alınganlık 

adana çık aradan

  1. gereksiz yere yapıldığında trip olarak da adlandırılan, genellikle iki tarafı da üzen eylem
    (ascella, 11.07.2004 00:05)
  2. birey açısından kimi zaman haklı kimi zaman da haksız bir eylem de olsa , bir nevi kibirden günah işlemek.
    (skuba, 11.07.2004 00:07 ~ 13.07.2004 21:05)
  3. hassaslıkla karıştırılmaması gereken nitelik
    (dydm, 11.07.2004 00:34)
  4. eğer bir insan devamlı alınganlık yapıyorsa ya kendinde bir sorun vardır ya da arkadaş olarak gördüğü insanlarda. bu yüzden ya kendini değiştirmelidir ya da arkadaş bildiği insanları.
    (esdora, 11.07.2004 18:21)
  5. sözlükte yazılan girileri üstüne almak, kendisine zannetmektir.
    palyaço olmak, komik duruma düşmektir.
    (right lane must exist, 11.04.2005 17:32)
  6. alınganlık, herhangi bir konu veya durum hakkında aşırı duyarlılıkları olan bireylerin uğradıkları psişik yıkımın dışa vurumudur. bu dışa vurum bazen apaçık tavır davranış veya kelimelerle sergilenebileceği gibi bazen de gizli göndermeler kanalıyla ve ima yollu gerçekleştirilebilir. alıngan bireylerin, basitçe arızalı olduklarını söylemek yanlıştır. bu kişilerin tavırlarından anlaşılması gereken şey, hassas oldukları konularda üzerlerine fazla gelindiği, biraz daha esneklik, şefkat yahut yumuşaklık gösterilmesi gerektiğidir.
    yoksa alıngan kişiler, asla ve kat'a palyaço değillerdir. zaten palyaçoluğun doğası alıngan olmamayı gerektirir ki; palyoçaya yapılan onca sulu şakanın, haytalığın, aymazlığın hiç birisi onu kıramaz. onun işi, insanların normalde tahammül edemeyecekleri şeyleri göğüslemektir.
    eğer alıngan bir kişi ile birlikteyseniz; onu koruma altına alınız. bunların nesilleri bitmek üzeredir çünkü. ayrıca alıngan kişiler için yapmış olduğunuz bütün ileri geri konuşmalar size, her türlü yol, su, elektrik, ayar hizmeti olarak bir şekilde geri dönecektir.
    (fempusay, 12.04.2005 09:46)
  7. kullanılmadığında körelen bir organ gibidir.

    ne kadar kullanılırsa o kadar gelişir, ne kadar az kullanılırsa o kadar körelir.

    örneğin, bir erkek ele alalım. uzun saçlı, 22 yaşında ve sakalı henüz doğru dürüst çıkmamış olsun bu kişinin. ayrıca telefonda da kibar konuşmayı huy edindiğinden sesi ince çıksın.

    bu kişiye bir telefon gelir, arayan bir bayandır:

    - merhaba, x beyle görüşebilir miyim?
    + buyrun, benim
    - ya, öyle mi, kusura bakmayın bir hata oldu herhalde, bana x bey demişlerdi.

    işte kobayımızın kişisel özellikleri bu noktada ortaya çıkar. bu kişi alıngan bir kişilikse, bir kadın tarafından erkek olduğunun anlaşılmaması rahatsız edicidir. vereceği tepki, erkekliğini ortaya koyar cinsten olmalıdır:

    + helal olsun diyene, insandan anlıyormuş. siz neden aramıştınız?

    eğer kobayımız alıngan bir yapıda değilse, ki zaten bu duruma çoktan alışmış olur, burada konu ile ilgili bir replik dahi geçmez, sadece gülerek sesinin ince çıktığını belirtir.

    şimdi de aynı deneği bir otobüs durağına koyalım. yanına da gözleri 6 numara miyop, şişe dibi gözlük takan şirin bir teyze yollayalım.

    + kızım, 21u bu kuyruk mu?

    (arkada bekleyen 3 - 4 kız gülüşür)

    alıngan kişilik burada kız olmadığı için soruyu üzerine alınmıyormuş gibi yapar. teyze de durumu anlar:

    + evladım kusura bakma, saçların uzun, fark edemedim bir an, gözlerim de iyi görmüyor zaten, yaşlılık işte. 21u bu kuyruk mu?
    alıngan kişi burada dudaklarının arasından "teyze bi siktir git ya" der. surat mosmor olmuştur.

    bir de, alıngan olmayan kişiliğe geçelim.

    + kızım, 21u bu kuyruk mu?
    - yok teyze, şu karşıkine geç, ordan bineceksin.
    (arkadaki 3-4 kız yine gülüşmektedir)

    peki nasıl köreldi. ilk deneyin burada pek bir belirleyiciliği yok sanırım. ikinci deneyin akşamına bakalım.

    alıngan kişi arkadaşlarıyla içmeye gider. bir yerde otururlar, alıngan kişi burnundan solur.

    + abi noldu ya, canın sıkkın.
    - sorma ya, bugün patavatsız karının teki sinirimi bozdu acaip.
    + noldu?
    - abi durakta bekliyom ben tamam mı, geldi bu bana "kızım, bilmem ne kuyruğu burası mı?" diye sordu.
    + ehehehe
    - ya sus a.k. ya, o bişey diil, arkada kızlar vardı biriyle ne güzel kesişiyoduk, sonra bunlar da dalga geçmeye başladılar zaten...

    bu şekilde devam edecektir. bu kişi alınganlığını kullandığı sürece daha da gelişir ve ertesi gün yine otobüs durağında bir teyze aynı soruyu sorsa, yine depresyona girecektir.

    peki alıngan olmayan kişi akşam arkadaşlarıyla içerken ne yapacaktır? beraberce izliyoruz:

    - of ya, bugün bi kadınla karşılaştım, acaip sevimli bi ihtiyardı.
    + nerde?
    - durakta. bu geldi tamam mı yanıma, gözler de iyi görmüyo zaten, "kızım, 21u kuyruğu bu mu" diye sordu bana
    + heheh
    - ben de gösterdim falan işte, gitti o da. neyse, sonra, arkada kızlar vardı, baktım gülüşüyolar bunlar da, gittim onlara dedim "abi 21udaha komikse gidin ona binin, burda niye bekliyonuz?"
    + puhuhahaha...

    bu kişinin de alınganlık uzvu körelmiştir. daha rahat yaşayacaktır.

    ha, alınganlığın yaşamı zorlaştıran etkilerine gerçek kesit tadında bir örnek için, (bkz: osuruktan nem kapmak/!chaghdash)
    gerçek kesit tadı da şurada ki, bu arkadaş daha sonra ev arkadaşlarımdan ikisini öldürdü
    (chaghdash, 09.05.2006 03:40 ~ 06:45)
  8. buluttan nem kapmaktır çoğu zaman. ama "yağmur altında ıslanmayanları gördükçe buluttan nem kapanların kıymetlerini bilir oldum" der büyükler.
    (khaki, 06.08.2007 10:25)
  9. fazlaca yapıldığında insanı boğan ve maruz kalan kişinin içini daraltan davranış. huy haline getirmemek de fayda var.
    (nott, 02.11.2007 00:21)
  10. bir yaştan sonra ancak çok sevdiklerinizin ve vazgeçilmezlerinizinki çekilendir, dert tasa verip, açıklama yapacağınız kişi sayısını azaltıp, çevrenizi darlaştırır, her lafınız için özür dilemekten kurtulursunuz...
    (heidi, 15.11.2007 16:07 ~ 16:14)