|
|
- daha ufacık minicik bir çocuktum. ilkokul dönemlerim falandı yanlış hatırlamıyorsam. yaş aralığım nedeniyle oyuncaklar konusunda inanılmaz boşboğazdım. hani şu duracell ayıcıklarına benzeyen davullu ayıcıklardan elde edebilmek için kendimi yerlere atıp annemden bir ton dayak yediğim dönemlerdi.
ikamet ettiğimiz amasya'dan memlekete doğru yola çıkmıştık. o güzergahta her zaman uğradığımız bir dinlenme tesisi vardı. işte orda görmüştüm ilk kez. ilk görüşte aşk dedikleri şeydi benim de yaşadığım o anda.
orda duruyordu, ilk kez görmüştüm bu kadar güzel birşey. içinde sürücüsü olan el kadar jip'imle uzaktan yakından alakası yoktu. simsiyahtı, parıl parıl parlıyordu yüzeyi. koşa koşa babama gittim, anneme yalvardım. ersin'in taktiğini denedim.o bebeği almalıyım dedim, kimse beni dinlemedi.
şimdi kocaman adam oldum nerde görsem, ağzım açık bakarım yine akülü arabalara. hani küçük çocuklar için parklar yaparlar ya, onların yanından geçerken kendim tutamıyorum zaman zaman.
şimdi ilk hedefim daha çok para kazanıp o günlerin acısını çıkarıp her renkten akülü araba almak. bende akülü araba garajı yapıcam evimin önüne. yakıt sorunu yok, park derdi yok. alırım kolumun altına götürürüm evime gerekirse.
http://www.e-bebek.com/...
kaptanın seyir defterinden: hugo girisinden etkilenilmiştir yazarken. aklıma gelmesini sağlayan wolfshade'e selam ederim.*(troke, 15.09.2006 15:11 ~ 15:14)
- ilk hareketi kolla alanlar iptidai kaldığından beri tüm arabalar diyebiliriz. var hepsinde birer akü...
- malum yaş arttıkça istekler de artıyor, büyüyor. şimdi akülü arabaya sahip olabilecek duruma geldik ama içine sığamıyoruz. bu sefer de gözümüzü mercedes'ler, bmw'ler, chrysler'lar* bürüyor. açgözlü olmamak lazım di mi.
- çocukluğumuz caddeye bakan arnavut kaldırımlı bir sokakta geçmişti..küçük çocuk iken o sokaklarda maksimum hızı
3,5km/h. olan akülü arabalarıyla ağızları kulaklarında gezinen mahallenin şanslı bebeleri hatırlıyorum..hem onlar zenginliğin havasını atacak, hem de ben bir nesneye doğan sonsuz istek duygusunu terkedecek kadar büyümemiştik..sonuçta ağlamaklı bir surat ile (bkz: http://www.itusozluk.net/...) belirmiştim bizimkilerin yayında..sonuç tabiki de hayırdı..
günler; "bir tur versene" oluşumunun yavaş yavaş beynimin bir köşesinde yer etmesi ile devam etti..sonuçta hiçbir zaman bir akülü arabam olmadı..o zamanlar bir eksikliğini hissediyordum..nitekim artık hiç birşey hissetmiyorum..oyuncak akülü arabalar için geç kaldım biliyorum..öte yandan beklentilerimiz diğer akülü arabalar yönüne kaydı (içten yanmalı, 4 zamanlı motorları olanlara)..
ama her şeyi geçtim, kendimi arıba'lar ile avuttum bir nebze (daha ne istiyorsun be adam!?!).. yine de o çocukluk döneminde neler hissettiğimi aramızdakilerin bir çoğu anlamıştır (sallama tespitler)..
yaşamımın ebeveyn olarak devam edeceği kısımlarında çocuklarıma alacağımdan emin olduğum bir büyük oyuncaktır..(zeus, 15.09.2006 15:56 ~ 15:57)
- çocukluğun prestij sembolü. kullanan çocuğun bir de güneş gözlüğü varsa tadından yenmez. sol el, sol taraftan dışarı sarkıtılarak tek elle kullanmak da ayrı bir zevk olsa gerek. ayrıca;
(bkz: akşam kaçta çıkıyorsun)
(bkz: akülü arabam var gelir alırım)
- (bkz: alkollü araba)
- çokomel'in bir dönemki promosyonu, bir derginin ya da gazetenin verdiği kitabın arkasında reklamı vardı, gözümü dikip baktığım... şimdilerde akülü araba değil o reklam resmi bile yeter bana.
- (bkz: alkollü araba)
(bkz: yaran yanlış başlık okumaları)
|