ahmet turan alkan   

 sayfa  / 2
adana çık aradan

  1. günümüz yazarlarının en özgünü, kalemi konuşturmak bir yana kaleme türkü söyleten, hokkaya tanbur çaldıran kalem üstadı. günde 180 gazete fıkrası yazabilme yeteneğine sahip insan. şimdilerde zaman ve aksiyon'da yazıyor.
    (organometallic complex, 08.05.2005 21:23 ~ 16.04.2006 15:55)
  2. 'ertesi günü tatil olmayan güne tatil mi derim ben' sözünün sahibidir. pazar gününe itafen yazılmıştır. özlü söz olmaya adaydır kanımca..fakat kaosa sebebiyet verebilecek bir sözdür de aynı zamanda
    (bkz: bütün hayatı tatil ilan etmek)
    (palantir, 23.10.2005 02:07)
  3. zaman gazetesinde ve turkuaz ekinde yazar.ayrıca aksiyon ,eğitim bilim gibi dergilerin vazgeçilmezidir.sivas'ta yaşar.sivas'ın yetiştirdiği güzel adamlardandır.cumhuriyet üniversitesi'nde akademisyen olan yazarın hitabeti ise çok zayıftır.kalemi çok keskindir.
    (cesar pevase, 23.04.2006 19:01)
  4. bir akademisyen olmanın yanı sıra iyi bir marangozdur da kendisi.
    (kuzudis, 24.04.2006 12:49)
  5. üstad bir ara recai güllapdan müstear ismini kullanarak irfan külyutmaz müstear ismini kullanan hilmi yavuz ile atışırdı, hayatımın hazzını alırdım atışmalarını okumaktan. hilmi yavuz'un edebiyat, felsefe malumatındaki üstünlüğü tartışma kabul etmez olsa da ahmet turan alkan usta söz cambazlığında daha öndedir.
    (organometallic complex, 24.04.2006 12:50 ~ 03.11.2007 19:23)
  6. tam bir söz üstadı.zaman zaman biraz fazla muhafazakar bulsam da yine bugünkü yazısıyla sağduyu sahibi biri olduğunu bi kez daha kanıtlamıştır.bilinen kalıpların dışına çıkar.çok alaycı bi üslubu vardır.son zamanlarda sıklaşan çekirge usta yazılarından pek hazetmem.yine de mizah anlayışı çok ince ve keskindir.
    (hanzala, 22.01.2007 17:59 ~ 18:21)
  7. bir insan bu kadar mı iyi kalem kullanır dedirtecek yazılara sahip.onca sıkıntılı gündemin arasından yazdığı o güzel mizah dolu yazıları ile sıyrılmasını bilen güzide yazarımız ve akademisyenimiz.
    (immigrant, 07.07.2007 19:50 ~ 19:51)
  8. gazete okumama rağmen özellikle takip ettiğim az sayıda yazar vardır. işte alkan, bu az sayıda yazardan biridir. düşündüklerini çekinmeden söyleyebilen, okurken sizi sıkmayan ustalıkta kalem oynatan ender yazarlardandır.
    (nicksiz yaşanmaz, 03.08.2007 19:11)
  9. başbakan'a, i.ü. rektörüne ve sabih kanadoğlu'na aynı anda ayar veren yazısıyla gece gece beni güldürmüş gazete yazarıdır. ayrıca yazıda bol bol bkz vererek, sözlükte de yazar olmaya göz kırpmıştır. bayılıyorum bu adamın üslubuna yahu!

    yazı için: http://www.zaman.com.tr/...
    (şiirbaz, 15.09.2007 03:04)
  10. recai güllapdan mahlasıyla yazdığı orman yangınlarına çare konulu yazı türkiyenin orman yangını sorununu kökten çözmektedir. şiddetle tavsiye edilir.
    http://recaigullapdan.net/...
    (mulenbu, 28.10.2007 13:42)
  11. bugün köşesinde yazdığı yazıyla beni epey güldürmüş olan yazardır. birine pis bir ayar vermiş ama hala bulamadım ayar verdiği bayanı.
    http://www.zaman.com.tr/...
    (ness, 09.01.2008 12:12 ~ 12:47)
  12. yazılarıyla tam bir neşe kaynağı insan.her seferinde gülümsetmese olmuyor ve tabii düşündürüyor da.bugünkü yazısında ince bir nükteyle kültürlü olduğunu da kanıtlamıştır.

    http://www.zaman.com.tr/...
    (dünya koca bir yalandı gördüm, 21.01.2008 16:20)
  13. her yazısıyla zekâsına, kalemine, cümlelerine bir defa daha hayran kaldığım yazar. son yazısı da benim için doruk noktalarından biridir:

    http://www.zaman.com.tr/...
    (ness, 28.01.2008 02:33)
  14. her yazısının sonunda oy butonu aradığım yazardır kendisi. bunda son zamanlarda makalelerine bakınız vermesinin de etkisi vardır korkarım.
    (radi, 28.01.2008 02:47)
  15. ülkenin sûni gündemini değil, asıl gündemini takip eden akl-ı selim, nâif, belâgâtı doruklara ulaşmış insan. işte gerçekler;

    http://www.zaman.com.tr/...
    (malpolitikası, 05.02.2008 16:04 ~ 16:05)
  16. hukukî müdaheleye "ankara amblemi" üzerinden giydirmiş bulunan köşe yazarı.

    http://www.zaman.com.tr/...
    (şiirbaz, 12.04.2008 05:36)
  17. (bkz: istikrar senin neyine vesayet/@2362081)
    (closer, 22.04.2008 22:34)
  18. ateş tecrübeleri diye bir kitabı vardır.
    (josephe reinette, 22.04.2008 22:42)
  19. ironi üstadı...
    makale okuma hobim dolayısıyla takip ettiğim bi dolu yazar arasında; yazılarındaki üslubu ve akıcılığını; ironi sanatıyla süsleyerek doyumsuz bi tat almamı sağlayan idol yazarım.
    (pituitaria, 08.06.2008 21:07)
  20. sivas cumhuriyet üniversitesi iktisadi ve idari bilimlerde hoca olmasına rağmen pek çok edebiyatçı ve dilciden daha iyi cümleler kurabilen yazarımız..10 dan fazla kitabı vardır ve zaman gazetesinde halen yazmaktadır...
    (langara, 07.07.2008 22:09)
  21. iyi güzel hoş yazıyor da, bazen çok gereksiz konulardan bahsediyor.
    (doğru söylüyo icabında, 16.07.2008 18:32)
  22. 2012 londra olimpiyatlarında şanlı bayrağımızı göklere çekeceğine, ülkemizi başarı ile temsil edeceğine inandığım milli sporcumuz, medarı iftiharımız.

    http://www.zaman.com.tr/...

    kırmızı bonesi ile amerigalı tıfılları havuzda tokatlayacağından hiç bir şüphem yok. off..
    (ohannes allahverdi, 16.08.2008 11:52)
  23. belki ahmet hamdi tanpınar olamaz ama okunması gereken yazar,üç noktanın söylediği
    (rind, 19.08.2008 22:04)
  24. fanatik bir sivaslıdır kendisi ahmet hamdi tanpınar ın beş şehri nden esinlenerek yapılan en iyi şehir tasvirlerinden bir kitap kaleme almıştırki: altıncı şehir..önsöz de der üstad ulu çarşının uluları (ki mühendislik birinci sınıfta bile edebiyat dersinde bu üc kitaptan birinden sorumlu olunduğu görülmüştür) antep i bir şehirden çok aşığı olunan bir canan gibi anlatır..yazarımız yine esprilidir vesselam, sivasa gitmek istersin. merak edersin, köşe yazısı okuma hastalığına yakalandırır, osmanlıcayı anlama gayretine sevk eder, iyi de eder, merakla özlettirir diğer yazıyı, sohbet edercesine okursun, adeta sesini duyarsın, akademili yazarın farkını anlarsın..duygusallaştım yine,neyse..selamlıyoruz burdan..
    (sündüz, 19.08.2008 22:23)
  25. bugün hülya ablamıza verdiği ayarla bizi bizden almıştır yeniden..

    fikir güzel, buluş fevkalade değerli... "hayvan keserek bayram yapılan bir dini aklım almıyor" lâfını bir araya getirmek büyük başarı.
    saydım, tam sekiz kelime yer alıyor cümlede; imla ve gramer hatası yok. fail, fiil, mef'ul yerli yerinde. 2008'in dil ödülünü bu cümleyi kurma zekâvetini gösteren dehâya vermeyen jüriye saygı duymakta mâzurum. (bu cümleye de bir mansiyon versinler artık!)

    cümle sahibine ayrıca, eski bir cumhurreisinin eliyle "politik feraset ödülü" verilmesini de nezaketle hatırlatmak isterim, zira, "bakın ben böyle diyorum" demiyor reformcu filozof hanımteyzemiz, "ahbabımın 9 yaşındaki torunu böyle diyormuş" diyor. iki gün sonra, bu büyük ve derin anlamlı cümlenin tartışıldığı magazin programlarında köşeye sıkışırsa, "bacak kadar çocuğun lâfını amma da ciddiye aldınız be!" diye kenara çekilip, kendince şöför nebahat, fosforlu cevriye raconları kesecek hanımteyze. takdir ediyoruz, hayran oluyoruz; elma soyarken elimizi kesiyoruz!

    şöyle bir düşünüyorum; bizim ahbapları, arkadaşları zihnimden geçiriyorum; hiçbirinde böyle zeki torun yok. bizim ahbapların torunları siz bilemediniz, "nasıl kıydınız vahşi amcalar benim kınalı koçuma" diye ağlayıp vejeteryan olurlar da çağları sarsıp takla attıracak şöyle devrimci bir cümleyi bir araya getiremezler. elde ne torunlar var hey dostlar, ibret alın ibret... torunlarına kabahat bulmuyorum aslında; bizim ahbaplarda iş yok belli ki. bu arada unutmadan hanımteyzemizin basın danışmanı her kimse -ceosu veya gurusu da olabilir bizim için farketmez- hararetle tebrik ediyorum; ürünün tanıtımı gayet ucuz bir maliyetle fakat zekîce çok iyi yapılmış bulunuyor. sütunsantim hesabına vurulursa, bilmem kaç yüz bin dolârlık (!) bedava reklam söz konusu. helâl olsun.

    fakat küçük bir zamanlama hatasından söz edilebilir, minik bir kusur; aslında söylemeye bile değmez ama...

    mâlum şu günlerde ramazan arifesinde bulunmaktayız; on gün sonra "mübârek onbir aylar" sona erecek ve onbir ayın sultanı ramazan başlayacak. o sebeple sözkonusu reformatik filozof hanımteyzemizin, "ahbabımın 9 yaşındaki bacak kadar torunu, böyle böyle boyundan büyük lâflar ediyor; yoksa kurban kesmek yerine hayır faaliyeti mi yapsak?" attraction'u zamanlama itibariyle biraz "nasıl yani?" durumunda kalıyor. oysaki, yaklaşan dinî gündeme göre oruç ve ramazan merkezli reformcu bir ciklet balonu infilak ettirilse daha çok tartışılırdı:

    meselâ, meselâ?..

    -oruç tutarken aç kalmak anlamsız, yiyelim içelim fakat kalbimizi bozmayalım! yeğenim öyle söylüyor...

    veya veya...

    -kamuda çalışanlar oruç tutmasın; müftülük kamu hizmeti verenlerin orucunu iptal etsin!.. ben demiyorum, şöförümün bacanakzâdesi demiş...

    o da olmadı,

    -lâf olsun diye bazen oruç tutarım; bir faydasını görmedim -dearmişim-!

    elbette bu gibi sivrilikler, günün mânâ ve ehemmiyetine daha muvafık olurdu fakat bu kurban meselesi de fena değildir.

    yazalım, çizelim, konuşalım; lehte aleyhte farketmez, çıplak uyarıcı reformatik hanımteyze filozofumuzun adını bolca zikredelim, medyatik süperstar vaizlerimizden görüş alıp bunları -hiiççç acımadannn- sabahlara kadar tartıştıralım; yarısı, "vay densiz ve dinsiz" desin, öteki yarısı, "reformculuk budur; yeni bir ihyâ hareketinin şafağı doğuyor" diye masaları yumruklasın! bir şekil, bir faaliyet, bir güzellik olsun... hanımteyzemiz, "vay be, işe bak; bir ok attım kebab oldu. ben ne mühim ne değerli bir fikir kadınıyım" diye aynanın karşısında kendinden geçip kırışıklarını ütületsin.

    ...

    havalar ne zaman ferahlayacak yahu; üfff!
    (langara, 20.08.2008 21:32)
 sayfa  / 2