bir arkadaşınızla malum kişi(özellikle hoşlanılan karşı cinsten biri ise) hakkında muhabbet ederken yada öyle kendi halinde düşlere dalmışken, telefonun titreşimiyle irkilirsin. tam kim bu muhabbetin (düşlerin) içine eden münasebetsiz diye düşünürken bakarsın ki o'dur. bu sefer hay ben kendi ağzıma diye başlayan bir cümle kurman an meselesidir. üzerinde aptal bir iyimserlik çöker,
-kalp kalbe karşıdır diyolardıya demekki doğruymuş lan
-telepati dedikleri bu olsa gerek
-demek ki o da seviyo
.
.
.
aslında karşıdaki kişi sms atacağı için sizin düşünmenize sebebiyet vermesi durumudur. hep en süperi kendimiz sanarız. "seni düşünüyordum ki sen aradın", "ulan ben aramayı 1 saat önce kafama koymuştum deyyus". "aklımdan geçiyordun ki karşıma çıktın", "ne münasebet ben evden çıkalı yarım saat oldu".
aşık olunan kişiden gelen mesajdır. zira sürekli o kişi düşünüldüğünden herhangi bir zamanda da sms gelmiş olsa yine akıldan geçtiği zamana denk gelecektir.
son zamanlarda çok sık karşılaştığım olay. tam telefon elindedir mesaj atacaksındır, pattt karşı taraf atmıştır. çoğu kez karşı taraf şımarmasın diye söylemesem de bu böyledir yani. hayır kalp kalbe karşıymış sözüne inanıcam en sonunda. hatta inanmaya başladım evet. kesinlikle artık inanıyorum.. evet evet..