|
|
- yönetmenliğini orhan aksoy'un yaptığı,herkesin en az bir kere seyretmesi gereken;iyilikler,kötülükler,mutluluklar ve hüsranlarla dolu 1976 yapımı film.bir zamanların modası olan geniş oyuncu kadrosuyla dikkat çekmektedir.ciddi niyetle yapılan komik yapımların en iyilerindendir.
- bu konuyu bi açıklığa kavuşturmak istiyorum:
aile şerefi adlı film; bizim aile; neşeli günler, gülen gözler adlı filmlerin (bu filmlerin ortak özelliği adile naşit ve münir özkul'un anne-baba rolünde olmaları) içinde tek acıklı, ve sonu buruk bir mutlulukla biteni.
bu filmde ayrıca tarık akan oynamıyor. tamam mı?
zeynep(ıtır esen) küçük kardeşiyle bir gün dondurma almaya giderler(ya da öle bir şey) fakat; zengin piçi (tam anlamıyla öyle) son model arabasıyla yarış yaparken gelir kardeşine vurur ve onu sakat bırakır. ve üstüne üstlük gel sen bu sapık adam zeynep'e göz koyar (bak şimdi çok sinirlendim.) bundan sonra da olaylar gelişir. ama sonra da geberir gider bu herif.(viola, 07.12.2005 11:55 ~ 11:55)
- canım kardeşimden sonraki en damar ikinci türk filmidir nazarımda.
hele ki final sahnesinde "çünkü onlar şerefli bir aileydiler" repliğini sanıyorum önümüzdeki yüzyılda da unutmayacağım. her ne kadar çok tartışmalı mesajlar içerse de başyapıttır.
ayrıca herkes hayatında bir kez ıtır esen'e aşık olmuştur.
- fakir aileye ve sakat kalan küçük kardeşe mi, yoksa babası tarafından tam teşekkülü bir zengin piçi olarak yetiştirilmiş olan kötü çocuğa mı, yoksa oğlunu o hale getirip ölmesine sebep olan ve hayat boyu pişmanlık çekecek olan zengin babaya mı acıyacağıma karar veremeyerek izlediğim eski türk filmi.
not: ve bu da hayatımda kurduğum en uzun cümlelerden biriydi.
- filmde erenköy civarındaki köşklerin ve caddenin eski zamanlardaki hali görülüyordu sanırım. bir de unutulmaz bir şeyin * günümüzdeki benzerine çağrışmak istedim birden.
(bkz: oktay buzdolapları)
(bkz: okan üniversitesi)
- filmdeki en bomba konuşma şudur.
selim* dört adam tarafından kaçırılıp evire çevire dövülmüş, kapının önüne atılmış, garibim de zar zor ağzı burnu kanlar içinde kapıdan dalar.
ıtır esen/ayşen gruda: abiii
adile naşit: oğlummm...
minür özkul: hasannn
şevket altuğ: yeter ulan yeteeeer
koşar, yüklükten tüfeği çıkartır.(venom, 10.02.2007 18:18 ~ 19:03)
- zeynep kardeşine çarpan adamı cafede otururken görüp yanına koşar bir tokat patlatır ve hızla oradan uzaklaşır. kötü adamımız arkasından pis bir sırıtnmayla bakmaktadır. arkadaşı tecavüzcü coşkun sorar:
-ne o tokat mı tatlı geldi ?
-nnayır! kıız tatlı geldi...
- ergen halimle izlerken buhranlara girdiğim, sıkıntıdan ilk sivilcemi verdiğim, ancak azmedip bitirerek ardından hayata daha güçlü ve görmüş geçirmiş bi şekilde devam ettiğim psikolojik türk filmi.
(alik, 23.04.2007 23:48 ~ 30.09.2007 05:07)
- garip diyaloglar içeren bir filmdir. şöyle ki:
(oktay kişisinin babası, köşkünün bahçesinde zengin arkadaşlarıyla eğlenirken bir taraftan da iş konuşmaktadır.)
-buzdolabı işine girerim, yalnız iki şartım var. birincisi yüzde elli bir hisse benim olacak, ikincisi buzdolaplarının adı oktay olacak.
-aman beyefendi, sizin oğlunuz o kadar soğuk mu ?
-evet, doğru. bak ben bunu hiç düşünmemiştim, oktay'a ayıp olacak.
(oktay, zeynep* yüzünden kafayı yer ve elinde içki şişesi, kendisini havuza atar.)
-istiyorum baba, onu istiyorum.
-ne istiyorsun, kimi istiyorsun?
-onuuuuu...
-o kim?
-zeynep, kardeşini çiğnediğim kız.
-hay allah, bir sucu parçasının kızı için mi bu hallere girdin?
-napıyım unutamıyorum.
-ulan sana bu dünyada kız mı yok?
-bu öyle değil baba, ne yaptıysam boşuna. nikahlarsam belki evet der.
-ne demek belki, bayılırlar. ama ben seni bilirim, üç ay sonra bıkarsın.
-o zaman da atarım. al onu baba, nolur.
-sen ne istedin de ben peki demedim oğlum, alacağım.
http://www.youtube.com/...
http://www.youtube.com/...(sdf824, 02.02.2008 19:53 ~ 20:45)
- (bkz: ıtır esen)
- münir özkul' un oğullarından en bıçkın olanı hasan' ın film boyunca oktay*' ı dövme isteği babası tarafından engellenmiştir. tam döveceği sırada araya girmiştir hep münir baba. ta ki zengin piçlerinin zeynep(ıtır esen)' in nişanını bastığı sahneye kadar. orospu çocukluğunun son raddesi olan bu hareket karşısında peygamber gibi adam olan münir özkul bile hasan'ı durduramamış, ancak oktay' ı baya patakladıktan sonra, tam boğazını sıkıp öldürecekken hasan' ın elinden alabilmiştir . içimin yağlarının eridiği sahne de budur. vur hasan benim için de vur.
|