sonucunu bilmek için ne müneccim olmaya ne de müneccime sabah kahvaltısında eşlik etmeye gerek vardır... akp'nin elinde bulunan daha önce deniz baykal'ın yağladığı ekmeğe bir kat daha yağ çekmekten başka bir işe yaramayacaktır...
biz bu filmin başka versiyonlarını daha önceden görmüştük...
sol, laik, demokrat, halkçı geçinen kimi siyasetçiler/partiler kumda oynamaya devam etsinler; aynen devam... nasıl olsa birileri çıkıp halkın demokratik yollarla seçtiği bir partiyi hukuki yollardan kapattırma girişiminde bulunabilir değil mi?... aferin size... peki ya sonra?...
her yargı organını kendine bağlayan kadrocu akp nin indirilmesi için bir adımda olsa sonuca ulaşması imkansız gibi görüne durum.
(bkz: arkandayız koçum)
daha önce kapatılan partilere olanların bu sefer de olacağının bilinmesine rağmen açılmış davadır.savcı laikliğe zarar geldiği iddiası çerçevesinde açmış davayı,haklıdır,er geç halkım da anlayacaktır.ama bu yol günümüz şartlarında bahsi geçen partinin daha fazla yandaş toplamasından başka işe yaramayacaktır.parti kapatıp açmak değildir olay,önce birileri yurdum insanının gözlerini açmalı...
demokrasi kisvesi altında halka dayatmalar uygulayan bir partinin aynı demoktariklik süreciyle uygulanmış bir karardır. mevzu bahis olan herhangi bir partinin değil, memleketi göz göre göre uçuruma götüren bir parti hakkında kapatılmasıdır.
ulusal düşünceyle, cumhuriyet vicdanıyla açılmış bir davadır. kimse kendi kendini yönetemeyecek kadar eğitimsiz bir halkın bu çürümüş seçim sistemiyle seçtiği bir partinin halkın sağduyusunu,düşüncesini yansıttığı temeliyle demokrasi savunuculuğu yapmasın...devir elimizi vicdanımıza koyma devridir.
tuncay özkan ile konuştum haberler iyi. kentsoylu kemalistlerin statüko dayatmalarını ilgiyle takip ediyorlar
ulan ne süper solcularla doluymuş bu memleket ya...kevgire dönmüş demokrasiyi savunmaya, presiplerine tutunmaya çalışıyorlar...yok türban demokrasidir,yok akp nin kapatılması anti-demokratiktir...
kapatıldığında yerine kurulan partinin yüzde yetmişlere varan oy almasına neden olacak girişim,yalnız erdoğan ve kabinenin akıbeti çok daha önemli partiden ziyade.
bu sefer en az %60 oy oranıyla başka bir adla başa gelmelerini sağlayacak zamansız ve yersiz girişim.zaten %47lik oy oranını yaptıkları müthiş mazlum edebiyatı ve halkımızın çıkarcılığı sayesinde almış olan bu parti şimdi mazlum edebiyatının kralını yapıp bu sefer çok daha sağlam bir şekilde gelip daha katı politikalar uygulayacaklardır.
adamların oylarının düşmesine bir türlü fırsat vermiyorlar.22 temmuz seçimlerine gidilmeden önce anketlerde yüzde 25 gözüken parti sidik zoruyla tutunurken genelkurmayın o şahane bildirisinden sonra tavan yaptı.şimdi yargıtay başsavcısı emekçilerin eylemlerinin arttığı partinin oy kaybına uğradığı odun kömür dağıtmanın yaptıkları her türlü haksızlığı gizlemeye yetmediği şu günlerde partiye cansuyu oluyor.
tebrik ederim.bu ayar devam edin.
kapatıl(a)mayacağı gerçeğini ve bunun akp nin işine yarayacağı gerçeğini bir yana bırakırsak ; davayı açan statükocu zihniyetin ülkedeki egemenliğine demokratik yollarla son verilmesi gerektiğini anlamamız gerekir artık. demokrasiyi önce halka dayatacaksın kemalist devrim adına - ki bence böyle de olması gerekiyordu- sonra da demokrasiyi sindiremeyip anti- demokratik yollara başvuracaksın. erbakan'ın deyimiyle hadi ordan.
ama iki yüzlülüğü de ortaya çıkarmış olması açısından da sevindirici bir olaydır. dtp nin kapatılması söz konusu olduğunda ulusalcı kesilen akp'lilerin kendileri söz konusu olduğunda utanmadan demokrasiden bahsetmesi mide bulandırıcıdır.
herşeye rağmen anti-domekratiktir. kınanmalıdır ve kınıyoruz bu davayı.
sonunda oldu. bende diyordum 'neden hala ses seda yok, darbe olmadı b planına neden bir türlü geçilmiyor.' bravo bize. en nihayetinde harekete geçtik. dtp'yi de kapatalım, akp'de kapansın, sonra mhp için bir neden bulalım. yöneticilerini, oy verenleri gaz odasında sabun yapalım. kesin çözüm olur, bir daha hortlamazlar.
utanıyorum artık bu ülkeden, bu ülkede yaşamaktan, düzelecek birşeyler diye umut ettikçe herşeyin daha da kötüye gittiği, demokrasi, özgürlük, düşünce ve ifade özgürlüğünden bi haber yaşayan insanlarla aynı ülkede yaşamaktan, aynı havayı solumaktan utanıyorum...
dtp yada akp yada başka bir parti hakkında açılan bu tür davalar isterse partileri kapatmasın, bu utanç bize hem şimdi, hem ilerde yetecek...
allah hepimize akıl fikir versin...
yargıtay tarafından kanımca akp'yi kapatmak amacı gütmeyen fakat demokrasiyle iktidara gelen partinin yine onları iktidara taşıyan demokratik özgürlüğün sınırlarını zorlayarak neredeyse dikta olma yolunda hızla ilerleyerek anayasadaki her kanunu teker teker kendilerine göre reforma sokan, dayatmalara giden iktidara "ayağını denk al" uyarısıdır, gözdağıdır. yerinde bir karardır. fakat nedense beklemediğim tepkiler doğurmuştur. demokrasinin baltalanması ya da rte'nin kabilesinin ekmeğine yağ sürülmesi görüşleri ortaya atılmıştır, ama unutulmamalıdır ki kısa süreli hafızası zayıf olan milletimiz kısa süre içerisinde bu handikapları da olmamış gibi unutacaklardır. evet gönül isterdi bu problem başka şekillerde çözülsün ama inadı inat kişi ve kurumlar devletin en yüksek makamlarının bile sözüne kulak asmaksızın pervasızca hareket ederken, her iki kişiden diğerini yoksayarken, başka çözüm kalıp kalmadığı da tartışılır. ne yani ordu darbe mi yapsındı?
don kişot*'un yel değirmenlerine karşı açtığı savaş gibidir. şüphesiz ki kadrolaşma ile yozlaştırılan, paravandan "hukuk devleti" sıfatı taşıyan türkiye için bu eylem bir kaç günlük bir gündem maddesinden öteye gitmeyecektir.
yeni bir olay değil sanırım zira akp uzun süredir yargıyı da siyasallaştırmaya kendine tehdit unsuru olarak görüp kadrolaşma yoluyla kendine yakın isimleri yerleştirerek bertaraf etmeye çalışıyordu. bir takım aydınlar sanırım bu sorunun "ben onla çalışmam" diyerek istifa etmekte çözülmeyeceğinin farkına varıp somut bir adım attılar. ama ne demiştik?
don kişot yel değirmenlerine karşı... ne olacağı başından belli...
işin hoşa giden kısmı, başbakanımızın bugün sosyal güvenlik yasa tasarısı için yapılan eyleme verdiği güzide tepkinin bir benzerini hemen akşam saatlerinde almasıdır.
sayın başbakan, iki saatlik iş bırakma eyleminin yasalara aykırı olduğuna dair gürlemişti. şimdi partisi yasalarla boğuşsun bakalım! "hep bana, hep bana" olmuyor!
süper olaymış. savcının işgüzarlığı mıdır yoksa yasaların kendine verdiği görevi uygulayışının bir sonucu mudur onu da bilmiyorum. ama en naif ve olaylara anlam yükleyen bir şekilde yaklaşmak istesem "akp'nin yüzde 47 alması yetmemiş daha da arttırmaya uğraşıyorlar." diye yorumlardım.
"uzay yolundaki lazer tabancasını bastıkça güçlenen yaratıklar gibi bunlar yahu. dört yaşındaki çocuk oynadığı bilgisayar oyunundaki mağdur edebiyatından faydalanan bu karakterlerle başa çıkmasını öğrenirdi."
ama naif ve olaylara anlam yükleyen bir şekilde yaklaşmak istemiyorum. muhtemelen yasalar ve savcının sorumlulukları bu gelişmeleri kaçınılmaz kılıyordur. oyunun kuralları dahi akp'nin daha kökleşmesine yol açıyor ben n'apıyım.
yerel seçimlerde beyninden vurulmuşa dönecek akp nin ekmeğine yağ sürmüş,akp ye belki izmir i bile alacak kadar oy kazandıracak hareket.tam halk uyanmıştı enflasyon fenalarda millet para kazanamaz oldu iş yok aş yok herkez özellikle artık emekliler isyan ederken bir daha akp ye nah oy derken tekrar partinin populerliğini arttıracaklar.asker,yargıtay neden bu partinin oylarının düşmesine bu kadar karşı anlamamaktayım hele ki tam seçimlere yaklaşmışken.bir diğer konuda parti ne kadar kötü olursa olsun yüzde 47 oyla iktidara geçmiş bir partiyi kapattırmaya çalışmak demokrasi ayıbıdır.başımıza kahraman yapacaklar haberleri yok.ezilen taraf imajı yine zortluyor haberiniz ola ağalar.
eğer kapatmayla sonuçlanırsa laikliğin kurtulacağı davadır. chp'nin 6 oku da tekrar yerine konacaktır. belki ulus devlet ilk günlerindeki gibi bir bahar havası yaşayacak, o günler tekrar geri gelecektir. savcılar yine istiklal mahkemelerini kuracak krallıklarını tekrar ilan edeceklerdir. erbakan'dan sonra tekrar halk nezdinde bir yobaza daha haddi bildirilmiş olacaktır. ne güzel bu millet eski günlerdeki gibi mutlu mesut yaşayacaktır. belki de kınalar yakılacak, halaylar çekilecektir. sevinin küçükler, övünün büyükler laik cumhuriyet kutlu olsun. tabii yersen...
kapatılması ile sonuçlanması gereken davadır. bahsi geçen parti türkiye cumhuriyeti ne tamiri imkansız yaralar vermiştir. yapılanların cezasız kalmaması gerekir ki, tekrarı olmasın.
adullah gül, recep tayyip erdoğan ve bülent arınç başta olmak üzere 71 kişi hakkında siyaset yasağı isteminin olduğu kapatma davasıdır. gerekçeler daha bilinmemektedir, ama türkiyedeki adalet sisteminin ne kadar adaletsiz olduğu çok iyi bilinmektedir, görülmektedir. ertuğrul günayın söylemiyle "türkiyenin iyiyye gitmesini istemiyenler çok önemli yerlere sızmıştır." cümlesi herşeyi çok iyi anlatmaktadır. bu ne adaletsiz bir ülkedir, bu ne kıskançlıktır, bu ne vicdansızlıktır anlamak mümkün değil. ha ben akp'ye mi oy verdim. hayır. fakat adaletsizliğe karşı mazlumun, mağdurun yanında olmak, inancımız gereğidir.
yargıtay'ın ak parti'ye vermek için geç kaldığı ayardır. kapanır kapanmaz orası bilinmez; fakat gündemi yine bir kaç ay işgal edip ayakta uyumamızı sağlayacağı kesin. davanın ak parti'nin işine yarayacağı da muhakkak.
kapatılması doğrudur geç bile kalınmıştır ama akp'nin kapatılması kısa vadeli bir çözüm olacaktır.5-10 sene sonra bu insanlar gene siyasete atılacaklar ve kaldıkları yerden devam edeceklerdir.maalesef ülke bu günleri de gördü.