ahmet erhan   

adana çık aradan

  1. bugün de ölmedim anne diyerek bir kuşağın acılarını ve duygularını anlatmış şair. çok parlak bir şair olduğunu düşünmesem de güzel şiirleri bulunuyor.
    (gelecegim, 22.03.2005 22:14)
  2. bir tanecik abimiz.. ahmet abi.. bir mendilin niye kanadığını o bilir belki.

    tüy ve buğu

    sen, benim tüylenmiş yerlerimin konuğu
    sen ki penceremde donmuş o buğusun
    - incesu pazarına yolun düştü mü hiç?
    ne ilgisi var deme, sen o renklersin
    o damar damar domates, patlıcan moru
    bağırtısı kürt halil'in, birdenbire patlayan..

    oturdum, yağmuru içime doldurdum bu akşam
    sanki bir şey olmadı, biraz gözlerim söndü
    onlar dağlanan gönlümün dünyaya açılan yanı
    baktım baktım seni gördüm, baktım baktım
    sen, benim tüylenmiş yerlerimin konuğu
    - buharlı trenler çağına yetişebildin mi?
    üşüye üşüye kömür ayazında kavruldu tarlalarım..
    ne ilgisi var deme.. yapayalnız kaldım..
    (cagrilanyakup, 18.05.2005 09:35 ~ 09:36)
  3. "sessizce giyinip yüzümü yıkıyorum
    ilk gürültülerinde yeni bir sabahın
    kapının önüne bırakılmış bir gazete, koridorda
    çocuk sesleri
    dışarda gökyüzü alabildiğine derin
    bir kahveye oturup dostlarımı bekliyorum
    seyre dalarak, bir çay bardağının içindeki
    sakin, gülümseyen bakışlarını gözlerimin..."

    demiştir
    (cagrilanyakup, 18.05.2005 09:38)
  4. (bkz: gül şiir)
    (neverwinter nights, 22.05.2005 03:08)
  5. hayatın acısını alkolle alan şairimiz, hüneri boğulmaktır:

    boğulmak benim hünerimdir
    yağmurlara uzak o topraklarda
    de ki öldü bu adam
    halk diktatörlüğünün birinci yılında

    boğulmak benim hünerimdir
    su geçirmez şemsiyeler gibi kollarımı açıp da
    yeni geldim, kurundum, şöyle ne oldum
    o mel'un yalnızlığın çorak sayfasında

    kendimi koşuya saldığım bir mevsimdir
    yağmur beni kovalar, ben yüzümü yıkarım
    kirliyim, arınmam, üç beş kadeh atarım
    üstüne de bir cigara yakardım, ben adam olsam

    derin uçurumlara tutkun bir ağaç gibi

    boğulmak hüner midir ah, bir elimi tutsan.
    (lothlorien, 06.01.2006 00:36)
  6. o bu alemin son mahalle delikanlısıdır..rüzgarın oğlu bugünde gelmeyeceklerin şairidir..bugünlerde yüzümü güldüren tek şey galatasarayların şairidir..bu coğrafyanın dejenerasyona karşı koymaya savaşan ender savaşçılarındandır..rakısız kalma ahmet erhan..
    (hayatberbat, 02.10.2006 10:40)
  7. artık silivride olmayan şairimiz.
    (cagrilanyakup, 09.05.2007 11:42)
  8. anne ben geldim, üstüm başım
    uzak yolların tozlarıyla perişan
    çoktan paralandı ördüğün kazak
    üzerinde yeşil nakışlar olan

    anne ben geldim, yoruldum artık
    her yolağzında kendime rastlamaktan
    hep acılı, sarhoş ve sarsak
    şiirler çırpıştıran bi adam

    kurumuş kuyunun suyu, incirin
    sütü çoktan çekilmiş
    bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi
    ayrık otları, dikenler bürümüş

    kapıdaki çıngırak kararmış nemden
    atnalı ve sarmısak duruyor ama
    oğlum, mektup yaz diyen
    sesin hala kulaklarımda

    anne ben geldim, ağdaki balık
    bardaktaki su kadar umarsızım
    dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
    anne ben geldim, oğlun, hayırsızın..

    ahmet erhan
    (ohannesburger menu, 17.05.2007 02:03 ~ 02:04)
  9. "en son problemdim, kendimi çözdüm..." diyen şair.
    (ohannesburger menu, 17.05.2007 02:05)
  10. "hayat beni bir kere sevdi, ölümle evlendirdi..." diyen ozan.

    ayrıca: @1618104
    (yesilcuppelipenguen, 26.06.2007 20:59)
  11. "ölümseyerek bakıyor hayat
    biz gülümseyelim"

    gibi bir mısra-i berceste'ye sahip olan şair.

    ayrıca kendisine dargın oğluna:

    "göreceksen şimdi gör beni
    tabutlar ışık geçirmez"

    diyerek sitemde bulunmuştur bir şiirinde.
    (tanrim ben nerdeyim, 26.06.2007 21:08)
  12. sevda şiirleri

    burada bitiyor bir sevda, yenisi nerde
    başlar; ya da başlar mı bilmem?
    kendi derinliğiyle dolan bir kuyu mu
    yüreğim; kendi boşluğuyla yetinen?

    burada bitiyor bir sevda, ele avuca
    sığmayan kederler, kimi gülüşler ve bir
    o kadar da unutulmaya yatkın anılar
    bırakarak geride; belki birkaç da şiir...

    sürüp gidecek yaşamım, kimi yerlerde
    sanki yeniden okur gibi bir romanı
    ve gülümser gibi yine aynı şeylere
    sıkıntılı, dalgın; çoğunlukla acılı.

    burada bitiyor bir sevda, kaldım işte
    yine dağlar, uçurumlar arasında birbaşıma.
    burada bitiyor bir sevda, önsöz gibiydi
    bir çağrıydı, daha nice yeni sevdaya.

    ahmet erhan
    (ohannesburger menu, 27.06.2007 01:49)
  13. yalnızlığıda dize getiren şairlerimizdendir.

    yalnızlık, yalnızlık
    bari sen elimden tut
    geceyarısı aynalarda
    suçlu ve ezik
    gözlerim kan çanağı
    cinnete dönüşen bir dinginlik
    duruyorum karşında

    şarap taşlaşıyor
    midemde ve beynimde
    mavi mavi tüten sigara
    giderek mora çalıyor
    yalnızlık, yalnızlık
    bari sen elimden tut
    suflör kullanma
    dost seslerini dudağınla ısıtıp
    gece hep aynı gece
    karbon kağıdıyla çoğaltılmış
    gibi kara ve soğuk

    ellerim beynime alkol serpiyor boyuna
    niye böyle, neden
    sormuyorum artık
    yalnızlık, yalnızlık
    bir kez olsun kuğuların türküsünü
    tersinden söyleyeyim
    ölümse ölüm
    yaşamsa yaşam
    ayna hep ayna ayna...
    (ohannesburger menu, 27.06.2007 01:51)
  14. şiirlerinin genelinde kasvetli ve bunaltıcı bir hava olmasına rağmen,şiirlerinin sonunda bazen umutlu,bazen şaşırtıcı imgeler kullanmayı seven bir abimiz.özellikle gençlik şiirlerinde bir veya birkaç mısradaki vurucu ifadeler okuyucuyu sarsar,sersemletir.

    (bkz: gülşiir)
    (kremberiz, 08.11.2007 02:01 ~ 14.11.2007 14:51)
  15. (bkz: ölümün sözlüğü)
    (she, 14.11.2007 17:47)
  16. ey kadın, aksayan dili dünyanın
    ah, keşke sabahın bir dili olsa

    ötesi... ölüm'den olma, hayat'tan doğma... diyor hacı, unutulmuş bir lehçeyle severken bir kadını.
    (atxaga, 01.08.2008 05:24)