kendisini aldatan sevgilisine hala aşık olan insandır
aldatılmayı kabullenen insanın gözü kördür bu yüzden yaptığı salaklık affedilebilir
saftrik diyede nitelendirilen insan çeşiti
ne kadar kabullendiği bir soru işaretidir. karşıdakine olan güven bir daha asla eski haline gelemez. insan buluttan nem kapar hale gelir. akıl sağlığı için tehlikeli bir kabullenmedir.
"çok çok seven insan mıdır, yoksa aldırmayacak kadar az seven insan mıdır?" diye düşündüren insandır.
körkütük aşık olmanın bir göstergesi.
aldatılmamanın olanaksız olduğunu bilen insandır.
öyledir, beyaz olsun, gri olsun, siyah olsun sürekli yalan söylenir bizlere. ailemiz, sevgilimiz, arkadaşlarımız, ürünlerini satın aldığımız şirketler, gazeteler, televizyonlar, hükümetler, iktidar ve muhalefet partileri, yani çevremizi saran ne varsa, bazen bizim iyiliğimiz için (her gerçek iyi gelmeyebilir kişioğluna), bazen kendi iyilikleri için yalan söylerler hep. bunca yalanın içinde "ben aldatılmam" diyen varsa normal değildir zaten.
insan evladı bunlara karşı gözünü açık tutmaya çalışabilir, "amam, ben uğraşamayacağım, ne halleri varsa görsünler" de diyebilir. evet, aldatılmak hoş değildir, ancak önüne geçilebilir bir durum da değildir. ne demişler, "değiştiremiyorsan kabulleneceksin." öncelikle burada anlaşalım. demem o ki yalan, ölüm gibi bir şeydir, geciktirebilir, ama önüne geçemezsiniz. peki durum böyleyse ne yapmak gerekir?
şimdi düşünelim, insanlar neden yalan söyler? sizi sevenlerin sizin yararınız için söyledikleri dışındakiler sizi keklemek için söylenen yalanlar olduğundan, öncelikle olabildiğince bilgi sahibi olacaksınız, size aktarılan bilgileri kontrol edeceksiniz ve bilgiler arasında ilişki kurma yeteneğiniz olacak. bu durumda sezgileriniz gelişir ve çoğu yalanı gelişinden tanıyabilirsiniz. ancak baştan söyleyeyim, bu hoş bir durum değildir, insana acı verir. insanların nasıl olup da bu kadar yalancı olduklarını bilerek ve onlarla yaşamak koyar insana.
"e, o zaman ne yapacağız?" diyenler için şunu diyeceğim: "yalandan hoşlanmıyorsanız, kimseyle, size yalan söylemelerini gerektirecek ilişkiler kurmayın." tabi ki bu neredeyse, "kimseyle ilişki kurmayın" demek gibi bir şey. yok, biz bunu yapamayız diyorsanız geriye bir tek seçenek kalıyor; başlığı kabullenin.
(muzevir, 01.10.2005 13:36 ~ 13:39)
kendisini uyaran sıkı dostlara " onun yaptığı beni aldatmak değil ki! bana her yaptığını anlatıyor! benden gizli saklı birşey yapmıyor! " şeklinde saçmasapan savunmalarda bulunan insan. biz yine de büyük konuşmayalım kendisi hakkında. elimizde olmadan içimize girip bizi kendisine benzetebilir bu şahıs.
sevdiğini kaybetmektense kendine olan saygısını kaybetmeyi kabullenen kişi. farkında değildir ki kendisine saygısını kaybettikten sonra geri kalan hiçbir şeyin önemi yoktur.
ben böylelerini anlamıyorum ya.
aldatılmak ilk bakışta sevgilinin ya da eşin aldatması gibi de gelse hazm edilecek bişey değil ama şu da var eğer sizi biri aldatıyorsa siz bunun farkına varamazsınız o yüzden adı aldatılmaktır ya; kandırılmak yalan söylenmesi bu kadar acı vermez insana.her insan başka bir insan tarafından aldatılmıştır kimileri farkında olur bunun kimileri olmaz kimileri de "aldatılmayı kabullenir."
kesinlikle daha önce aldatmamış olan insandır.bir kere yapsa, bakalım kendisine yapılmasını kabullenebilir mi?
genelde evli kadınlar aldatılmayı kabul ederler çünkü çocuklarını,belli bi yaşı geçmiş annesini,babasını düşünür bu yüzden de eşine bi şans daha verir ama tabii genelde ilk ve son aldatılması olmaz..(bkz:
anne koş tespit yaptım)
boynuzlara ilgi besliyor olması muhtemeldir.
kabullenmeyip de ne yapılacak demek istiyorum. aldatılmayı kabul etmeyen kişi cıngar çıkarır kafa göz yarar. yada şöyle bir durum olur ki,
+kerim ben seni aldattım!!
-hayır kabul edemem
+ya valla, lütfen kabul et.
-lütfen bu çok fazla..
hayatının bir köşesinde mutlaka onu bekleyen yalnızlığını aklına çok fazla getiren insandır.
acıdığım insandır, allah kimseyi bu duruma düşürmesin
*
ya vazgeçemeyecek kadar çok aşık, ya gurursuz, ya da aldatıldığının farkında olmayan bir şuursuzdur.
hayatın pek çok kulvarında zaten mutlak mağlupse kaybedecek bir şeyi olmayan kimsedir.
kimsesiz belki de.
kendi kendini aldatmayı,kandırmayı kabullenmiş insandır.
aldatma potansiyeli olan insan.
sevdiği insanın başkasına karşı birşeyler hissetmesini kendisine yediremeyen, ayrıldıktan sonra kendisinin mutsuzluğuna karşın sevdiğinin başkasıyla mutlu olma ihtimalini düşünüp bunu kabul edemeyen ve sevdiğini affeden insandır.
yalnız kalmaktan korkmakla karaktersizlik arasında gidip gelmekte olan insandır