ahmet uluçay   

adana çık aradan

  1. köyünde sessiz sedasız film çeken yönetmen. karpuz kabuğundan gemiler yapmak filmiyle istanbul film festivalinda en iyi türk filmi ödülünü aldı. yılmaz erdoğan'ın çirkin saldırısınada onu beğendiğini söyliyerek cevap veren mütevazi şahsiyet...
    (zoe, 26.09.2004 22:20 ~ 27.12.2004 00:57)


  2. karpuz kabuğundan gemiler yapmak gibi başarılı bir film yapmış olmasına rağmen para bulamadığı için uluslararası festivallere zar zor gidebilen, bir de üstüne olmadık eleştirilere maruz kalan, sokakta yürürken kendisini tanıyanlara şaşırıp inanılmaz mutluluğunu size hissettiren yönetmen. kişiliği ve sinemacılığıyla sözde sinema yapanlara örnek gösterilmesi gereken kişi.
    (filmlerdeki gibi, 25.07.2006 03:37)
  3. kütahya'nın tavşanlı ilçesininin tepecik köyünde yaşayan sinemacı, yönetmen. kısa film denemelerinin ardından ilk uzun metraj filmi karpuz kabuğundan gemiler yapmak ile büyük başarı yakalamıştır. ayrıca filmde berber olarak küçük bir rol sahibidir.
    (başımı koyduğum yer evimdir, 05.01.2007 14:57)
  4. yeni filmlerini de izleme şansını bulmayı umduğum güzel insan.
    (ornitrin, 03.02.2007 22:04)
  5. çok değerli bir yönetmen olmasıyla beraber; şu sıralar memleketindeki evinde rahatsızlığı sebebiyle dinlenmekte olduğunu öğrenip acil şifalar dilediğim, sinemayı somut olarak yaşayan ve aldığı ödülleri senelerdir neler uğruna eziyet çektiğini bilip de kendisine sonsuz destek veren eşine adamış ince ruhlu insan.
    (sürrealist, 11.03.2007 18:14)
  6. kısıtlı şartlar da bile ne kadar güzel eserlerin ortaya çıkarabileceğini göstermiş, maliyeti yüksek, güzel diye milleti sinema salonlarına çeken ve tamamen ticari amaçlı sözümona filmlere nazire yaparcasına oldukça kaliteli bir yapıt ortaya çıkaran ve halkın içinden, ünlü oyuncuya pek ihtiyaç duymadan film yapabilme başarısı göstermiş usta.
    (zizou, 11.03.2007 18:30)
  7. türk sineması yönetmenidir. '500 ytl bulun hemen diğer filmimi çekeyim' gibi bir yorum yapmış ve bildiğinden şaşmayacağını beyan etmiş kişidir.
    (henriçayniski, 27.03.2008 01:49)
  8. bozkırda deniz kabuğu adlı son filmini tamamlamak üzere olan yönetmen.
    geçenlerde ntv'de bir programda rast geldi ve izlerken anladım ki, bu adam gerçekten bir sinema aşığı. son zamanlarda rahatsızdı ve kütühya'da bir köyde bulunan evinden pek çıkmadığı söyleniyordu ama kendisini tekerlekli sandalyede filmini yönetirken izledim o programda.
    sinema büyük bütçelerin işi değildir, yürek işidir. kendisi de bunu gerçekten kanıtlıyor. fi tarihinde bir laf etmişti "90 dakikalık da kısa film olur." diye. o zamanlar idrak edemeyip "futbol maçı olmasın o" demiştim ama gerçekten 90 dakikalık da kısa film oluyormuş. üstat, o lafıyla kısa film çekmenin heyecanını yitirmeden, yine aynı duygular ve amatör ruh ile uzun metrajın çekilebileceğini kastetmişti ve kendisini şu an çok daha iyi anlıyorum. ömrü uzun olsun.
    (sürrealist, 29.03.2008 13:18)
  9. "...inanmayacaksınız; ama ben hayatım boyunca bir kez bile film seti görmüş değilim. orada neler döner, neler yapılır, kim yönetmenle ne konuşur, yönetmen oyuncuya neler anlatır görmedim. bir film nasıl çekilir bilmem. nasıl çekiliyor sahi?..." diyor.

    hepimiz deliyiz hacı ama sen bizden güzelsin.
    (atxaga, 14.09.2008 01:48 ~ 01:49)