recep tayyip istanbul belediye başkanlığı sırasında yaptıklarını referans gösterip başbakan olduysa, rahmetli başkanımız piriştina'nın bm milletler genel sekreteri olması gerekirdi. izmirliler olarak onu ve izmire kattıklarını unutmayacağız. ayrıca kendisi karşıyakayı diğer başkanlar gibi ikinci plana atmayarak karşıyakalıların da sevgilisi olmuştur. yazık... bu ülkede ölecek onca adam varken...
türkiye'de ilklerin belediye başkanı izmir için çalışan, tüm ülkedeki yurttaşların ve belediye başkanlarının örnek alması gereken insan.
ölümünden sonraki röportajlarda izmir insanının ondan "çok iyi bi vatandaştı" "çok kıymetli bi kardeşimizdi" "abimizdi" şeklinde bahsetmesi, onun ne çok sevildiğinin ve izmir insanının kendine has bir insanlığının ve sevecenliğinin olduğunun kanıtıdır.
namazı türkiyenin en karizma meydanındaki * isa bey camiinde kıyılacak galiba.
ilkler dedik:
ilk kent kitapları serisi
okullarda kent tarihi dersi
türkiyenin tek kent tarihi müzesi
"kentli" olma kültürünü yaymak için bir kent enstitüsü (fakat bu plan askıda kalmıştır.)
son 28 mart seçimlerinde yeniden başkan seçilmesi ve chp'nin en büyük kalelerinden biri olan izmir'i başka partilere kaptırmamasının ardından babam 'chp kazanmadı ki kazanan piriştina'dır, bu adam yanlış yerde chp'nin başında olmalı tek bir şehirle yetinmemeli memleketi yönetecek zekaya sahip' demişti...
allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun....
izmir büyükşehir belediye başkanı ahmet piriştina, 8 nisan 1952 yılında izmir'de doğdu. türkay koleji mezunu olan piriştina, 1994 seçimlerinin ardından izmir büyükşehir belediyesi'nde dsp grup başkanı olarak meclis üyeliği yaptı. 1995 yılında dsp'den izmir milletvekili seçilen piriştina,kamu iktisadi teşekkülü komisyonu'na daimi üye oldu. tbmm genel kurul salonu'nun yenilenmesi ile ilgili komisyonda başkanlık, uğur mumcu suikastının araştırma komitesi üyesi olarak görev yaptı. 1999 seçimlerinde dsp'den izmir büyükşehir belediye başkanı seçilen ahmet piriştina, daha sonra chp'ye geçmiş ve 5 yıllık görev süresinin dolmasının ardından yapılan 28 mart 2004 yerel seçimlerinde yeniden belediye başkanı olmuştu.fransızca bilen piriştina, evli ve iki çocuk babasıydı.
hayatımda ilk kez bir yöneticinin ölümüne bu kadar üzülündüğüne tanık olduğum, ailecek haberi aldığımızdan beri neşemizin yitmesine sebep olan şok ölümüyle bir kez daha ölümün adaletsizliğini hatırlatan büyük başkan.
daha yapacağı çok şey vardı.
tam bir sene geçti be başkanım. sensiz geçen tam 365 gün 6 saat. sensiz geçen, o güzel izmir'in tadı tuzu kalmadı artık. sen varken daha güzeldi be başkanım, sensiz bostanlı sahilleri artık çekilmez, sensiz kordonda yürümek işkence.
ne zaman işin olmasa kordonda yürürdün, ne zaman işin olmasa haftasonları bostanlı'da bizimle birlikte kahvaltı yapar sorunlarımızı dinlerdin. biz bunlardan mahrum kaldık be başkanım. izmir seninle birlikte öldü, seninle birlikte yasa büründü.
zamansız gidişin caddelerde yankılandı, haykırdı genci yaşlısı ama sen uzaktan bakıp bize gülümsedin.
mekanın cennet olsun be başkanım, gittiğin yerde umarım düzeltilecek bir iki şey bulursun da huzurlu olursun be başkanım.
tam iki sene oldu be başkanım. sen gittiğinden beridir nedense tüm yapılanlar gözümüze kötü gözükmeye başladı. senin tertemiz olarak bıraktığın denizimiz gene kirlendi, senin çözüme az çok kavuşturduğun yollar gene keşmekeş, toplu taşım araçları gene felç. belki saçma bir istek belki de bir dilek ama keşke yanımızda olsan da bunlara bir şeyler söyleseydin. sensiz izmir'in inan tadı yok başkanım. bu izmirli senden başkasını bağrına basmaz basamaz.
tam iki senedir uyuyorsun ama senin yaptığın işleri bozup kendi bildiklerini okuyarak, senin başlattığın projeleri tamamlamadan bırakarak, denizin ağzına sıçarak senin yattığın yerde huzurunu bozuyorlar be başkanım.
burhan özfatura'nın döneminde belediyenin izmir fen lisesi'ne çeşme, havuz vs. yaptırması ve üzerine kocaman "burhan özfatura'nın katkılarıyla" yazdırması...
ahmet piriştina'nın döneminde izmir fen lisesi'ne tenis kortu, basketbol ve futbol sahaları yaptırılması, yatakhanelerin ve yemekhanenin yenilenmesi, binalara yangın merdiveni eklenmesi ve gördüğüm kadarıyla göze batan hiçbir şey yazmaması...
kör ölür badem gözlü olur diye bir atasözü vardır. piriştina izmir halkının sevdiği karizmatik bir başkandı burası doğru. ama bu sempati ito başta olmak üzere kodamanların usülsüz işlerine "geç bakalım" demiş olduğu gerçeğini değiştirmez ya da daha kabul edilebilir bir hale getirmez. 'solun kalesi izmire yakışan çağdaş sosyal demokrat başkan' imajının hakkını vermesi, şehrin göbeğindeki sümerbank arazisinin sermayeye peşkeş çekilmesine göz yummaması gerekirdi.
politikanın sırrı burada aslında, saman altından sermayenin suyuna giderken halkın da ağzına bir parmak bal çalmakta. ondan önceki iki başkanın (halkçı çakmur ile komprador özfatura) hatalarını görüp 'pozitif' niteliklerinin sentezini başarıyla yapmıştı. göz görmeyince gönül katlanıyor derler ya, gene de iyi bir başkandı, allah rahmet eylesin.
yerel seçimler yaklaşırken (2008) bu kez kara kara düşünmek için bir nedenim var. çünkü priştina artık yok. şimdiki başkan priştinanın projelerini devam ettirmekten öte gidemedi. bi de karşıyakaya giderken geçilen boklu dere yine kokmaya başladı ne hikmetse(!).
iyi adamdı. iyi başkandı. izmirgelecek sene onsuz oy kullanacak. gavur(!) izmir olduğumuzdan birinci parti değişmese de başkanımız farklı artık.
izmir fuarlar ve kongreler şehri olacaktır diyen, universiade 2005'in izmirde gerçekleşmesinde en çok emek sahibi olan efsanevi başkan. yazık ki universiade 2005'i göremedi. mekanı cennet olsun.