dürüst biri (bence)
yazılarının belli bir karakteristiği var, çizgisi var da diyebiliriz ve yazdıklarının üslup yönünden birbirinin sıkıcı tekrarı olmamasını da yazım dinamiklerinin güçlülüğüne bağlıyorum
ama bence daha da önemlisi fikir ve düşünce bazında beyin dinamikleri, daha da nokta atışı yapmak gerekirse; olaya duruma ya da olguya; fikir ve düşünce çekirdeğinden aykırı düşmeden geniş bir bakış açısıyla bakabilmesi (umarım yanılmıyorumdur ama hiç sanmıyorum)
yazıları; 'evet ben onun elinden çıktım' dedikten sonra 'ama her kovanın su alabileceği bir göl kadar da stabilim diyor'
görecelilik konusu bence ciddi bir paradoks ; görece göreceli bir kavramdır
sözlüğün güçlü kalemlerinden olacağı görülen altıncı nesil yazar. yazılarını umumiyetle beğenmekle birlikte daha ziyade tartışma ve fikrini aktarma adabını beğeniyorum. çaylak olmamasını ve uçurulmamasını umduğum yazarlardan.
sanırım iyi bir yazar, üslubu falan sağlam, pek fazla inceleyemediğim için sanırım dedim, incelediğim kadarıyla iyi bir yazar. e madem "incelediğim kadarıyla iyi bir yazar" diye "sanırım"ı açıklayacaktım o zaman neden başta "sanırım iyi bir yazar" dedim? işte konu da bu, kendisi böyle abukluklar yapmadığı için iyi bir yazardır, en azından benden iyiymiş, bugün burda bunu gördük*
nickiyle iyi bir intiba bırakamamış bir yazar bende maalesef. bende bardırlayn var, bende panik atak var diyen kızıl saçlı mor hırkalı, cakobs içen, kedi seven kızlardan biri çıkmasın da.
uzun süredir takip ettiğim ve çoğu kez ayakta alkışladığım yazıları/tespitleri olan yazar.
ahanda bi tanesi;
"aynı sorunları fransızlar da yaşadı almanlar da, ama bunun üstesinden gelmesini bildiler. bizden çok daha ağır bedeller ödeyerek üstesinden gelmeyi bildiler. ki yine kemalizmin hanesine bir artı geliyor bu durumda. türkiye cumhuriyeti devlet ideolojisi saldırgan değildir. sadece kendini yenileyememiştir. inönü ve demokrat parti dönemlerinde yaratılan atatürkçülük miti bunun başlıca sebebidir."
derdini, fikirlerini ve acılarını paylaşırken kullandığı küfür kombinasyonlarına ve bittabi hakaret kabiliyetine hayran kaldım.
sonra oturdum alevi-sunni ayrımına, o kadim tefrikaya yaptığı katkılara ağladım...
bir de keşke anlayabilseydim muhsin yazıcıoğlu'nun maraş katliamında parmağı olduğuna nasıl kani olduğunu...
son dönem sözlükte dikkatle tüm girilerini takip ettiğim yazar kişisi.
akıcı,sağlam bir üslubu var.yazdığı konuya hakim olduğuna inanmadan yazmıyor.
fikirlerini net,anlaşılır,sade -ama bayağı bir sadeliğe kaçmadan- ifade ediyor.
öfkelendiği anlarda bile kontrolünü yitirmiyor.öfkesinin sebeplerini dayanaklarıyla ifade ederken de üslubunu hakeratamiz şekillere büründürmüyor.
hülasa;keyifle okuyor,takip ediyorum kendisini..
bazı zamanlarda sözlükte görmek istemediğim insandır, zira kendisini görünce veya yazdıklarından alımladıkça için burkulmaktadır... çünkü yüreği konusunda ortaya konulacak çok fazla şey vardır. ama ben yokken yazsındır, zira o yazdıkça favorilemek zorunda kalıp, bir de üstüne çokça düşünmek kalıyor hesabıma, bu da yoruyor... bana da yazıktır...
aynı zamanda sanatçıdır, belki de bu bile alımlama esnasını zorlaştırmakta ve algıyı yormaktadır, yuh olsun ona; kral adamdır.
kibirin ağzımıza sıçmasından dem vurması, gözlerimi yaşartmış yazar. oysa kibir paçalarından akıyor. ya da kibirliyi oynuyor kestiremiyorum. hakaret ederek büyük görünmek tarzının parçası olmuş. kanan kanıyordur elbet ama büyük adammış gibi davranmakla büyük adam olunmuyor.
nedir bu hezeyan anlamış değilim. anladık hoş yazıyorsun, iyi yazıyorsun da hakikaten bu dev aynası tutkun seni bitiriyor. savunma mekanizmamızı da hazırlamışız. rumuz altına saldıran rererödür. saldırıyı tarz haline getirmek serbest, rumuz altına saldırınca tükaka. gerçekten mantık dolu. bu konuda referansın gene yazarın kendi girisi olması da mütevazi kimliği açısından şaşırtıcı(!). ah be güzel kardeşim binlerce başlığın içinde sen kimsin ki senin rumuz altına yazmakla dikkatler çekilsin. anca senin dikkatini çekiyoruz, amaç da o zaten.
tespit tek girilik bir tespit değil oldukça fazla sayıda giriden elde edilmiş izlenimdir. bunu en iyi bilen yazardır kendisi.bu da tanım.
ekleme:özelden ettiğimiz iki kelamın tespitime etki düzeyi oldukça sınırlıdır. yoktur demiyorum çünkü tavır hep aynı tavır. görüş farklıysa tarzı belli. en iyi savunma saldırıdır. yazabildiğin herşeyi yaz. utandırmaktan kastın ucuz aşağılama kelimeleri değilse tabi.
ekleme2: utandırmakla tehdit ederken birden girilerini silmiş meydanı bırakarak tevazu(!) göstermiş. eksik olmasın. birisi hakkında rahatsızlık duyduğumuz bir husus varsa dile getireceğimiz yer rumuz altıdır elbet. ben atarım tutarım siz de yalayıp yutup beklentisi içinde olmasın kimse. itham mı, hakikat mi? cevap yazarın birçok girisinde mevcut.
ekleme3: yazarın ısrarlı isteği üzerine can verilen giri.aynı başlık altındaki bir önceki girimden anafikir olarak farklı birşey içermediğinden, cevap olarak yapılmış eklemelerin muhatabı olan girilerin silinmiş olmasından dolayı tarafımdan silinmişti. iddiaya göre ayar üzerine silinmiş.
sen en akıllısın, en kültürlüsün, en bilgilisin...bunlara alışmıştık, ama gözünü seveyim haysiyetten bahsetme, o kadar da değil.
devrimcilerle pkk'lıları bir sanan, diğer yandan da devrimcilere mal diyen zihniyetin nickaltında karalamaya çalıştığı yazar.
yarın öbür gün tartışmalar unutulacak ve kalan sadece bu yazar arkadaşımızın nick altındaki tartışmalar olacak. insanlara saçma gelecek ve yazar arkadaşımız da yanlış tanınacak. bu bağlamda bakılırsa trollerin amacına ulaştığı söylenebilir. adam gibi yazan bir yazarı saçma tartışmalara nickaltında çektikleri görülüyor. oysa yazarın burada tek amacı savunma hakkını kullanabilmek. karalamalara cevap verebilmek...
şunu anlıyoruz ki dürüst olmak, adam olmak zor iş. illa biri sataşır. atalarımız boşuna dememiş "meyve veren ağaç taşlanır" diye. her zaman derim: "insan doğmak değil ama insan olmak zor iş" diye. bu açıdan "aklidengegorecelibirkavramdır" adlı yazarı insan olabilme konusunda takdir ediyorum. haksızlıklara karşı olan yılmaz tavrı takdire şayan. lakin bir diğer yandan da üzülmemek mümkün değil. böylesine kaliteli bir insanın karalanması, saçma tartışmalara sokulması üzücü. bu açıdan cevap vermesine içerliyorum da.
sanırım bu durum dünyanın her yerinde aynı. aklı, mantığı, rasyonalist şekilde içselleştirerek özümsemiş herkes bir şekilde faşistçe tepkilere maruz kalıyor. jeanne d arc'ından tutun da che'sine kadar, deniz gezmiş'inden uğur mumcu'suna kadar bütün aydınlıkçı, rasyonalist kimseler bir şekilde tepkilere maruz kaldılar. el uzanınca öldüler, kalem uzanınca karalandılar... bu değişmeyecek sanırım. ama gerçek de hiç değişmeyecek...
ne zaman ki "hımm çok mantıklı bir giri kim yazmış bunu acaba?" ya da "içinden geçenleri yazıyor biri kim acaba?"diyorum ve kullanıcı adına bakıyorum, altından bu yazar çıkıyor.
bugün yine oldu bu yeter artık, nick altına giriyorum . diğer nick altı girilerine baktığımda gördüm ki; birileri tarafından yıpratılmaya çalışıyor.gerçekten bu çok üzücü.
"doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar." sözünü kanıtlayan yazar. tabi birde kolay kolay tezlerini de çürütülemiyor, bu faktör de etkili olabilir.
şimdi kankası filan sanacaksınız. öyle bir samimiyetim de yok. ancak böyle insanları kötüleyip sindirerek bir yere varamayız. yazara "tu kaka" deyince doğru girileri yanlış olmuyor malesef...
yazın gelmesinden mütevellit gündüz çalışıp gece gezmelerinden yorulmuş olmama rağmen gün içerisinde mutlaka vakit yaratıp, kahvem ve sigaram eşliğinde muazzam bir keyifle okuduğum yazardır.
sivri uçlu, kıymetli bir kalem o bence.
unutmadan; tarafıma tavsiyesini dinliyor ve şiddetle herkese öneriyorum.
samimi yazardır. bir çoğumuzun giri yazarken içinden geçen sövüntüleri, küfürleri samimiyetle klavyesinden akıtmaktadır. bu yüzden sempati oluştururken antipati de oluşuyor. fazla samimiyet iyi değildir lakin.
bir de, seslenmek istediğim yazardır. yerin başlık altında tartışmak değildir kanımca. başlık altı tartışmaları yerine güncel konulardaki yorumları okumak isterük. zaman değerli bir olgudur...
yazdığı metinlerden sonra o konu başlığı hakkında yazan diğer copy paste yazarları derin bir sessizliğe gömen( içlerinden muhakkak hassiktir çekiyorlardır) ve takip ettiğim kadarıyla da hak edene gerektiği ayarı gereken "kelimeler" ile veren sözlük te şu ana kadar okuduğum ve okumaktan zevk aldığım en iyi yazarlarından biri.
ne zamandır yazacağım, bugüne kısmetmiş. şahane şeyleri berbat bir üslupla yazıyor. şahane şeylerin şahaneliği de tartışılır elbette, ama üslup konusunda 1920'lerin meclis ekolarını örnek alıyor olması çok garip. bir gün coşup "memleketi baştanbaşa ateşe vermek için olanca vüs u gayretiyle çalışan haysiyetsizlerden olmayın!" dese de ortam şenlense. sırf bu potansiyeli taşımasından ötürü ilgi çekici bir yazar benim için.