belki ilginizi çeker
  1. · müdek
  2. · akreditasyonu olmayanlar sözlüğe yazar olmasın
  3. · küsuratlı sayı verince inandırıcı olmak
  4. · madde 97: bir ünlü şahsiyeti seninle mcdonald's a gitmeye ikna et (reklam)
gündem
  1. · tunceli alevileri dinsizdir
  2. · yılmaz özdil
  3. · sözlük yazarlarının hayalleri
  4. · marjinal isim meraklısı aile
  5. · disko kralı
  6. · sözlük yazarlarının itirafları
  7. · günün tek kelimelik özeti
  8. · yakını ölene teselli için söyleyecek şey bulamamak
  9. · 2004 nato zirvesi

akreditasyon  

  1. akreditasyon, güvenilirliğini onaylama, standartlara göre kontrol etme gibi birçok anlama gelmektedir.
    (blackpearl, 20.03.2006 17:48)
  2. üniversitenin, belli bir fakültesinin/bölümünün dünya standartlarına uyduğunu belirten şey.
    (yedinin yedincisi, 20.03.2006 17:49)
  3. ciddi organizasyonlardan (futbol maçları, dünya kupası maçları, önemli konferanslar vs) önce basın tayfasına ve katılımcılara organizatörler tarafından verilen şey. biz size güveniyoruz, bi yamuğunuz olmaz, güvenliği bozacak adamlara benzemiyosunuz siz, işte tam bu organizasyonun adamısınız anlamına geliyor herhalde. cümle içinde kullanacak olursa akreditasyon kartımı kaybettim, hükümsüzdür.
    süper ligde de bu seneden itibaren saha içine giren herkes için akreditasyon zorunluluğu gelmiş olmalı ki, bu sene her teknikirektörün, her basın mensubunun boynunda dünya kupasında veya olimpiyatlarda görmeye alıştığımız kocaman akreditasyon kartlarından görüyoruz. yapı kredi'de çalışıyormuş kadar fiyakalı oluyorlar.
    (fantastik karakter, 20.03.2006 18:30)
  4. latince "ad" (birisine) ve credere(güvenmek) sözcüklerinden türetilmiş bir sözcüktür. akreditasyon uygulanan bir kurumda amaç niteliğin artması, sahip olduğu niteliklerin de onaylanmasıdır.

    akreditasyonu bu iş için kurulmuş uluslar arası akreditasyon kuruluşları yapmaktadır. örneğin "abet" (the accreditation board for engineering and technology) mühendislik derecesi veren kurumları akredite etmeye yetkili tek kurumdur.
    (sunflower, 06.09.2006 20:36)
  5. tsk'nın eski bir numarası yaşar büyükanıt tarafından muhafazakar gazetelere uyugulanıyordu. şu andaki bir numara ilker başbuğ ise değişikliğe gidihp sadece zaman, taraf, vakit, evrensel gibi gazetelere uygulamaya dönüştürdü akreditasyonu. "cemaat" birinci sırada yer alıyordu.

    bir siyasi parti, bir sivil toplum örgütü olmayan ve herkesin vergileriyle çalışan tsk'nın üst yönetimi ne yazık ki cemaat diye bir ayrım yapıyor. yani bir devlet kurumu olduğu için herkese eşit mesafede olması gerekirken bir kesime mesafe koyuyor. bir zümrenin ordusu değil tsk. "ben cemaat mensubuyum" diye kimse askere de gitmemezlik yapamaz.

    bunun son örneği cihan'ın bir muhabirinin başına gelmiş. bir muhabiri muhsin yazıcıoğlu'nun arama kurtarma çalışmalarında dağın başında kalmış, helikoptere alınmamış, 2 bin 500 metrede yaşam mücadelesi vermiş. jandarma ise helikoptere "cemaat" diye bu kişiyi almamış, ölüme terk etmiş. "nasıl geldiysen öyle in" demiş komutan hazretleri.
    (endip, 16.04.2009 11:41)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil