dizelerinin ilk harfleri dikey okunuduğunda anlamlı söz oluşturan şiir. fransızcadan dilimize geçen bir kelime. bu da en popüler akrostiş: seviyorum ama kimi? en tatlı birini nasıl anlatayım sana ilk harflere baksana
c anım çeker seni zaman zaman
i nsanın aklını alırsın başından
k eşke hiç ayrılmasak seninle
o rtamlarda çıksan karşıma
l af olmaz korkma
a rkadan konuşurlar bakma
t atlısın sen tatlı
a yrılmamalıyız seninle ortam cafelerinde
l alesisin sen tatlıların
i nsanın aklını alırsın
s adece krema eklemeli
u fak parça çikolatalar da olmalı
f ark etmez bana 35 dakika beklemek seni
l af olurmuş, olsun
e n çok seni seviyorum. kazandibiler kıskansın seni
(alıntı)
adından anlaşılmaz,
kelimlerde saklı anlam.
rahatsız eder kulakları;
olur olmaz cümleler,
saklı gizli kelimeler;
ta ki anlayana kadar
içindeki gizemi...
şiirdir bulmaca gibi...
ben de böyle güzel bir akrostiş (ilk harflere baksana) yazdım ahan aşağıda okuyun; güzel yazdım.
f erdi takılmak özel olmaktır
e vvelce mezkura karşı durmaktır
m eğer birine kem söz urulsa
p atlayıp zalimi köze sokmaktır
u zakları aşk ile arzulamaktır
s ay edip enseyi karartmamaktır
a kıl ile bulanan seller durulsa
y ar olup toprağı bağra basmaktır
şair yazarsa güzel yazar
içine biraz duygu
iyisinden bir şişe etki katar
razı olmaz gönül öyle alelade bir kaçına
dünyanın bütün şiirlerini diyorum size
en beğenilenleri istemiyorum
ğığ iğrenç bu denilenleri de kastediyorum
içinde bir anlam taşıyanı kadar
len bunun baş harfleri de okunuyorları diyorum
adını hatırlayamadığınız o şiir türünü diyorum
köşe bucak aradığınız
rüyalarınıza giren
oğlum neydi onun adı diye kıvrandırıp
size kremini reklamı tadı veren
tahammülünüzün takatinizin kalmadığı bir anda
içinizden birinin pat diye hatırlayıverdiği
şimdi okuduğunuz gibi olanları diyorum
türkiye'de belki de en çok bilinen örneği mona rosa şiiridir. kıtaların ilk harflerini birşeltirdiğinizde "muazzez akkayam" ismiyle karşılaşırsınız. hüzünlü ve mutsuz biten bir aşk hikayesinin özetidir.
mona rosa
mona roza, siyah güller, ak güller
geyvenin gülleri ve beyaz yatak
kanadı kırık kuş merhamet ister
ah, senin yüzünden kana batacak
mona roza siyah güller ak güller
ulur aya karşı kirli çakallar
ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
mona roza, bugün bende bir hal var
yağmur iğri iğri düşer toprağa
ulur aya karşı kirli çakallar
açma pencereni perdeleri çek
mona roza seni görmemeliyim
bir bakışın ölmem için yetecek
anla mona roza, ben öteliyim
açma pencereni perdeleri çek..
zeytin ağaçları söğüt gölgesi
bende çıkar güneş aydınlığa
bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
seni hatırlatıyor her zaman bana
zeytin agaçları söğüt gölgesi
zambaklar en ıssız yerlerde açar
ve vardır her vahşi çiçekte gurur
bir mumun ardında bekleyen rüzgar
işıksız ruhumu sallar da durur
zambaklar en ıssız yerlerde açar
ellerin ellerin ve parmakların
bir nar çiçegini eziyor gibi
ellerinden belli olur bir kadın
denizin dibinde geziyor gibi
ellerin ellerin ve parmakların
zaman ne de çabuk geçiyor mona
saat on ikidir söndü lambalar
uyu da turnalar girsin rüyana
bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
zaman ne de çabuk geçiyor mona
akşamları gelir incir kuşları
konar bahçenin incirlerine
kiminin rengi ak, kimisi sarı
ahhh! beni vursalar bir kuş yerine
akşamları gelir incir kuşları
ki be mona roza bulurum seni
incir kuşlarının bakışlarında
hayatla doldurur bu boş yelkeni
o masum bakışlar su kenarında
ki be mona roza bulurum seni
kırgın kırgın bakma yüzüme roza
henüz dinlemedin benden türküler
benim aşkım sığmaz öyle her saza
en güzel şarkıyı bir kurşun soyler
kırgın kırgın bakma yüzüme roza
artık inan bana muhacir kızı
dinle ve kabul et itirafımı
bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
alev alev sardı her tarafımı
artik inan bana muhacir kızı
yağmurlardan sonra büyürmüş başak
meyvalar sabırla olgunlaşırmış
bir gün gözlerimin ta içine bak
anlarsın ölüler niçin yaşarmış
yağmurlardan sonra büyürmüş başak
altın bilezikler o kokulu ten
cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
bir tüy ki can verir bir gülümsesen
bir tüy ki kapalı gece güne
altın bilezikler o kokulu ten
mona roza, siyah güller, ak güller
geyvenin gülleri ve beyaz yatak
kanadı kırık kuş merhamet ister
ah, senin yüzünden kana batacak
mona roza siyah güller ak güller
aşktır oturup yazmak şiiri karmaşık anlatımlardır kendinden geçiren raks eder kağıt üzerinde iki laf olmadan kafiyeler, harflerde yanar gönül sağır eden çığlıklara tez bulunmuş devadır kendince ilk bakışta kanın kaynaması, başka hislerle karışık şiirde bir yudum esanstır akrostiş dediğin.
ilaç gibi gelir her gece
temennim sürecek ebediyete
üstelik barındırdığı süper yeteneklerle...
sözlüklerin incisidir,
özel yazarlar barındırmasıyla.
zamanın en eğlenceli geçirgecidir,
lazım zaten her yaşam formuna.
üretkenliğin dibine vurulduğu yerdir.
kıvanç duyar yazarlarınla...
sevgimden kan kırmızı olmuş kalbimi açtım ona, elimi uzattım imkansıza, nolduğunu anlamadım duygularıma, içimi sonsuz bir huzur kapladığında.
sersemlemiştim onu isteyen dünyamda. engelleri yok etmek, vicdanımın sesini susturmak, inleyen duygularımı bastırmak, yok olmaya başlayan bir beni kurtarmak için, ona koştum hiçbir şeye aldırmadan, ruhuma koştum her şeye karşı, umutlarım bitmeden,tükenmeden, mükemmele kavuşmak için.
en güzel olandı benim için, zarafeti inanılmaz, güzelliği anlatılamayacak kadar muhteşemdi. iliklerime kadar işledi benliği, mutluluktan kaybettim kendimi…
“o”na…
sözler tamamen bana ait olup,telif haklarıda bende saklıdır.sevdiğim bi kıza yazmıştım... *
adem varolduğundan beri
kızlarla oğlanlar birbirlerini sevip durdular
rastgeldi kimi zaman
o anda çiftleştiler
sabırla bekledi kimisiyse
tavlamak için eşini
insan oğlu yaratıcıdır
şiiri buldu bunun için birisi
öğretmenim canım benim ğağ ğağ diye ağlarsın rakı almaya para bulamazsın eve giderim ders çalışmaya terledim bıraktım moruk gözüm, gözüm yaşım... eve giderim okuldan sonra ne ödevler var acaba? internette mi takılsam yoksa? moruk gözüm, gözüm yaşım...