yeni sakızlarımızdan birisi. allı pullu lafları sevmemizden kelli bunu da her şeye uydurmaya başladık. siyasilermize yapılan en büyük en ağır eleştiri şu aralar akıl tutulmasında oldukları. evet evet, onları yerin dibine gömen, yataklarına yattıklarında rahat bir uyku yüzü gördürmeyen sihirli kelime bu. yoksa ekonomiydi, eğitimdi, tersanelerdi, zarttı, zurttu, zıkkımdı, zakkumdu bir önemi yok. akıl tutulması dendiği anda herkes sus pus, sanki 1 2 3 tıp oynuyoruz. tamam olayları yorumlamak eleştiri yapmak güzeldir de biri de şu lafın devamını getirsin "çok sancılı dönemlerden geçiyoruz, durumun vehametini anlamak istemeyen siyasetçilerimiz bir akıl tutulmasında." mealinden cümleler kuran büyüklerimiz nedense devamını getir(e)miyor. eh devamını getirirsen işte hendek işte deve mesela bir oyunun içindesin. sonuçta sade vatandaş olarak benim de çorbada tuzum olsun, ben de size sesleniyorum hepinizin aklı tutulmuş, öyle böyle değil çok ciddi (burdan sonrası yok elbette).
taş gibi fekat bir o kadar da salak bir hatunun; er kişide beyin ile kalp(bazı er kişilerde kalp yerine başka bir uzuv görüldüğü de olmuştur) arasına girmesiyle oluşan durum.