akbilin cinsine göre değişen nameli "nırının" sesi türevleri.
bir arkadaşım bu sesi telefonuna kaydedip otobüse bindiğinde akbili basarmış gibi yaparak diğer eliyle de telefondan sesini çalacakmış. benim tavsiyem ayrıca boşta kalan ayakla top sektirip ağızla da mızıka çalmak, hem bu şöförün dikkatini de dağıtacaktır.
akbili bastıktan sonra dıt dıt dıt gibi bi ses de çıkmaya başladı.aylık akbilin sesini ise hep değiştiriyorlar.akbilde yeterli kontör olmadığı zamanlar çıkan ses ise adamı bir an ezik konuma düşürüyor.bütün otobüsün sana odaklanığını sanıyorsun ezile büzüle "akbili olan var mıydı acaba" diyerek otobüsü geziyorsun,sana acıyan gözlerle bakan şahısları gördükçe de fit oluyorsun.
'bana mutluluğun sesini çıkarabilir misin abidin?' sorusuna cevaben çıkarılabilecek yegane sestir. ama öncesinde akbil gişelerinde akord etmek lazım, yoksa detone oluyor ki dışı seni içi beni yakar!
keşke herkesin kendi akbil melodisi olsa... mesela ben akbilimi bastığımda we are the champions çalsa, akbil makinasının ışıkları müziğe göre ritm tutsa. sonra otobüstekilerle birlikte şarkıyı söylesek... az para kaldığında "dikkat noscho aman yolda kalma!" diye uyarsa. aktarma yaptığımda "koçsun sen be!" dese, para olmadığı halde akbil bastığımda ise "yürü git be! doldur gel!" dese.
koşuşturmalarla, sorunlarla geçecek yeni bir günün habercisidir ya da "tüm sorunlar dışarıda kaldı, hayatın akışında şimdi de evdekiyle boğuşma vakti" şeklinde mesaj barındıranıdır. her cihetten "yeni bir başlangıç" sesidir. ya ayrıca şu kartlara ulusal bi' ad koysalarda ülkece rahat etsek.
akbil boşsa game over gibi nidalar saçan sestir. akbilim yok diye otobüsten inesiniz gelir.kaba yahu o ne öyle azizim. ama kentkart sesi öyle mi, gayet kibar bir bayan bakiyeniz yetersiz diyor. can kurban o bakiyesizliğe. eskiden bunlar mı vardı, bilet atardık biz. çıksa çıksa bileti yırtarken cırt sesi gelirdi, ya da bilet gömen aletin cızıft diye sesi gelirdi, o da sonraları çıktı zaten.