belki ilginizi çeker
  1. · yavuz semerci
  2. · liberalizm i özgürlükçü sanmak
  3. · akp nin yarattığı sağlık başarı mutluluk tablosu
  4. · türk bankalarının kar etmesi
gündem
  1. · soğuk havada kısa etekle dolaşan kızlar
  2. · mutluluk veren küçük şeyler
  3. · 22 kasım 2009 izmirlilerin pkk tepkisi
  4. · bir kadının bilmesi gerekenler
  5. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  6. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  7. · darwin i bitiren balık
  8. · şoför polis memuru diyalogları
  9. · ince ince yasemince

akbank ın 1700 kişiyi işten çıkartması  

  1. krizin teğet geçtiğinin göstergesidir. teğet geçmese mazaallah tüm şirketi kapatırlardır, onun da göstergesidir. krizin bahane edilmesi mi dersiniz, dökülen 2-3 timsah gözü yaşının ardından işverenlerin ssk primi indirimi taleplerine mi yanarsınız, ne yaparsınız bilemem ama...

    tanım: kış günü yazıktır efendiler.

    sırada diğer bankaların da olacağı sektörde konuşulmaktaymış.

    kaynak: http://www.gazeteport.com.tr/...
    (stilgar, 17.11.2008 19:20)
  2. "bankanın şu an için yeni işe alımları da tamamen durdurduğu belirtiliyor. akbank, 2001 krizinde dahi eleman çıkarma yoluna gitmeyi tercih etmemişti.
    bankanın dokuz aylık bilançosunda da karlılık oldukça yüksek durumdaydı."

    şeklindeki belirlemeyle, durumun hafızalarımıza kazınıp kalan 2001 krizinden bile daha vahim olduğunu gösteren olaydır.
    (artık yeni birşey söylemek lazım, 17.11.2008 19:24)
  3. (dünyayı kurtaran adam, 17.11.2008 19:27)
  4. bugün bir haber sitesinde okuduğum ve dumur olduğum haber.türkiye'nin en büyük bankalarından biri olan akbank'ın böyle bir kararı alıp 1700 kişiyi işten çıkarması memlekette potansiyel işssiz bankacı sayısını bir anda 2ye katlatmıştır.haberin tv. kanallarında yayınlanmamasının sebebide bankanın hisselerinin bir anda dip yapmasını engellemek olduğu su götürmez bir gerçektir.umarız diğer bankalarda bunu bir trend olarak kabul edip işçi çıkartmalarına başlamaz.

    haber için: http://www.haber7.com/...
    (coreytaylor, 17.11.2008 20:48 ~ 20:49)
  5. diğer bankaların da sırayla takip edeceği gelişme.

    (bkz: hamdolsun kriz yok)
    (bkz: kriz bize teğet geçti)
    (haarp131, 17.11.2008 21:44 ~ 18.11.2008 19:54)
  6. kriz fırsatçılığının en güzel örneklerini sunan işten çıkartma ya da tam anlamı ile kapıya koyma hareketidir. sadece emekliliği yaklaşan ya da kısa bir süre önce bankada çalışmaya başlayanlar değil, akbank tarafından iş gücü fazlalığı sebep gösterilerek evli, çocuklu, borçlu vs ayrımı yapılmadan uygulanan çıkartmalardır. çalışanların işten atılmayacak kısmına saat altıdan sonra kesinlikle mesai için kalmamaları bildirilmiş, seçilen şanslı kesime de bir bahane ile beklemeleri söylenmiştir. müdürleri ile görüşmeye giden çalışanlar ellerine aldıkları kağıtları ile kendine kurum demeyi kurum olmak sanan işverenlerinden nasıl bir tokat yediklerini anlamışlardır.
    işin daha da vahim tarafı hiçbir basın organında bu tip bir toplu işten çıkartmanın haber olarak yansımaması, bu işin üzerine gidilmemesidir.
    (bkz: kapital)
    (bkz: basın)
    (tamdely, 17.11.2008 21:45 ~ 21:45)
  7. iş kanununun 29. maddesine göre işverenin toplu iş feshi yapabilmesi için en az 30 gün önceden türkiye iş kurumuna bildirimde bulunması, kurumun işleme yazılı onay vermesi ve aynı şekilde alanda sendika var ise sendika ilede mutabakata varması gerekli iken tüm bu yasal prosedürü çiğneyip kendi kafalarına göre iş yapmış durumdalar.
    tabi kanun sabancı ailesi ve şirketleri için geçerli olmayabilir. kanun baklava çalan çocukları yıllarca hapse atmak için değilmidir?
    (cylon, 17.11.2008 22:27)
  8. (busburak, 17.11.2008 23:28 ~ 23:42)
  9. işten çıkartılanların mı ilgili yöneticilerin mi düşük performanslı olduğu üzerine sakin kafayla düşünülmesini gerektiren olaydır. sokaktaki sıradan insanın bile en az bir yıldır farkında olduğu krizi göremeyen, aman da nasıl büyüyoruz, daha da büyüyeceğiz diye sırıtarak demeç veren, harıl harıl yeni eleman alan, başka bankalardan transferler yapan yöneticilerin
    performansını sorgulamak sanki biraz daha akılcı olur gibi geliyor bana.
    masterlı, doktoralı, hizmet içi eğitimli,yaldızlı cv'li bu insanlar krizi önceden görmek, tedbir almak ve yönetmek açısından ne yapmışlar acaba? bir de kurumsal iletişim bölümünün yöneticisine sormak lazım nutku mu tutuldu, iletişim hani nerede diye, iki gündür çıt çıkmıyor da iletişim adına.

    edit: akbank (benim bu konuya değinmem üzerine, sanırım) imkb'ye açıklama göndermiş ve demiş ki:

    akbank'la ilgili cesitli basin ve yayin kuruluslarinda personel azaltimi ile ilgili celiskili haberler cikmaktadir. gercek durum su sekildedir: bankamiz'da 31 aralik 2007 itibariyle calisan sayisi 13.513'tur. bu sayi, 18 kasim 2008 tarihi itibariyle 15.176'ya cikmistir. akbank, gelismelere uygun bir sekilde, devamli olarak genc ve yetenekli kisileri bunyesine katmaktadir. bununla birlikte performans degerlendirmeleri ve emeklilik nedenleriyle, bankamiz'dan personel ayrilmalari da olmaktadir. ancak, yukaridaki rakamlarda da belirtildigi sekilde, son 10.5 ayda bankamiz'a yeni katilan ve ayrilanlar dahil, toplam calisan sayimiz nette yuzde 12.3 oraninda ve 1.663 kisi artmistir. akbank, bu donemde, calisan sayisini azaltmamis aksine arttirmis ve istihdama onemli bir katkida bulunmustur. akbank'in ileriye donuk buyume hedeflerinde de bir degisiklik yoktur ve bankamiz ulkemiz ekonomisine katki saglamaya her zaman oldugu gibi devam edecektir. ***akbnk***

    http://finans.mynet.com/...
    (arapbebek, 18.11.2008 10:17 ~ 11:59)
  10. bankacılar için işten çıkarılmak bir şok değildir, bu ülkede daha önceki krizde de bankacılar işten çıkarılmıştı. diğer ülkelerden gelen arkadaşların ilk gözüne çarpan ülkemizdeki banka şubesi sayısı olmuştur, bakkal dükkanından fazla banka şubesini gören yabancı bir bayan arkadaş hayretler içinde sizin ülkenizde internet yok mu demişti (bkz: türklere sorulan salak sorular) onca eğitimli kültürlü insan, kendilerine en rahat gelen mekanizmaya, 09:00 - 17:00 masabaşı hayal ettikleri için, 3 kuruş maaş verse de bankaya tamah edip, böylece kaçınılmaz sonu da kendi elleri ile hazırlıyorlar. çalıştığım x bankada kredi kartı satış ekibinde tam bir sene boyunca kapı kapı dolaştım kart sattım, askerliğim yoktu düzgün iş bulamazdım mecburen..ama müdürlerin her gün toplantı yapıp, iki sene sonunda sizi şubeye geçiricez..hödö hödö kariyer yolları temalı toplantılara hiçbir zaman inanmadım, tamamen gaz vermek adına yapılan boş vaatlerdi, bir sene sonunda askere gittim, mis gibi işe yerleştim. orda kalıp hikayelere inanan arkadaşlar ise, 2 seneleri dolmalarına rağmen geçiş imkanı vermeyip, yok pozisyon yok..burda kal daha iyi kazanıyorsun..daha da vadesi geçenlere ise 30 ay ve üzeri için evrakta sahtecilik vs. gibi bir şey uydurup istifasını isteme yoluna gidiyorlar..benim önceki çalıştığım kurum işi öyle çok abarttı ki, işten çıkaramadığı adamın üstüne iftira atıp, seni savcılığa veririz istifa etmezsen vs. gibi kandırma yollu 5-6 milyar tazminatın üstüne yatmaya çalıştılar..işte arkadaşlar, eski bir bankacının ağzından bankada kariyer..bankalar böle ipnedir, insanın gözünün yaşına bakmaz..tepe tepe sizi kullanır..sonra işine gelmediği anda da şube kapatır işten çıkarır..akıllı olun, kariyer basamağı olarak siz bankayı kullanın..geçtiğiniz güzel işlerden de eski müdürünüze selam yollayıp nanik yapın..
    (kabus, 18.11.2008 12:09)
  11. (bkz: @2829819 )
    (diabetik nöropati, 18.11.2008 13:09)
  12. bankacılık sektöründe çalışan bir arkadaşımdan aldığım bilgiye göre garanti, ing ve tekstilbank ın da yakında akbank ı örnek alarak uyacakları akımın başlangıç noktasıdır.
    (haarp131, 18.11.2008 21:43)
  13. krizin asıl etkilerinin 2009 içinde belirginleşeceği söylenirken yaklaşık %8 gibi bir rakam üzerine yoğunlaşıp bu işten çıkarmaları yapmışlar, hatta bu operasyon insan kaynakları yoluyla değil müdürlere verilen listeler yoluyla yapılmış. muhtemelen bu evli, bu bekar, bu çocuklu gibisinden ilginç yaklaşımlarda vardı bu listeler hazırlanırken ama en çok dikkat edilmesi gereken nokta ise bu işten çıkarmaların maaşlara zam dönemi öncesi yapılarak geride kalanları da korku ile terbiye etme fırsatçılığıdır ki, kapitalizmin mikroplu dişlerinde bu lekeleri görmek pek de garipseyeceğimiz birşey olmasa gerek. evet protesto ediyor muyuz? tabi ki hayır! devam daha çok kazandırmaya devam..
    (medcezirler, 18.11.2008 21:51)
  14. en son mustafa filmine sponsor olarak can dündar'ın kalbini fetheden ama binin üzerinde çalışanının kalbini kıran bankanın eylemidir. 9 ayda bir buçuk katrilyon kar edip bunda emeği geçenleri kapının önüne koyarak ödüllendiren sermayenin ters kalaye yatıran golüdür. reklam derdine ağzını açamayan medyanın attığı basın özgürlüğü nutuklarının ne kadar boş olduğunu kanıtlayan olaydır. haberi görmezden gelen pısırık tavrıyla, hepsini toplasan bir gazeteport etmeyecek medyamızın utanç günüdür.
    (polikina, 18.11.2008 22:09 ~ 22:10)
  15. yönetici dostlarım alınmasın, akbank yanlış yaptı. hem de büyük bir yanlış...

    akbank bir günde yüzlerce insanı kapının önüne koyarak, türk ekonomi aktörlerine "işler berbat olacak" mesajı verdi.
    ayrıca 3 gün önce hürriyet gazetesi'ne "bu kriz bizi zıplatır" açıklamasını yapan yönetim kurulu başkanı suzan sabancı'nın sözlerinin de aslında ne anlama geldiğini de anladık: ekonomiden önce çalışanlarımızı zıplatacağız!

    bir başka gerçek daha anlaşıldı. suzan sabancı, kısa bir süre önce "küresel mali kriz bizi teğet geçer" diyen başbakan tayyip erdoğan'ı, banker dergisi'nde övüyordu. anladığımız kadarıyla sabancı, erdoğan ile aynı görüşte değil. krizin teğet geçmeyeceğini herkesten önce akbank çalışanlarının anlamasına yardımcı oldular!

    kötü alışkanlıktan kurtulmak için bir fırsat
    biliyorum, sabancı ailesi ve her fırsatta büyük reklam veren olduğunu hatırlatan banka yöneticileri, kendilerine yönelik küçük eleştirilere bile tahammül göstermiyor. bu yazı sanırım bu kötü alışkanlıktan onları kurtarmak için bir fırsat olacak...

    işçi çıkardığı için bir bankanın eleştirilmesini haksızlık olarak değerlendirenler çıkabilir. bu nedenle akbank özelinde biraz sayılara bakmak, onları konuşturmak gerekiyor.

    1) 1.000'e yakın çalışanını işten çıkaran akbank, dokuz aylık bilançolar dikkate alındığında borsanın en karlı bankası. ancak bankanın 9 aylık karı dolar bazında yüzde 34 düşmüş durumda. (döviz kurlarındaki yükselişten kaynaklanıyor)

    2) akbank'ta büyük çaplı işten çıkarma tüm sektörlerde büyük bir moral bozukluğuna neden oldu. morallerin bozulmasının temel nedeni, bu ölçüde işten çıkarma yapan şirketin zarar değil, 9 aylık bilançosunda tam 1.5 milyar ytl kar açıklamasıydı...

    3) bankanın net karı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5'lik bir düşüşe işaret ediyor. enflasyon etkisi de dikkate alındığında akbank ytl bazında geçen yılın ilk dokuz ayına oranla yüzde 15 daha az kar etmiş durumda.

    4) dolar bazlı bilançosuna bakıldığında ise kur etkisi nedeniyle karın neredeyse eridiği görülüyor. geçen yıl ortalama 1.20'lik kurdan 1 milyar 250 milyon dolar kar yazan akbank'ın, bu yıl aynı dönemde 1.60'lık kur nedeniyle karı dolar bazında 933 milyon dolara kadar erimiş durumda. dokuz aylık bilançolara bakıldığında, akbank'tan daha yüksek kar elde eden tek şirket turkcell. 1 milyar ytl'nin üzerinde kar eden diğer şirketler dikkate alındığında ise iş bankası, erdemir ve garanti bankası bulunuyor. dolayısıyla ortaya bu kadar büyük ölçekte çalışanıyla yollarını ayıran ilk şirketin, borsanın ikinci karlı şirketi olması gibi ironik bir durum çıkıyor. üstelik, akbank'ın personel maliyeti açısından diğer bankaların oldukça altında kaldığı da bilinirken.

    beş günlük kar kadar tasarruf sağladılar!
    5) bin kişinin akbank'a maliyeti ne kadardır? bunu biraz speküle etmekte fayda var. yaklaşık bir değer ortaya koyabileceğimizi düşünüyorum. işten çıkarılanların vergiler dahil akbank'ta ortalama maliyetinin 2 bin ytl'den olduğunu varsayalım. az mı? peki 3 bin ytl olsun. banka bu kadar kişiyi işten çıkararak ayda 3 milyon ytl tasarruf sağladı. bu yılda 36 milyon ytl eder. doların ortalama kurunu 1.5'den hesaplayın 24 milyon dolarlık bir tasarruftan bansediyoruz.

    6) akbank'ın dolar bazında günlük karı 5 milyon dolar. yani 5 günlük karı kadar bir tasarruf sağladı. ytl bazında günlük karı 8 milyon ytl. ytl bazında elde ettiği tasarruf 4.5 günlük karına eşit.

    7) yani türkiye'nin en büyük bir kaç özel bankasından birisi olan bir bankanın herkesten önce piyasaya bir işaret fişeği fırlatmasına gerek olmayacak rakamlardan bahsediyoruz. işsizliğin çığ gibi büyüdüğü bir ülkede, sokağa bu kadar insan bırakmanın yaratacağı moral bozukluğunu dikkate almalıydı akbank yönetimi.

    8) denebilir ki bir firmanın veya bankanın önceliği karlılığı korumaktır. elbette ama size akbank ile ilgili bir hatırlatma yapmam lazım. göreceksiniz ki bu bankanın topluma olan sorumluluğu diğer bankalardan daha fazladır. pek çoğumuzun unutmak istediği 2001 krizine dönelim. müthiş bir bankacılık krizi. akbank bu krizden yara almadan ve bilancosunu neredeyse yüzde 100 büyüterek çıktı. o günler biraz geçip, krizin nedenleri araştırıldığında bakın akbank ile ilgili nasıl bir tespit yapıldı?

    2001 yılını unutmamanız gerekiyordu!
    9) krizin nedenleri üzerine dönemin (22'inci dönem) milletvekillerinden bir meclis araştırma komisyonu kuruldu. onlarca uzman çalıştırıldı. ve 1130 sayfalık bir rapor yayımlandı.

    raporun 289'uncu sayfasının (ziraat bankası'nı inceleyen) son cümlesini aktarıyorum:

    "banka, (ziraat bankası) 19.02.2001-23.02.2001 tarihleri (5 günlük bir süreçten bahsediyor) arasında en çok akbank a.ş'den ortalama yüzde 2.318.5 (yanlış değil yüzde ikibinüçyüz) maliyetle borçlanmış ve bu dönemde sözkonusu bankaya (akbank'a) 110 trilyon tl faiz ödemiştir."

    raporun 299 sayfasında ise akbank ile halk bankası arasındaki durum şöyle özetleniyor:

    "bankaca, (halk bankası) 19.02.2001/02.03.2001 tarihleri arasında (yine 5 günlük bir süreden bahsediyoruz) akbank a.ş'den günlük ortalama olarak 572.350 milyar tl borçlanılmıştır. bu borçlanmalar nedeniyle maruz kalınan faiz gideri 286 trilyon 423 milyar tl7dir. akbank a.ş'inden yapılan borçlanmaların ortalama faizimaliyeti yüzde 1.801 (yüzde binsekizyüzbir) olarak hesaplanmıştır."

    10) anlayacağınız, (resmi raporlara girdiği kadarını yazıyorum) akbank 2001 krizinde sadece 5 günde, iki kamu bankasından (yüzde binlerin çok üzerinde bir faiz uygulayarak) 400 trilyon lira (bugünün parasıyla 300 milyon dolar) para kazanmış bir bankadır.

    derin bir hayal kırıklığı!
    ben o bankanın yönetici olsam, suzan sabancı'ya bunu hatırlatır, "efendim geçtiğimiz krizde kamu bankalarından beklenmedik ve anormal bir para kazandık. 5 günde 300 milyon dolar faizden para kazandık. kazandığımız para, kamu bankaların zararı olarak hazine tarafından karşılandı ve bunu toplum ödedi. bugün bırakın da yılda 24 milyon dolar zarar edelim. en azından bu topluma ve türk ekonomisine karşı bir sorumluluğumuz var" derdim.

    belki birisi demiştir.

    umarım sabancı ailesi'nin üyeleri "reklam gelirleri hızla azalan türk basının da bunu bize kim hatırlatacak" dememiştir.

    diyen çıktıysa, bu yazı onlar üzerinde derin bir hayal kırıklığı yaratmıştır.

    bundan eminim...

    (bkz: yavuz semerci)
    (neva, 19.11.2008 10:01)
  16. ihtiyaçlarınıza önem, dostluğunuza değer veriyoruz
    sizin başarınız, bizim de başarımız
    sınırları aşmanız için sınırsız çözümler
    büyük kurumlara büyük çözümler
    bankacılık en özel şekliyle, en özel yerinde

    ybsg
    (orochimaru, 08.01.2009 23:30)
  17. ibneliktir.
    (karga karga gak dedi, 29.01.2009 03:32)
  18. psikolojiktir.
    (bkz: recep tayyip erdoğan)
    (aglayankekinvekankalarınınkankası, 24.02.2009 22:41)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil