ölümün ve uğursuzluğun sembolüdür akbaba.bunun sebebi leş yiyici olmalarıdır.kimsenin hakkına dokunmazlar,saldırmazlar sadece sıralarını beklerler sahne almak için.
yunan mitolojisinde
akbaba savaş tanrısı
ares'e ithaf edilmiş bir hayvandır.ares'in kızı
thrassa,
polyphonte adında bir kız doğurur.güzeller güzeli polyphonte asi ve başına buyruktur ve aşk tanrıçası
aphrodite'nin arkadaş olmak için gönderdiği hediyeleri reddeder.aphrodite yerine av tanrıçası
artemis'le arkadaşlık eder.bu duruma sinirlenen aphrodite iki arkadaşın arasını bozmak için plan yapar ve polyphonte'nin kalbine bir
ayıya duyacağı büyük bir aşk ve tutku salar.bu aşkla ayıyla cinsel ilişkiye girer ve bekaretini kaybeder.bu iğrenç ve ahlaksız durumu öğrenen artemis ormanın bütün vahşi hayvanlarını polyphonte'ye saldırtır.çünkü artemis kendini bakireliğe adamıştır ve arkadaşından da ahlaklı olmasını bekler.vahşi hayvanlardan kaçmayı başaran polyphonte babasının evine sığınır ve burada saklanırken
agrios(vahşi) ve
orios(dağlı) adında iki çocuk doğurur.bu çocuklar büyüdüklerinde çok güçlü oldukları için hiç bir şeyden korkmayan,saygısız ve asi yaratıklara dönüşürler.yakaladıkları canlıları parçalayıp yerler,etrafa korku salarlardı.bunu gören
zeus bu iğrenç yaratıkları cezalandırıp yok etmesi için habercisi
hermes'i görevlendirir.hermes tam bu iki kardeşin el ve ayaklarını kesecekken ares kendi soyundan gelen bu yaratıkları o anda kuşa çevirir.buna göre polyphonte bir gece kuşuna, orios yırtıcı bir kuşa agrios da akbabaya dönüşmüştür.