır görünürken toplumsal veya etik değerlere de gönderme yapan sanat yapıtlarında insanlar, nesneler ve olaylar çeşitli düşüncelerin simgeleri olarak sunulurlar.
"allegori, basit bir şekilde ifade edilmesi ve anlaşılması güç bir fikrin somut çevirisidir. allegorik işaretler her zaman gösterilenin somut veya örnek bir unsurunu ihtiva eder."* allegorik ifade tarzının sembolik ifade tarzından ayrıldığı nokta da budur. sembolik ifade tarzında, ifade edilmeye çalışılan şey, hiçbir şekilde tasvir edilemez durumdadır.
yunancada, "başka, diğer" anlamındaki "allos" ile "agora"dan türeyen ve "mecliste konuşmak, açık olarak konuşmak" anlamına gelen "agoreuein" kelimelerinin birleşmesiyle oluşmuştur; "agora'da, yani uluorta, ele güne karşı konuşurken birşeyi başka bir şey ile tarif etmek" anlamı ile ondördüncü yüzyıldan bu yana kullanılmaktadır.
düzyazı ya da şiir biçiminde yazılmış, iki ayrı anlamı olan uzun öykülerdir. alegorik eserlerde olguları ve kavramları çeşitli karakterlere yükleyerek bir anlatım tarzı oluşturulur. bununla birlikte de hikayeye derinlik kazandırılmış olur. en tanınmış alegorilerden biri olan everyman bir ortaçağ oyunudur. bu oyunda everyman, tüm insanlığı temsil eder. oyunda everyman'den bilinmeyene doğru bir yolculuğa çıkması istenir. everyman, bu yolculuktan korkar ve gitmemek ister. daha sonra, zorunda kalınca, kindred (akrabalar), cousin (uzak akrabalar), ve worldly goods (dünya malları) adlı kişilerin kendisiyle birlikte bu yolculuğa çıkmasını ister. lakin hepsi bu teklifi reddederler. sadece good deeds (sevaplar) adlı bir yabancı bu teklifi kabul eder ve everyman ile gitmeye razı olur. burda yolculuk ile kastedilen insanın ölüme gidişidir. yani bu alegori ile dünya değerlerinin geçiciliği, işlenen sevapların kalıcılığı öğretilmeye çalışılır.
dante'nin "ilahi komedya"sı, jonathan swift'in "güliver'in gezileri" yapıtları da bilindik alegori örnekleridir.