kendisi ankara'lı bir trancedjidir.
her cumartesi gecesi ahmet türk, 2,5 saatlik canlı performansıyla stüdyodan dinleyicilerle buluşuyor.
radio : radio armada
frekans : 96.9
sistemin adamıdır kendileri. malum sistem; tırnak içinde düşmanını da kendi içinden yaratır. zira zatı muhterem mardin-kızıltepe'deki en büyük aşiretlerden biri olan izol aşireti kökenli 'türk' ailesinin ağasıdır. o da diğer tüm aşiret reisleri gibi bir tür kale görünümlü evde yaşar. bu ev kasr-ı kanco diye bilinir oralarda. silahlı adamları korur oraları. 30 bin dönüm tarlası vardır. pamuk mısır vs vs eker biçer. yani birileri onun için eker biçer o yer. milletvekilliği, siyasetteki etkinliği hep bu kökeninden kaynaklanmaktadır. güneydoğulu bir ağadır zira, gerekli oyu hep alır. hatta solcu olur icabında chp'den seçilir. ("toprak işleyenin" sloganını o dönemlerinde seçim çalışmalarında kullandı mı bilmem. hoş seçim çalışması hiç yaptı mı, onu da zannetmem.) bu nedenledir ki ahmet türk'ün başkanlığını yaptığı malum parti güneydoğunun aşiret sarmalından, çağdışı törelerinden, kadınların ezilmişliğinden vs vs zerre bahsetmez. aşiret sisteminin yarattığı sıkıntılara gıdım deyinmez. solculuğun bu kısmı onları ilgilendirmez. kürt sorunu der, ağa sorunu demez, diyemez. ağa olarak o bölgeye okul getirmez, hastane getirmez, yol getirmez, getirtmez. çünkü marabaların ağalarından medet umması, onların en ufak yardımından minnet duyması esastır. hastalar ankaraya gelir, hastanede bakılır, ağanın evinde ağırlanır. geri dönünce de "ağam bana böyle baktı, şöyle yardım etti" diye ballandıra ballandıra anlatılır. namlar yürür, çark döner durur. teröristlerin güneydoğuda öğretmenlere, doktorlara, oradaki yatırımlara saldırıları aslında en temelinde bu nedenle eleştirilmez. sistemin adamıdır derken her yönüyle kastettim. hem o bölgenin sarmallarının yıkmasına izin vermez, hem de türk solunun adam gibi politika yapmasına, üretmesine izin vermez. solcudurlar çünkü. patron güdümlü medyam da bunların solculuğunu hiç sorgulamaz. ne hazindir ki sol partiler de bunların solculuğunu sorgulamaz. bu sayede türk solu kürtçü damgası yemiştir, böylelikle aynı ekonomik eşitsizliğin çarkındaki anadolu insanı soldan kaçarcasına uzaklaşmıştır. işin sırrı olindedir, ahmet türk ve zihniyetiyle her şey iki kere rafinedir
mardin il seçim kurulu'na bağımsız milletvekili adaylığı için resmi başvurusunu yapan ve savunacağı kitlenin sadece kürt halkı değil, tüm halklar olduğunu söyleyen dtp genel başkanı.
karadenizdeki balıkçılar, ege'nin tarım çiftçileri, metropollerdeki türkler, akdeniz'deki turizmciler için ne gibi projelere sahip olduğunu merak ettiğim bir partinin (geçmişten gelen bir parti silsilesinin) genel başkanı.
mardin'in kızıltepe ilçesinde bir sarayı mevcuttur. kendilerine aşiret değil aile denmektedir: türk ailesi. 10 binlerce dönümlük tarım alanına sahiptir. bu mirası bir paşadan kalmıştır. paşanın teyzesiyle mi yoksa halasıyla mı olduğunu bimemeyeceğim; bunlardan birisiyle evlenmiş ve mirasın üzerine oturmuştur. kürt olmasına rağmen türk soyadını almış olması bundan kaynaklanıyor olabilir.
ankara'da kumar masalarında büyük paralar kaybettiği rivayet olunur. hatta sabaha karşı eve geldiğinde 'araba nerede' diye soran karısına 'kumarda kaybettim' diyen adamdır. tarım alanlarının büyük bölümünü kumar masasında kaybettiği iddia ediliyor. kalbinde pil vardı. bu yüzden cep telefonu kullanamaz. partisi mardin'de üç bağımsızla seçime giriyor. muhtemelen kızıltepeliler ahmet türk'e verecek oylarını. diğer iki aday kalan bölgeleri paylaşacak.
zamanında pkk ile partimizin tabanı ortak gibi bir beyanatta bulunmuş 23.dönem milletvekili kişisidir.demokrasi ayağına pkk ile gizli işbirliği içinde olduklarını kendisi dahi inkar etmemiştir,bunu burada inkar etmeye kalkanların da akıllarından ve vicdanlarından şüphe duyarım.
eski dtp genel başkanı, bağımsız mardin milletvekilidir.atatürk ilke ve inkilapları ortadan kaldırılsın mı sorusuna verdiği cevap şudur:"bir ideoloji, anayasa olmaktan çıkmalıdır. sonuçta demokratik, çağdaş bir anayasayı hedefliyoruz".geçmişten bu günümüze haraket ve davranışlar değişmeyen,mecliste kargaşa yaratmayacaklarını söyleyen, fakat külliyen yalan söyleyen, doğu daki illere önem verdirmekten ve kürtleri topluma kazandırmaktan çok, kürt milliyetçiliği yapan ,bu dönem mecliste yer alacak kişi
soyadının ironik olduğunu düşünen ahlaklı ve vicdanlı türkiye cumhuriyeti vatandaşları, acilen bu beyin soyadını "kürt" olarak değiştirebilmesinin arkasında durmalıdır, şu halde...ya da bölücülük yapıp "kürtler kuzey ırağa" da diyebilirler, atış serbest.
ne kadar inanarak ant içtiği tartışılacak olsa da önündeki metini biraz önce okuyarak milletvekilliğini kesinleştirmiş olan dtp genel başkanı,mardin milletvekili..
adamın soyadı yüzünden kendi gibi düşünenler arasında küçükken çok dayak yemişliği var mıdır acaba diye düşünüyorum. hiçbirşey değilse sırf bu yüzden türklere kıldır bu adam.
pkk'yı terör örgütü olarak tanımlayamayan, tanımlamayı bırak direk pkk'yı dolaylı da olsa destekleyen milletvekili.
zamanında rte'nin dahi kendisine gereken ayarı vermiş olduğu dtp genel başkanı, ve bugün rte'nin kendisine karşı takınacağı tavrı merakla beklemekteyiz.
ahmet türkrte'den geçen sene randevu istediğinde, kendisi; pkk'yı terör örgütü olarak tanımlayamayan ve canilere şehit diyen bir adamın bu ülkenin başbakanından nasıl randevu isteyebileceği sorularak reddedilmiştir.
ve bugün bu adam meclistedir. verdiği demeçler aşağıdaki gibidir (bkz: ders kitabı anlatımı) ;
“şu anda pkk terör örgütüdür demek sizin için çok mu zor?”
“elbette ki zor yani. benim insanlarım diyecek ki devlet hangi adımı attı da bunu söylüyorsunuz? işte ateşkes yapılıyor, devlet operasyonlara devam ediyor. barışçıl demokratik bir sürecin başlaması konusunda talepler oluyor, biz silahları bırakmaya hazırız diyor. ama devletten bir çıt çıkmıyor. ortada devletin halkı kucaklayacak bir politikası olmayınca tabii ki beklentisi olan insanlar sizin bu realiteyi görerek siyaset yapmanızı ister. bir organik bağ olduğu anlamında söylemiyorum. böyle bir organik bağımız yok. ama önemli olan benim insanlarımın duygusu.”
ankara cumhuriyet başsavcılığı tarafından ahmet türk'ün 30 ağustos resepsiyonuna davet edilmemeleri üzerine söylediği sözler ve dtp tarafından 30 ağustos'ta ''1 eylül dünya barış günü'' nedeniyle yapılan yazılı basın açıklaması ile ilgili soruşturma başlatılmıştır.hakkında söz konusu suçun işlenmesi halinde, 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.
şu anda tbmm 60.hükümet programı hakkında konuşan parti(msi) başkanı...akp programı ile alakasız olmak üzere herzamanki gibi üstü kapalı kürt halkına bağımsızlık istemektedir...
7 sene anadolu lisesinde ingilizce eğitimi aldığınızı düşünün. orta okul + lise. belli bir süre sonra sürekli aynı şeyleri gördüğünüzü ve sadece kendi azminizle ingilizcenizi geliştirebildiğinizi düşünün. sonra da yaz ayları için yurtdışına (ingilizce konuşulan yurtdışları) çıktığınızı.
insan içine karışıp, kendinizi ifade etmek zorunda kalıcaksınız. ihtiyaçlarınız olacak bunları dile getirmeniz gerekecek. haliyle o yıllarca öğrendiğiniz ingilizcenizi konuşturmanız gerekecek. ama öyle sanıldığı gibi kolay değil bu iş. sen onlarca sene vatanında sadece sınıfta o da söz aldığında 3 cümle ingilizce konuş sonra da zorunluluktan ık mık edip ne diyeceğini bileme.
önce kafanda türkçesini düşünüp ingilizceye çevireceksin sonra da "ulan telafuz hatası yapıp taşak oğlanı olmamak lazım" düsturuyla düzgün cümleler kurmaya çalışacaksın. haliyle tonla zaman kaybedeceksin derdini anlatabilmek için.
bunların ahmet türk isimli milletvekiliyle ne alakası mı var?
ahmet türk de kürsüyü işgal ettiği vakit aynı yukardaki ık mık eden genç çocuk gibi zorlanmaktadır. kafasında önce türkçeye çevirip sonra da yüzlerce vekilin ve milyonlarca insanın huzurunda ne diyeceğini kestirebilmek için kendini kasmaktadır. kendisine verilen süreyi ne demek istediğini bile anlatamadan harcamaktadır. orda burda sürdürdüğü provoke politikalarının yerine uslu çocuk modeli çizip kürsüde alkış toplayabileceğini sanmaktadır.
milyonların önünde çıkıp yakışıklı cümleler kurmak , sağda solda gazete muhabirlerine, internet farelerine provokatif açıklamalar yapıp ortamı germeye benzemez.
hem kamuoyunun ortak isteği hem bir yığın fikir beyanı ve hem de somut deliller neticesinde; en ufak bir yamuk yaptığında rahatlıkla defterinin dürülebileceği kişi. kafa yormaya gerek yok, rahat olunuz.
hani bir söz vardır "düşüncelerinize katılmıyorum ama ifade etmeniz için canımı veririm" diye, türk devletinin aynen bu sözdeki gibi müsamahalı olduğu kişi. ifade ettiği düşüncelerine katılmıyoruz, canlarımızı veriyoruz.
burada bir hata olmalı.
neden soyadı türk diye düşündüğüm vatandaş..nedenini bulamadığım, her gördüğümde bu soyadını hak etmiyor diye köpürdüğüm eylemler yapmak istediğim; kulağıma hoş gelmeyen çok sözün sahibi kişi