gündem
  1. · zongul ducks
  2. · 22 kasım 2009 galatasaray manisaspor maçı
  3. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  4. · yaran diyaloglar
  5. · boylumlama
  6. · sevgilinin söylediği unutulmayan sözler
  7. · colin kazım richards
  8. · nuran devres
  9. · kolera

ajdar ismail yk m ali erbil ve diğerleri  

  1. günlerdir aklımda dolaşan, cümleleri kaba hatları ile belirlediğim ama iş başlık açmaya veya herhangi bir başlık altına yazmaya geldiğinde hep bir şeylerin eksik kaldığını gördüğüm, kısacası hep ertelediğim konu: ajdar, ismail yk, m. a. erbil... bence bu yazının başlığı hala bu değil.

    herşey benden yaklaşık 600 km uzakta bulunan kuzenimin doğum günü ile başladı.
    fazla uzatmaya gerek yok, 14 yaşında bir erkek çocuğu. tesadüfen aradığım ve sitemkar bir biçimde ''abi benim doğum günüm nerden hatırladın?'' demesiyle beni duvara çarpmaktan beter eden bir velet işte.

    -ozan doğum günün kutlu olsun
    +sağol abi
    -söyle bakim ne hediye istiyorsun
    +gitar istiyorum
    -senin istediğin gitar olsun, hemen yarın en güzelinden kargoya veriyorum, söyle bakim kimleri dinliyorsun?
    +ismail yk
    -.....
    -tamam canım hediyen 2 gün içinde elinde, çok öptüm seni.

    telefon kapandı ve kendi kendime düşündüm. annesi ve babası üniversite mezunu, ailesi her konuda olduğu gibi müzik konusunda da bilinçli sayılabilecek bir ailenin çocuğu neden ismail yk dinler? ya da ben aptal bir adamım.
    ismail yk dinlemek suç mu?
    bir türlü işin içinden çıkamadım.
    oturdum ismail y k denilen arkadaşın ve onun türevlerinin bir kaç parçasını indirdim.
    açıkçası bir müzisyen gözüyle veya bir dinleyici gözü ile dinlememe rağmen üzülerek söylüyorum hiç bir parçayı sonuna kadar dinleyemedim, belki de objektif olamadım.

    neden acaba ?
    bu insanlar bu kadar kalitesiz müzik yapmasına rağmen, kitleleri nasıl peşinden sürüklüyor.
    müzik öğretmeni arkadaşlarımla ve müzisyen dostlarımla yer yer bu konuyu konuştum, herkes bir şeyler söyledi.
    ben bunları birkaç madde halinde sınıflandırdım ama inanıyorum ki yeterli değil, eminim yazar arkadaşlar bunlara eklemeler yapacaklardır.

    *türk insanı, genel bir kıyaslama yapacak olursak orta seviyede müzik kulağına sahiptir, bunun sonucu olarak bu tarz müzik dinlemesi gayet doğaldır.(asla inanmayacağım bir önermedir bu)

    *-olum adam yakışıklı, ondan dinliyorlar, veya göğüsleri dik, bacakları güzel.(dikkat bunu söyleyen müzik öğretmeni)

    *sözler basit, akılda kalıyor.

    *-abi adamlar promosyon yapıyor, reklam yapıyor. televizyonlarda, reklamlarda, haberlerde hep onlar.

    *-sana itici gelebilir ama birçok kişiye ilginç geliyor.

    *-son model arabaya biniyor ondan.

    *-duygu sömürüsü var abi.

    *-aslında satmıyor olum o albümler. tirajı şişiriyorlar.

    bu liste böyle uzayıp gidiyor. eminin hepsinde bir nebze haklılık payı vardır, biraz düşününce mantıklı gelmiyor değil.

    bu söylenen herşeyi akıl süzgeçimden geçirdim, naçizane ve asla iddialı olmayan görüşlerim şunlar.

    bu adamlar trt dönemindeki katı anlayışın aksine, ''reyting olsunda nasıl olursa olsun'' denilen bir anlayışın hüküm sürdüğü, her şeyin siktiri boktan bir kaç kamuoyu yoklamasına dayandığı bir ortamda sivrildiler.
    malzeme sıkıntısı çeken televole muhabirleri tarafından, patronlarını mutlu etmek adına, yeri geldi yatak odalarını bile milyonlarla paylaştılar. kimi zaman sevgililerinin bacak arasındaki doğum lekesini bazı şeylerin ispatı olarak sundular.

    medya çalışanlarının bir çoğu,türk halkının en zayıf yeri olan acıma, merhamet, milli duygular, terk edilme, üç damla gözyaşı gibi konularda haber yaparken fonda bu insanların şarkılarına yer verdiler.
    şehit cenazelerini gösterirken fonda ismail y k dannerdesin çalıyordu.

    bu insanların yaşadığı bana göre sefil hayat, ekran başındaki insanlara bir çıkış, kurtuluş, başarı öyküsü gibi gösterildi.

    daha sonra adı müzik kanalı diye geçen, parayı verdinmi denizli horozunun sesini bile şarkı diye sunabilecek kanalların bombardımanı başladı. günün her saati karşımıza onlar çıkıyordu, her zaman diliminde ve her kanalda...

    trt bile klasik müzik, rock müzik, tsm yayınlarını ya sınırlamış ya da gecenin bilmem kaçına atmıştı. benim vergilerimle ayakta duran devletimin kanalı yılbaşında m.a.erbil'den medet umuyor, bonus olarak haber bültenlerinde ajdar'dan bahsediyordu.

    sabah programlarında aklı başında bir sanatçıyı gördüğümüzde ayıplamaya başlamıştık.
    -yuh be... sende mi o programa çıktın? diye.

    suç hepimizdeydi belki de, sıkıştığımız yerde ''siz klasik müzik dinleyecektinizde size onlar mı engel oldu''dedik. bir çoğumuz dedik.
    aklı başında sanatçılar ticari kaygılarla reklamlara katıldığında ayıpladık, promosyon yaptığında piyasa oldu dedik. herhangi bir konserinde çok bilindik eserler çaldımı ''olum bu da göt olmuş'' deyip kendi egomuzu tatmin ettik.

    suç hepimizdeydi, herşeyi en iyi biz biliyorduk, bu halk öküzdü, iyiyi doğruyu bulmak çok emek gerektirir diye, iyiyi ve doğruyu insanlarla paylaşmadık, anlatmadık. tele vole başladımı göz ucuyla izledik, acun'la firar ettik. bir doğan canku, bir özdemir erdoğan, birvedat sakman hakkında yazmadıkta, ajdar dedik, yurseven kardeşler dedik, anasının amı dedik..

    sonra neymiş
    insanlar neden dinliyor bu müzikleri?
    dinlerler tabi, ne sunarsan neyi yüceltirsen onu dinlerler.

    hadi bakalım, oturmaya mı geldik?
    (manha de carnival, 04.10.2006 23:04 ~ 13.11.2008 00:14)
  2. (bkz: others)

    (bkz: lost)
    (centrocampista, 05.10.2006 00:14)
  3. (wolfshade, 05.10.2006 00:18)
  4. (van den budenmayer, 06.10.2006 04:49)
  5. (rafael benitez saldılar o kaldı içerde, 13.01.2007 04:23)
  6. kültürümüze hiperstar,şappır şuppur,canlı yayında don indirmek gibi kavramları sokan,belli kitlelerce yaptıkları işlerle dalga geçilse de esasında çok büyük ilgi toplayan,ciddi anlamda fanatikleri bulunan bir gürühtur.
    (dünyayı kurtaran adam, 13.01.2007 10:41)
  7. (zebani, 13.01.2007 12:13)
  8. esasında kim ne derse desin hepimiz bir şekilde bu tür kişileri takip ediyoruz bundan 20 sene evvel belki sözlük yazarlarından çok azınlıkta olanlar hatırlar siyah beyaz televizyonları o zamanın politikacılarını bir büyüğümüz demişti türkiyeyi küçük amerika yapacam demişti al sana küçük amerika ne güzelde olduk apolitik gençlik sadece kendini düşünen sisitemin içinde kaybolmaya yüz tutmuş bizler anlamsız ama çok anlamlı bir meclis sadece anlayana.......

    bir tek yozlaşma televizyonlarda olsa neyse artık içimizde ailemizde arkadaşlarımızda heryerde herkes ismail yk

    o adamlarada kızmamak lazım tanımam etmem öyle bak diyorlar bakıyor sus diyorlar susuyordur muhtemelen....... m.a.erbil dediğimiz adam esasında muhteşem bir aktör ama nerde....yapacak bişey yok sistem dünyada bu

    bir çoğumuzun dinlediği değişik türdeki müziklere baktığımızdada işin en başına dönüyoruz burda ismil yk orda marılyn manson burda cankat orda 50 cent sonuç olarak dünyada herşey hızla tüketiliyor artık insanlar yakında hiç birşeyden zevk alamadıkları için biribirlerini parmaklamaya başlayacaklar olmadı kendi kendilerini bilemem

    ha buraya nasıl geldik artık iletişim o kadar hızlı ki önümüzden geçen şeylerden en kolayını tüketiyoruz eskiden türk mutfağı diye bişey vardı şimdi fast food eskiden kütüphaneler vardı şimdi google herşey bu kadar hızlı olunca değerli olan herşeyi es geçiyoruz çünkü değerli ve güzel olan herşey zordur


    sonuç: yapacak bişey yok akıntıya kapılıp yakaladığımızı sözlükte sonsuza kadar paylaşıp saklayacaz bence bu kadar da kızmamak lazım daha ne bombalar çıkacak karşımıza izleyin görün bizler şanslı son nesiliz bundan sonrakiler için üzülüyorum sadece
    (tukaka, 04.08.2007 13:53)
  9. kalkıp en büyük müzisyenlerin bile ajdar hakkında yorum yapmasıyla bende çok büyük hayal kırıklığına neden olan olaylar zinciridir. eğer bir adamın müziği, sanatı , şaklabanlığı beş para etmiyorsa, o halde asla ucundan bile yorum yapmamalıydık, kervana katılmamalıydık. eğer sözlüklere, forumlara , youtube'a bakarsanız, en çok hit alan, en çok tartışılan konular hep bu popüler medya maymunlarına ait konulardır. bu da rating demektir. medya kuruluşları rating ile para kazanıyor, halkın eğitimini veya ruh sağlığını düşünmüyor, bunu hepimiz biliyoruz. rating eşittir para demektir, bu adamların tanrıları paradır. dolayısıyla bu ratinglerin en azından elimizden geldiği kadarıyla yükselmemesine yardımcı olmalıydık. gözucuyla bile izlememeliydik popüler kültür ürünlerini.

    "halk bunu istiyor" tezindeki halk da biziz, sadece varoşlar değil. hepsini bizler besledik, bu da yol-su-elektrik olarak bize geri döndü. halkın önüne, iyi şeyler konunca da izleyebileceğini cnbc-e gerçeği ile yaşadık, demek ki halk bunu istiyor diye birşey yok. ama biz kendimizle çeliştik, izledik, bir yorumu bile haketmeyen şeyler için bile yorum yaptık, milletin ekmeğine yağ sürdük.

    ailemde bir opera sanatçısı var, onun yabancı bir ülkede bir jazz-napoliten konserinde, 3 masa olarak gelen türklerin, kendisinden ajdar'dan "nane nane"yi ve mahsun kırmızıgül'ün bir şarkısını istek olarak ısrarla istemeleri sonucu, benim de türk halkının sanata ilişkin bakış açısına dair ümidim bitmiştir arkadaşlar. bırakın kendine saygıyı, halkımızın birçoğunda sanata veya sanatçıya dair saygı yok, her müzik yapılan yeri pavyon zannetme kültürü halen devam ediyor.

    80 kuşağı en azından birşeylerle mücadele ediyordu, az çok birşeylere karşıydı, dünyayla ilgiliydi. yeni gelen kuşakta şüphesiz çok değerli insanlar da var ama bakıldığında genel durumun gitgide kötüleştiğini farketmemek olanaksız.

    bizim toplumumuzdaki aydınların, gerçek "aydın sorumluluğu" nu farkedip kabullenmediği ve toplum için birşeyler yapmaya çalışmadığı sürece, sadece kaybedeceğimiz müzik kültürü, sanata yaklaşım olmayacak. bu iş çorap söküğü gibi durdurulamaz şekilde ilerleyecek ve en sonunda amerika'nın istediği noktaya geleceğiz.
    (age of aquarius, 04.08.2007 14:25 ~ 14:27)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil