oldum olası sevemediğim, safı az çok belli ama buna rağmen yazdıklarını okurken mümkün olduğunca ön yargıdan uzak durmaya çalıştığım sabah yazarı, eski kanal 7 çalışanı, bir zamanların yeşil anchormani.
her şey bir yana kendisi ile ilgili, son olarak hababam sınıfı askerde filmi için yaptığı yorumla gelmişti gündeme, bu filme gitmesin insanlar ki, böyle saçma sapan, baştan savma ve eskilerin ekmeğini yiyen filmler çekilmesin babında bazı şeyler telaffuz etmişti.
başta her zamanki muhalifi hıncal uluç*, birçok köşe yazarı ve sinemacı taradı adamı. belki de ilk kez katıldığım bir görüşü de böylece en çok tepki alan görüşlerinden biri oluverdi, kanım kaynadı kendisine aniden*.
işi gücü önüne gelen tüm köşe yazarlarıyla polemiğe girerek yazılarına malzeme bulmak olan, kanal7'deki radikal dinci imajdan sıyrılıp piyasanın ve günün adamı olma yolundaki dönekliğinin son evresini yaşayan, tüm döneklerdeki arada kalmışlığın kompleksini her daim üzerinde taşıyan, ona buna laf yetiştirmekten arta kalan zamanlarında da hükümet ya da rte çığırtkanlığı yapan, her telden yazıp entel olma çabasındaki hürriyet köşe yazarı. ikinci bir ertuğrul özkök olma yolunda hızla ilerlemektedir. yazılarındaki üslubu da aynı familyada bulunduğu arkadaşlarının entellektüel birikim eksikliklerini kapatmak için kullandıkları dil gibi alaycı ve bayağıdır.
vaktinde gerçek hayat dergisine verdiği bir röportajında ben atv gibi medya cartellerinin uşağı olacak adam değilim(ki bu röportajın yapıldığında ahmet hakana atv nin haber spikerliği teklif edildiği ilei sürülmüştür) demiş akabinde ise sabah gazetesinde kalemi eline alırken karşımıza çıkmış çelişkiler yumağı zat.
esen rüzgara göre yönü sürekli değişen bir adam. bir zamanlar kameramandı. kimlere tutunursa yükseleceğini iyi hesapladı. devir kiminse onlardan oldu. değişip duran konjönktür ona sonunda aydın sıfatı da ekledi ya, helal olsun ahmet hakan demekten başka bir çare yoktur.
teşvikiye hüsrev gerede heykeli'nin hemen bitişiğindeki büfeden (aynı zamanda tekel bayiidir) bir tomar gazete satın alırken görülür hafta sonları. yaşadığı apartman da oraya sadece bir kaç blok uzaktadır zaten.
dün gece feci şekilde uyku sersemi vaziyette aa yeni program başlamış diyerek beyaz show'un ardından daldığım kanalda gördüğüm ve izlerken uyuyakaldığım ancak sonra bir ara kendisi ile ece gürsel arasındaki polemiğin yarattığı gürültü ile uykudan sıçramama sebebiyet veren haberiniz var mı programının konuğu, zira ahmet hakan o esnada bu kadın böyle konuşacaksa ben programı terkedeceğim sözünü tekrar etmekteydi, magazin dişlilerine direniyorum dese de sanırım bu tartışmalarda o dişlilerde öğütüldüğünün henüz farkında değil.
semt: nişantaşı cumhuriyeti
yer: salomanje kişiler: ahmet hakan , sayım çınar ve naçizane ben tabii bir de cafede oturanlar
olay:
sayım çınar: kısık sesle birşeyler söylüyor. ( duyamadım )
ahmet hakan: biz ... hanımla özel bir konu konuşacağız. sen uza artık!
sayım çınar: hiç istifini bozmayan genç adam.
şimdi bu ne diyenlere yanıt: ben sanardım ki ahmet hakan ağır abi hiç argo konuşmaz. bu '' uza sen artık'' nişantaşı kafelerine takılmaya başlayınca mı oldu yoksa var mıydı zaten. ah ahmet hakan ahhh. hürriyette yazar ol, cnn türk de program yap ama gençten bir adama uza sen de! yakışmadı yahu.
son haberlere göre korunan kişi. korunma sebebi yaşanan son olaylar, 301 ve tabii köşesinden birkaç mail yayınlayıp gerekirse daha fazlasını ve de asıllarını açıklar bu konuda üstüme düşeni yaparım demesi. bunu sulandırmaya hiç niyetim yok. lakin, yazmadan da geçemeyeceğim; artık haşmet babaoğlu zor yaklaşır ahmet hakana!
çıkmazdadır.sürekli kendini kanıtlama gayreti içerisindedir.ne laik kesim ne muhafazakar kesim kendini kabul eder.işin kötü tarafı ortası yoktur.ama o kendine bir orta yol bulmuştur.sinema,magazin,kişisel ego gibi alanlarda mudail olup eleştirisini hiç eksik etmez.
sol liberallerle kolkola bir islamcı liberal. şu anda aynı cephede savaştığı, fikirdaş olduğu kişiler de vakt-i zamanında komünist olarak bilinirdi -sadece faşist ve de komünistlerin olduğu yeşil duruşluların kavga gürültüye karışmadığı dönemlerde- ki bu fikirdaşları döneminde ahmet hakan'ın geldiği akımın savunucularına da yeşil komünist denirdi. komünistler sol liberal(!), yeşil komünistler de islamcı liberal oldu. ekonomi-politik açıdan yaklaşırsak bir dönemin hızlı solcularıyla yakın fikirlere sahip bir kişiliktir. politik tarafı olan islamcılığı ise esen rüzgara göre açıklar kendisi yazılarından anladığım kadarıyla.
türk basının zirvesinde yer alan bir yazardır.zaman zaman öc alma duygusuyla yazılarını yazmaktadır.insan her zaman kahraman olmaz ama kahraman olabilir.
zaman zaman mantıklı ve doğru yazılar yazmasına rağmen zaman zaman saçmalayan hürriyet gazetesi yazarı. örneğin bugünkü yazısında cumhurbaşkanımız ahmet necdet sezer'i eleştireceğim diye saçmalamıştır.
(yazı için: http://www.hurriyet.com.tr/... )
anlaşılan o ki ahmet hakan için ideal cumhurbaşkanı anayasaya aykırı bile olsa yasaları hükümetle huşu içinde görünmek için onaylayan, süleyman demirel gibi açılıştan açılışa koşup kurdele kesmesi gereken, ilkelerine bağlı olmak zorunda olmayan, kendi istediği kanalı değil kendisi gibi sürekli magazin programı yayınlayan kanalları izleyen, türkçe'yi bozuk konuşan, atadığı kişiler hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmayan biri olmalıdır.
kusura bakmasın ama turgut özal, kenan evren, süleyman demirel gibi cumhurbaşkkanlarını gördükten sonra keşke hepsi sayın ahmet necdet sezer gibi olsaydı diyorum.
yazılarıyla gündeme damgasını vuran ahmet hakan "yılın yazarı" seçildi ve bugün türkiye gazeteciler cemiyeti tarafından düzenlenen geleneksel türkiye gazetecilik başarı ödülünü akm'de alacak .ahmet hakan coşkun –hürriyet gazetesi-08.09.2006 tarihinde yayınlanan “dinle başbakan” başlıklı yazısıyla ödüle değer görüldü.