her ne kadar bugün baskın oran için bildiri dağıtsa da 27 nisan 2007 gecesi burnundan soluyan cihangir solcusu bir arkadaşımın "vericem ulan vericem, oyumu akp'ye vericem!" nidasıyla gerçekliğine inanmaya başladığım durumdur.bu durumu pekiştiren bir başka olay ise, yine e-muhtıra akabinde bir ali sami yen günü alkollü bir masada demlenirken -alkolün etkisiyle midir bilemem- tribünden bir abimin şu sözleridir; "kendimi bildim bileli iki şeye inandım, biri galatasaray, diğeri sosyalizm bu seçimde oyum akp'ye devletle,orduyla kapışıyor herifler..."
aslında ilk başlarda akp'ye oy vereceğini söyleyen tanıdıklarımın bu davranışlarını tsk'ya karşı gelişen bir tür geçici tepki olarak kabul edip, kafam karmakarışık olarak yaşamıma devam etmiştim.ama hiç mi hiç fayda etmedi, sodev civarından bir iki arkadaştan benzer sözleri duyduktan sonra hiç şüphem kalmadı..
her ne kadar akp'nin medyadaki elçisi konumundaki fehmi koru "memlekette %30 civarında sol bir kitle var.akp'ye yalnızca bu kitleden oy çıkmaz.hedef diğer %70'lik kesimdir" dese de daracık çevremden gördüğüm kadarıyla bizim sol cenahtan da akp 'ye oylar gidecek.ancak bu oyların ertuğrul günay, haluk özdalga vb. gibi sosyal demokrat transferlerden dolayı olduğunu sanmıyorum..akp'ye oy verecek olan sol kitlenin türkiye seçmeninin en büyük hastalığı olan ehven i şer ekseninde hareket edeceğini düşünüyorum..bugüne kadarki seçimlerde hep ehven i şer olarak oy verdikleri chp'nin, mhp'den farkının başındaki harften başka bir şey olmadığını gören solculardan bir kısmı, bu sefer ehven i şer olarak akp'yi seçecekler...
fraksiyon/parti bazında bu şekilde oy verebilecek insanları tahmin etmek gerekirse; sosyalist solun özgürlükçü, demokratik, ab'ye o kadar da kötü bakmayan tabanından akp'ye oy çıkabileceğini sanıyorum.özellikle anadolu'daki ödp seçmenleri olabilir.orta, doğu, güneydoğu anadolu'da il bazında ortalama 500 oy çıkaran ödp'ye oy vermektense, bu çılgınlığı yapabileceklerini düşünüyorum.bundan başka da istisnalar hariç sosyalistlerden akp'ye oy falan çıkmaz..
bizim aslan sosyal demokratlara gelirsek, ulusalcı kesim tarafından haksız bir şekilde neo-liberal sol olarak değerlendirilen aslında teori bazında çok da sağlam olan 10 aralık hareketi'nin, akp'nin ilk 3-4 yıldaki performansını beğendiği aşikar.öte yandan çok yakın olduğum sodev, bugünlerde neredeyse chp'ye küfredecek halde.vakıf resmi olarak her daim akp'ye karşı olsa da bu çevredeki pek çok insanın akp 'nin ab, kıbrıs vb. politikalarına destek verdiğini şahsen biliyorum..öte yandan shp'nin seçimlere katılmaması da sosyal demokrasinin evrensel ilkelerine bağlı seçmenler bazında etkili olmuştur..murat karayalçın her ne kadar chp-dsp ittifakını desteklediğini söylese de shp tabanından akp'ye çıkacak oy ihtimali, sözde sosyal demokrat ittifaka çıkacak oy ihtimaliyle eşdeğerdir.bir de müslüman sol olarak bilinen yeni siyaset girişimi var herhalde onlardan bahsetmeme hiç gerek yok!..
ancak bütün bu açıklamaların/tahminlerin ardından naçizane olarak hiç bir solcunun akp'ye oy vermesini istemem.ulusalcı solcularımızın(!) "laiklik elden gidiyor,tehlikenin farkında mısınız?" saçmalıkları akp'ye oy vermeyi düşünen bu tarz solcuları tabi ki etkilemedi/etkilemeyecektir.benim kendilerini etkilemesini umduğum bir tek cümle vardır; akp sağ, liberal bir partidir, li-be-ral...
not: tarihte dp'yle yaşanan ve sonucunun bu düşüncedeki tüm yoldaşlarıma ders olmasını umduğum benzer bir olay için; (bkz: http://www.radikal.com.tr/...)
bugün tanışıtığım solcudur.''devrimciyim evet, ama kime veriyim chp' ye mi veriyim, hangisi daha demokratik, hangisi sivil anayasa istiyor'' gibi bir serzenişte de bulunmuştur kendisi ve bendenizin kafası bayağı karışık bir şekilde yanından ayrılınmıştır.lakin içimden de ulan hem muhafazakar hem demokratik bir parti nasıl oluyor?hem de solculardan da oy toplayabiliyor bu parti, demişimdir ama abimiz duyamamıştır tabi bunu.
devrime öncülük edecek şartlar daha da keskinleşsin, eşitsizlerin oluşturduğu toplum daha da palazlansın, artık gerçekten insanların zincirlerinden başka kaybedecekleri bir şey kalmasın diye bir solcu akp'ye oy verebilir. tabii parlamenter sistemi en azından meşrulaştırmamak adına oy vermemek daha akıllıca olacaktır. ayrıca akp'ye oy veren solcunun gramsci, althusser, foucault gibi filozofların görüşlerini de dikkatlice ve iyice incelemesi gerekir. yoksa mekanik marksizm yorumunun tuzağına düşmüş olur. yine de,
(bkz: serbest ticaret sorunu üzerine)
(bkz: felsefenin sefaleti)
(...)
serbest ticaret sistemi, eski ulusları parçalar ve proletarya ile burjuvazi arasındaki uzlaşmaz karşıtlığı uç noktasına iter. tek sözcükle, serbest ticaret sistemi toplumsal devrimi hızlandırır. işte yalnızca bu devrimci anlamıyladır ki, baylar, ben serbest ticaretten yanayım. - karl marx
deniz baykal'ı ve hegamonyasını sol sanıp isyan eden ve hala utanmadan kendini sol diye niteleyip akp'ye oy verendir.ya da akp'ye oy verip bir yandan da kendi vicdanını rahatlatmak için solcuyum diye kendini kandırandır ki başarılı olmasa akp'ye oy veren solcu denmezdi kendisine...
içimizde ne çok varmış diye düşündüren kişilerdir.çok olmalarından ziyade savundukları görüşler,ileri sürdükleri bahanelerin komikliğine karşın hala nasıl "sol" kimliğine sahip çıkabiliyorlar merak konusudur.deniz baykal chp'sini sol sayan bu zatlar ona tepki olarak oy verdiklerini söyleyip chp'ye sol deme gafletinde bulunmalarına karşın kemalizm'e sol demiyerek aslında belki de bazı fikirlerini dışa vuruyorlar.kemalizm sol değildir evet ancak chp solsa kemalizmde en az o kadar soldur.
25.000 nüfusu olan bir ilçede chp li belediye başkan adayının akp'ye oy verdiğini düşünürsek; solcular bile başa gelip de bi bok yapıcağına inanmıyor demektir, ki çok kişinin böyle olduğuna inanırım milletvekili maaşlarıyla ya da yerel yönetimi elinde bulundurup kim bilir kaç fukaranın parasını cebe indirdirerek şerefsizlikleriyle mutlu olup götlerinin üzerine oturmuş keyif yapıyorlar.. çok pis küfür edesim var ama ülkücüler siksin böyle solcuyu demekle kısıtlıyorum bu defa..
bir solcu geçmişte yaşananları bile bile asla akpye oy vermez. he eğer oy veriyorsada her şeyden bir haber kalmış kendini solcu sanan özenti mahlukattan başkası değildir zaten..
bu başlığın bize gösterdiği diğer bir mesele ise akp'ye oy verenlerin atatürk ve sistemine muhalif oy vermeyenlerin ise atatürkçü ve solcu olduğu sonucudur ki bu gerçek manada böyle olmasa bile yani bir genelleme yapmak olanaksız olsada bu başlık altında ki yorumlara bakarsak anlaşılan budur.aslında bu bile akp'ye bakışımızda bir ayna görevi gösterebilir.özgür,hür irade,demokrasi gibi kavramları şiar edinerek akp'ye destek veren zihniyetin altında atatürk ve resmi ideolojiye olan kinini kusması çok manidardır.nasıl ki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olan abdullah gül'ün anayasaya uyacağım,atatürkçü,laik ve toplumu kucaklayan bir cumhurbaşkanı olacağım deme gereği hissettiği gibi bu da oldukça manidar bir başlık olmuştur.
görüşünü, inancını, oyunu, kendini satmış kişidir. nitekim akp bir çok oyu da çatır çatır satın almamış mıdır? solcu, fakir ise 1 kilo nohut, 1 torba kömür vermiştir, belki de 1 küçük altın... zengin ise gel seni birinci sıra milletvekili adayı yaparız demişlerdir. üzülerek söylüyorum ki bu türk vatandaşı geçmişini unutup oyunu, çocuklarının geleceğini ve herşeyini satmaktan çekinmeyen bir çıkarcı haline gelmiştir. yazık yazık...