devletin kâr etmek amacıyla şu sıralar gündeme getirdiği proje. özelleştirilecek akarsuların arasında kızılırmak da varmış. özelleştirilmedik başka neler kalmıştı sorusunu akla getirdi. komünizmin ağdalısıymışız hakikaten akarsularımız bile devletinmiş.
hükümet, küresel ısınma, beklentinin altında kalan yağışlar ve geciken barajlar nedeniyle kapıya dayanan su krizini çözmek için türkiye'de ilk kez uygulanacak bir projeyle akarsuların işletme hakkını satmaya hazırlanıyor. enerji ve tabii kaynaklar bakanı hilmi güler, proje çerçevesinde belirlenecek bölgelerin sulanması için akarsuların yap-işlet-devret (yid) modeli ile özel sektöre açılacağını bildirdi.
güler, hükümetin 4 ayrı projeden oluşan ve tarımsal sulama sorununu özel sektörle birlikte çözmeyi hedefleyen çalışmasını milliyet'e anlattı. projeler arasında, türkiye'de ilk kez uygulanacak olan "akarsu ile göletlerin kullanım hakkının 49 yılı geçmeyecek şekilde özel sektöre satılması" planı da yer alıyor.
kızılırmağın suyunun ankaraya taşınması gibi bir proje gündemdeyken yapılacak böyle bir uygulamanın işbirlikçilerine kar sağlamak amacından başka bir sebebi olamaz düşüncesini akıllara getiriyor. ne diyelim %48 bunu istiyosa...
belki bu sefer adamakıllı bir iş becermişlerdir, belki bu özelleştirme halkın işine yarar gözüyle araştırdığım hükümet icraatıdır. ama nafile yine mantıklı bir sebep çımadı ortaya. meseleyi tamamen yeteneksizlikle ifade edebiliyorum.
bakınız bir köşe yazısında konuyla ilgili belirtilen sorunlar ;
"fırat'ın sularının üzerindeki atatürk ve keban gibi barajlara giden sular da, bu özelleştirme kapsamı içinde olacak. barajlara giden su da bu kapsam içinde 'paralanacaktır'. yani bunları alan yabancı konsorsiyum, barajlara dökülen suyun parasını da teaş'tan alacak; teaş da bunu satarken, su bedelini tüketiciye yansıtacaktır. yani fırat'a akan palandöken'in eriyen karına da para vereceğiz."
"ırak'a ve kürt bölgesine su lazım... oraya büyük yatırımlar yapılıyor. buna karşılık, türkiye'nin ekonomik yönden tam bir çıkmaz içinde olduğunu düşünmek de gerekiyor. 360 milyar dolar dış borcumuz var. (dp adayı tevfik altınok, cnn'de dün dış borcumuzu 408 milyar; özel kesimin borcunu ise 126.4 milyar dolar olarak ifade etti.) iktidar, türkiye'ye yabancı sermayenin girmesi için her şeyi yapmayı düşünüyor. çünkü biz hizmet ve mal satamıyoruz. cari açığımız 30-40 milyar dolar civarında. sadece özelleştirmeden, telekom'dan, tüpraş'tan ve petkim'den gelecek para ile türkiye'nin kalkınamayacağını düşünüyorum."
"fırat ve dicle'nin 'satılması'na gelelim...
seçimlerden sonra gündeme gelecektir... öğrenildiğine göre bir konsorsiyum oluşturulacak, yabancı sermayeyle... dsi'de yapılan ön çalışmalara göre, fırat'ın 29 yıllık satış değerinin 950 milyon dolar; dicle'nin 650 milyon dolar olacağı söyleniyor. 12-13 nehrin akarsu gelirlerinden metreküp hesabıyla 3.1 milyar dolar bekleniyor. yani fırat ve dicle bir 'fabrika' gibi düşünülüyor. 29 yıllık sürede enerji projeleri çerçevesinde satış ve gelirlerle birlikte 15 milyon dolar bir kaynak hesap ediliyor."
"çevreyi kim düşünüyor ki... yarın ağrı, erciyes ve uludağ da satılabilir, kaynak yaratmak için... türkiye çaresiz; bir şey üreterek kalkınamıyor. ille de yabancı sermaye gerekli. bu nedenle iktidar, özelleştirme satışlarına yerli konsorsiyum oluşturan firmaların girmesini istemiyor; dışarıdan sermaye gelmesini istiyor. o yüzden kuveyt, lübnan, kazak ve rus sermayesine kapı açılıyor."
büyük ihtimalle çötenenk diye olmayacak olay
önce bi akpli vekilimiz* çıkar akarsuların sadece dini bütün vatandaşlarımızca kullanılmasından yanayım der sonra biz* bak bu adamların mantalitesi bu zaten 3-5seneye şeriatta gelecek derken ana haberlerde bu haberler dönerken a-a!
özelleşmiş
yoo sıkılmadık biz aynı sahneden, istikrar lazım dimi
bop dahilindeki büyük(!) kürdistan planları çerçevesinde barzani'ye yapılacak olan bir başka güzelliktir, milyar dolarlarla oynayan barzani'nin fırat ve dicle üzerindeki ihaleleri kaçırmayacağı kesindir, o elden kaçırsa bile kimin eline düşeceği bellidir (bkz: bop), öyle ki günün birinde akp gitse bile türkiye cumhuriyeti devleti'nin kürdistan devletine "keseyim suyunu, elektriğini de gör ebeninkini" deme hakkı kalmayacaktır, önce ağzımız bağlandı ses çıkarmayalım diye şimdi de kollarımızda sıra, sonrasında ne olacak tahmin etmek zor değil, kurbanların yarısı tecavüzü kaçınılmaz bulduğu için enflasyonsuz geçen 5 senenin tadını çıkarmayı tercih etmiş zaten, kendilerine barzani'yle keyifli dakikalar...
(he eğer norveç, avusturya, isviçre gibi dertsiz tasasız, kimsenin sırnaşmadığı bir ülke olsaydık bu fikri ayakta alkışlardım o ayrı)
+ korkuyorum barutcan..
- neden sevdiceğim?
+ akarsuları özelleştiriyorlarmış.. ya sıra bize de gelirse....
- merak etme minik kuşum, bedenimi özelleştirebilirler ama ruhumu asla!!!
keskin : (çin lokantasından yaka paça atılmasının üzerine) pazarda herşeyin tanesini bir milyondan satan orospu çocukları. siz yakında çin seddini de parçalar, tanesini bir milyondan satarsınız.
edit: allah aşkına bu entry'nin ne anlama geldiğinin farkında mısınız? değilsiniz ki eskilenmiş. hiç şaşırmadım hiç hem de. yazık bu üniversiteli gençliğe. yazık çok yazık.
dünya üzerinde 160 milyar doları bulan ciroları bulunan su şirketleri(bkz: rwe) olduğu sürece ve bunlar yeni pazarlara ihtiyaç duyduğu sürece devam edecek haberler silsilesi.tekelleri memnun etmeyi kendine görev edinmiş bir hükümetin en doğal hareketlerden biri.tabi bu şirketlerin pazarı ele geçirmek adına kullandıkları yöntemler vardır.biraz bahsedeyim belki tanıdık gelir.bu şirketler dünya bankası ve ınter -american development bank gibi kredi veren büyük kuruluşlarla sıkı ilişkilere sahiptir.malum bizim gibi ülkelerde bu kredilere çok ihtiyaç duyar.işte tam bu sırada bu şirketler devreye girer ve yeni verilecek krediyi suyun özelleştirilmesi şartına bağlar.işte bu sayede biz ve bizim gibi ülkelerin su kaynaklarına konarlar.bu arada bu şirketler dünyanın kullanılabilir su rezervlerinin %20sini ellerinde bulundurmaktadırlar.
(bkz: dünya su konseyi)
(bkz: dünya su forumu)
not:bm raporuna göre dünya üzerinde 1,1milyar kişi temiz suya ulaşamazken,2,6 milyar kişide su arıtma tesislerinden yoksun