hasan celal güzel *

adana çık aradan

  1. el ense hareketinin temsilcilerinden. daha sonra el ense çekmesi yasaklanmıştır. bir dönem genç parti de kendisine mi aitti öyle bir şeydi de cem uzan'la uzunca süre davalaşmışlardı.
    (palanthaser, 31.05.2005 10:32)
  2. ferhan şensoyun iddasına göre kendisi 1984 te şan tiyatrosunu yaktıran kişidir. (bkz: http://www.vatanim.com.tr/...)
    (kubrick, 15.08.2006 21:05)
  3. resmi olmayan bilgilere göre türkiye öpüşme rekoru bu kişiye aitmiş. (yanaktan öpüşme.)
    (tembel, 12.01.2007 15:05)
  4. radikal de yazdığının farkında değildir. medyadaki lalelerin kullandığı alakasız yerleri 'bold' yazma işini radikal de yapan tek kişidir, bence radikal gibi bir gazetede kendisine köşe verilmesinin tek sebebi aydın doğan dır, ya tanıdıktır ya da gazeteyi biraz yumuşatmak istemiştir. her yazısı ayrı bir saçmalıktır, okumamak gerekir (zaman kaybı). bir ara bıkıp usanmadan radikal'in sitesinde kendisine defalarca 1 puan veriyordum belki düşük puanından dolayı atarlar diye ama olmadı.
    (malina, 18.03.2007 13:05 ~ 04.05.2007 14:51)
  5. "tv'yi kapattıktan sonra kendi kendime şöyle mırıldanıyordum: "paşam, siz beni basın toplantısına çağırmasanız da, ben 61 yaşında bir 'çağ dışı' teğmen olarak emrinizde savaşmaya hazırım." "

    http://www.radikal.com.tr/...

    inanılmaz bir şahısmış, nasıl hızlı anladı rüzgarın tersten estiğini...
    (man with a digital camera, 15.04.2007 05:51)
  6. türk silahlı kuvvetleri'ne açık mektup yazarak,komutanları darbe yapmamaları konusunda uyaran,kafayı cumhurbaşkanının güleryüzlülüğüne takmış yazar.

    açık mektup:

    "komutanlara uyarı: askerî müdahale türkiye'yi böler
    hasan celal güzel

    sayın komutanlar,

    ben son yarım yüzyıldaki siyasî olayları ve askerî müdahaleleri yakından yaşamış, türk tarihini derinliğine araştırmış, türk ve dünya siyasetini iyi tahlil edebilen, türkiye'nin naçizane en tecrübeli devlet adamlarından biriyim.
    bu açık mektubu, sizi uyarmak için kaleme alıyorum ve tarihe not düşüyorum.
    türk milleti, ordu-millet'tir; askerini sever ve başının üzerinde taşır. bizim için asker ocağı peygamber ocağıdır; mukaddes, mübarek ve muazzezdir.

    türk tarihi'ne bakınız. ordunun milletin emrinde olduğu zaman türkler ileriye gitmiş; askerin siyasete karıştığı zaman gerilemişlerdir. yeniçeri isyanlarına, ittihatçılar'ın askeri politikaya karıştırmasına ve 1960'tan bu yana devam eden askerî müdahalelere bakınız. her yeniçeri isyanında osmanlı duraklamış, gerilemiş ve toprak kaybetmiştir. ittihatçılar'ın balkan savaşları hezimetinin sebebi, askerin politikaya müdahalesidir. ı. dünya savaşı'nda türkiye'yi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bırakan, bu sözde 'vatan kurtarıcı' asker politikacılardır.

    her fırsatta bağlılığınızı bildirdiğiniz büyük atatürk, askerin politikaya müdahalesine açıkça karşı çıktığı halde, son 47 yıllık dönemde demokratik rejim defaatle kesintiye uğratılmış ve anayasalar ihlâl edilmiştir. her askerî müdahaleden sonra, türkiye'nin medenî demokratik dünya ile bağları kopmuş ve ülkemiz geriye gitmiştir. türkiye'yi gelişmiş demokratik dünyada asıl 'çağdışı' gösteren, bazı siyaset adamlarının eşlerinin başörtüsü değil, üzerindeki bu militarist vesayettir.

    sayın komutanlar,

    türkiye'de genel seçim yapılalı henüz üç hafta oldu. seçim sonucunda millet iradesi bir partinin lehine tecelli etti ve bu siyasî parti milletin yaklaşık yarısının oyunu alarak iktidara geldi. eğer türkiye'de demokrasi varsa, türkiye bir hukuk devletiyse, bu siyasi parti iktidara gelecek ve tbmm cumhurbaşkanı'nı seçecektir.

    bu durumda kulislerde gittikçe yoğunlaşan askerî müdahale söylentileri, modern ve medeni her vatandaşımızı utandırıyor. bazen böyle bir rejimde yaşadığım için utanıyorum. sahi, siz hiç sıkılmıyor musunuz? cumhurbaşkanı'nın eşinin başörtüsünü gerilik telakki edenler, darbe yönetimi altında ikinci sınıf duruma düşmüş bir ülkenin askeri, yargıcı, profesörü olmaktan utanmayacaklar mıdır?
    21. yüzyılın, yeni bir demokrasi, hürriyet ve bilgi çağının başlangıcında, küreselleşen bir dünyada, türkiye gibi gelişmiş ve açık bir topluma askerî müdahaleyi nasıl yakıştırırsınız?

    bu millet, alın teriyle kazandığı paralarla aldığı silahları, vatan savunması için verdi. bu silahlar göğsüne çevrilsin diye değil...

    sayın komutanlar,

    türkiye cumhuriyeti devleti'nin, büyük devletimizin bölünmez bütünlüğü ve birliği konusunda, bizler gibi sizlerin de ne kadar hassas olduğunuzu biliyorum.

    şunu açıkça, altını çizerek ifade etmek istiyorum: bu defa askerî bir müdahale, türkiye'nin bölünmesine sebep olur. türkiye'nin bölünmesine mâni olmaya çalışırken, türkiye'nin bölünmesinin gerekçesi hâline gelirsiniz. o, nefretle tepki gösterdiğimiz haritalar, allah saklasın, yürürlüğe konulmaya kalkılır. unutmayınız ki, türkiye'nin gücü sadece silahlı kuvvetleri değildir. türkiye, en büyük gücünü demokratik rejimden ve hukuktan alır. bunlar imha edilirse, 'meşruiyet' kaybedilirse, emperyalist taleplere ve ırkçı-bölücü mihraklara karşı nasıl mücadele edebiliriz? üstelik, iradesi hiçe sayılmış ve kırgın bir halkla...

    sayın komutanlar, bu nevi utanç verici bir müdahaleyi düşünenler varsa, biliniz ki, tarihimiz milletine karşı çıkan despotların hazin hikâyeleriyle doludur.
    ben bu akılsızlığı ve ihaneti, canımdan aziz bildiğim askerime, komutanıma yakıştıramıyorum.

    ya siz kendinize yakıştırabiliyor musunuz?..

    saygılarımla."
    (ksanikse, 14.08.2007 21:46)
  7. (bkz: demagog)
    (petersellers, 10.10.2007 01:25)
  8. birkaç yazısını okuduktan sonra sinirlerimin bu adamı kaldırmayacağını idrak etmiş bulunuyorum. hayır hürriyet'te falan yazsa anlayacağım ama neden radikal'de bir köşesi var çözümleyebilmiş değilim.
    (hobbitt, 10.10.2007 01:47)
  9. bugün türkiye yazarlar birliği nin 15. olağan genel kurulunda bizi gülmekten kırıp geçirmiş adam . hay allah yaaa ben bu adamın bu kadar komik olduğunu bilmezdim valla. gerçekten kürsüye hakim, izleyeni avcunun içine alan biri. iyi hatipmiş belli.
    (general olma hevesi kursağında kalan adam, 12.04.2008 20:17)
  10. (bkz: http://www.radikal.com.tr/...)

    "marks ile engels'in ünlü 'komünist manifesto'yu yayımladığı 1848'den beri, sosyalistler, proleteryanın temeli olarak gördükleri 'işçi sınıfı'nı 'marksist devrim' için ayaklanmaya çağırmışlar ve 'zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri olmadığı' söylenen işçileri, kendi iktidarları için istismar etmişlerdir. ıı. sosyalist enternasyonal, 1890'dan itibaren 1 mayıs'ı 'işçi dayanışma günü' olarak ilân etmiştir. emek ile sermaye'nin çatışmasına dayanan marksist ideoloji, 1 mayıs'a da bu açıdan bakmaktan vazgeçmemiştir.
    ne ki, türk toplumunda işçileri ideolojik bir çatışma için örgütlemek ve kullanmak mümkün olmamıştır. sosyalist işçi sendikası disk'in bu istikametteki çabaları da boşunadır. zira toplumumuzda işçileri bir 'sınıf mücadelesi' tezi çerçevesinde toplamak ve sevketmek imkânsızdır. bilimsel sosyalizmin/marksizmin, artık geçerliliğini çoktan yitiren diyalektik varsayımları, 'üst yapı'nın değer yargılarıyla yoğrulan türk işçisini yönlendirmeye yetmemektedir. "

    "dün, 1 mayıs, ne yazık ki gene nahoş olaylarla dolu olarak geçti. istanbul'un taksim meydanı civarındaki caddelerde ve sokaklarda, yasa dışı gösteriler yapıldı; polise taşlar ve sopalarla saldırıldı ve âdeta bir meydan muharebesi sahnelendi. disk merkezinden atılan taşlarla polislerin yaralanmasının, yüzleri maskeli göstericilerin kaldırım taşlarını sökerek polislere atmasının ve buna benzer terör olaylarının hesabının verilmesi gerekir.
    türkiye'de disk'in yönettiği yasa dışı gösteriler, önceki yıllarda da çok acı olaylara sebep olmuştur. 15-16 haziran olayları (1970), âdeta bir ayaklanma hareketi gibidir. 1 mayıs 1977'de taksim'de yapılan gösteride, 36 kişi hayatını kaybetmiş ve 126 kişi yaralanmıştır. taksim olaylarında, kontgerilladan, cıa'dan tutunuz da, bir başka marksist gruba kadar çeşitli grup ve kesimler suçlanmış; ancak olayın failleri tam olarak ortaya çıkarılamamıştır. "

    "bu olaylarda istanbul valiliği ve emniyet müdürlüğü görevini yapmıştır. polisin, dengesiz güç kullandığı ve sert davrandığı görüşlerine katılmıyoruz.
    olaylarda can kaybı olmaması ve yaralananların çoğunun polis olması da zaten bu iddiaları geçersiz kılmaktadır."

    "oha amına koyim" diyoruz. hasan celal güzel'e değil. "bir provokatör ve marjinal sol örgüt üyesi" olarak kendimize.
    (ellaam, 02.05.2008 19:27)
  11. 39 yaşındaki oğlunun devlet denetleme kurulu'na uzman olarak atamasını yaptırdıktan sonra, abdullah gül'e ne kadar teşekkür ettiğini bilemiyorum fakat akp'ye , tayyip erdoğan'ın bizzat kendisine de medya yoluyla desteğini düğün davetiyesi, başarı plaketi gibi açık seçik gösterdi. şöyle bir büyükleri özal ve demirel'in de huzurunu kaçırmamaya gayret ederek akp'yi güneydoğu anadolu projesi üzerinden bi güzel sevmiş.

    bu zor iştir arkadaş. eskiden bunu mehmet barlas, cengiz çandar, engin ardıç, mehmet altan "sayın özal"a yaparlardı. yani iktidarı kınamadan düzenli olarak övmek... bazılarımız hatırlamayabilir. h.c.güzel de politik pozisyonu gereği zaten özal'ı sevmek zorundaydı. ama yıllar sonra tayyip erdoğan'ı da bu kadar sevdiğini görünce garipsedim. alenen, apaçık. işte bunu yapabilmek zor iştir. çok ağır söz söylerler. akıl almaz sıfatlar takarlar. ama sen yoluna bakıp tüm aşkını iktidara göstermek zorunda kalırsın. vay anasını!
    neyse aşağıdaki, yazısının linki. onun aşağısındaki de 39 yaşında kafadan memur olan oğlunun atama haberi

    http://www.radikal.com.tr/...

    http://www.haber1.com/...
    (altlejant, 29.05.2008 11:46)
  12. oylarının hepsini öptüğü şahıslardan almış olması muhtemel eski siyasi.
    (ebilona, 29.05.2008 16:41)
  13. resmine bakıyorum böyle nasıl desem ton ton bir adam. sevesim geliyor yanaklarından. sonra hadi diyorum bugün de şu resminin hatrına ne yazdıklarına bakayım dünü unuturak, sinir sistemim harap oluyor delleniyorum. bir resmine bir yazısına bakıyorum. ah diyorum kerata beni yine kandırdın. işin şakası şahsın yazılarını her okuyuşumda gülmelik malzemeler bulur gülerim. ama çoğunlukla sinirlenirim. hemen hemen her yazısında kendisi ile çelişen ve bundan vazgeçmeyecek gibi görünen yazardır. radikalde neden yazdığını hala anlamadığım kişidir. selam ederim.
    (constantinopole, 21.08.2008 11:46)