11 eylül sonrası yayımlanan
küresel bunalım ve alanında en yetkin kitaplardan biri olan
stratejik derinlik kitaplarının yazarı. zamanında bilim ve sanat vakfı'nda da ders vermişliği vardır. konusuna hakimiyeti üst düzeydedir ve dalında dünyadaki sayılı isimlerin başında gelir.
(qfwfq, 02.05.2006 19:43)
türk dış politikasının kasım 2002'den bu yana kaptanıdır. açık fikirlidir, öngörü sahibidir, statüko yıkmayı sever... severim ve sayarım, sayesinde atılan adımlarla dış politikada yıllardır kördüğüm olmuş tıkaçları en azından hareket eder hale gelmiştir.. "kazan-kazan" mefhumu da kendisine ithaf edilmelidir.
akp'nin dış politikadaki beyni. hemen tüm kritik görüşmelere katılır. profesörlüğüne ilave olarak büyükelçi unvanı da almıştır. komşu ülkelerle yoğun ve sorunsuz ilişkiyi hedefleyen bir anlayışı ve hareketli diplomasi tarzını türkiye'de oturtmak istemektedir. hamas lideri halit meşal'in ankara ziyaretinin mimarlarından olduğu söylenir.
kendisini dinlememin ülkemin geleceği hakkında umutlanmama vesile olduğu dış politika dehası.
(trt 1'de kendisinin aktardığına göre) israil'in 2009'daki gazze saldırıları sebebiyle yaşanan diplomasi trafiğinden zaman bulup eve gitmeye niyet ettiği sırada, an itibariyle 9 yaşındaki kızının "çocuklar ölüyor baba, sakın eve gelme" diye görevine geri dönmesi için uyarılan akademisyen, baba.
ortadoğu için fikirler ve çözümler sunan müthiş deha.
ileriyi görebilen, ender politikacılardan biri.
bugünkü sabah gazetesinin haberine göre milli istihbarat teşkilatının başına geçeceği söylenen profesör stratejist halihazırda türk dış politikasını yönlendiren bir insan
edit: dış işleri bakanı olmuştur
yeni dış işleri bakanı.
ak parti'nin hali hazırdaki dış politakasının zaten temel belirleyicisiydi, artık baş icracısı da olmuştur.
(demerol, 01.05.2009 19:29 ~ 22.11.2009 14:14)
küresel bunalım adlı eserini okuduğum aynı zamanda
stratejik derinlik adlı kitabı da bulunan nadide bir şahsiyettir. anladığım üzere osmanlıcılık fikrinin hulyalarından kurtulamamış ve hoşgörü temelinde bir adalet fikrini benimsemiştir, kullanacağı dış politika araçları da bu temelde olacaktır. bu sebeple türkiye'nin temel hedefinin sadece ortadoğu olduğu, bölgede israil ve iran'ın önüne geçebildiği bir durumu arzu etmektedir. ab, modernizm ve küreselleşmeye olumlu bakmaktadır. amacının dünya ile entegre olabilmek ve onu bir parça da olsa, ancak böyle etkileyeceğimizi iddia etmektedir. aslında türkiye'nin daha fazlasını yapabileceğini bilmektedir, ancak daha fazlasını yapabildiğini göremeyeceği için hem kendini, hem ülkeyi kısıtlamakta ve orta doğu'ya türkiye'yi hapsetmektedir. ermenistan konusundaki basiretsizlikte umarım biraz daha canlandırıcı davranabilir.
hayırlı olsundur ama şurası kesindir ki, saygı duymaktan asla çekinilmeyecek bir karaktere ve bilgi birikimine sahiptir. okuyanlar bunu daha iyi anlayacaklardır.
akp'nin gelecekteki başkan adaylarından biridir. diğer partilerin aksine akp'de çok ciddi biçimde alttan adam hazırlıyorlar. ahmet davutoğlu bunlardan biri, bir diğeri ali babacan, bir diğeri de ahmet ertürk, bi kaç tane daha var. tayyipler vs bitince kesinlikle demireli bitmiş dyp'ye, özal'ı bitmiş anap'a dönmeyecek bunlar. rte kendine rakip çıkarmıyor, ama eğer şimdilik arkasından geleceği kesinse onları tutuyor ve destekleyip yetiştiriyor. 10 sene sonra deniz baykal hala chp'nin başında olacak yaşıyorsa muhtemelen, ama rte o zaman belki ancak cumhurbaşkanı olacak, akp'nin başında ise en büyük ihtimalle ali babacan ya da ahmet davutoğlu olacak, başkan yardımcıları da diğer saydıklarım. rte'den sonra da böyle gidecek.
kısacası ahmet davutoğlu geleceğin en parlak adamlarından biridir.
dış işleri bakanı olduğu haberi bizi tarifsiz mutluluklara gark etmiştir. nihayet kelimesinin son zamanlardaki en güzel olanını söylemiş olduk bu vesile ile.
dış politika konusundaki yetkinliği ile iktidarda dış işleri bakanlığı görevini yerine getirebilecek sayılı insandan biri ve belki ilk sıradaki isim idi. gayet isabetli bir atama oldu. ayrıca hemşehridir, akrabadır. gurur kaynağıdır.
yanında new york başkonsolosu, dışişleri yetkilileri ve amerikan gizli ajanları olan 20 kişilik bir ekiple central park'ta gezerken ekipçe yolu karıştırıp parkta kaybolmuşlar. bir de üzerine kuş pislemiş.
siyasette arada böyle gülümseten haberler olunca çok hoşuma gidiyor.
yıllar önce saraybosna sokaklarında serserilik yaparken ahmet davutoğlu ile bir kafede karşılaşmıştık. bize kahve ısmarlamış, saatlerce bosna'daki köylerin sosyolojik yapısından, adetlerinden, demografik yapısından, malezya'nın iç kesimlerindeki müslümanların bayramları nasıl geçirdiğinden, huntington'a karşı yazmış olduğu makalelerden, üniversiteyi çok sevdiğinden bahsetmişti. ağzımız açık dinlemiştik.
sabaha karşı 5'te biten bu konuşmadan sonra iki saatlik uyku ile türkiye'yi uluslararası bir toplantıda temsil etmişti.
ben kendisinden razıyım. bu ülke de razı olacaktır.
(tatar, 03.06.2009 22:34)
bana kemal derviş'i anımsatıyor. seçilmeden, atanan bakan.
bu ülkede heyecan verici sözler söyleyen birileri hala var...
http://www.haber7.com/...(tatar, 25.07.2009 05:21)
hayalimdeki dış işleri bakanı...
adam ankara'da oturmuyor, kendinden öncekiler gibi hebelübe konuşmuyor, iş yapıyor, gidiyor görüşüyor, bir suriye'de oradan sırbistan'a...
dış işleri bakanımızdır.
hakkında duyduklarım bilgili bir insan olduğudur.
dindar bir insan olduğudur.
hakkında izlenimlerim güven veren bir insan olduğu izlenimi edindim. gidiyor, görüyor, konuşuyor, bir şeyler yapıyor. ülkemin yararına işler yaptığı kanaatindeyim.
gelelim sadede.
geçen akşam televizyonda haberleri seyrediyorum. trt 1 ' de. kadın spiker ahmet davutoğlu şu ülkeye gitti diyor. sonra haberin görüntüleri giriyor, görüntüleri bize bir erkek sesi anlatıyor ; dışişleri bakanımız ahmet daaağvudoğlu...
dedim ki herhalde yanlış söyledi, bir kez daha tekrar etmez.
hayır , defalarca daaağvudoğlu dedi.
arkadaş bu ne yahu !
lisede okurken okyaaağnus , kurdaaağle diyen bir edebiyat hocamız vardı, yaşıyorsa allah rahmet eylesin. o geldi aklıma...
üşenmedim kalktım trt ' ye telefon açtım.
hanım dedi ki albırrrt ( hanım evde bana albırt demez tabii ki de ) n' apıyosun allahaşkına saçmalama, yahu dur dedim, ayar oldum bir kere...
telefondaki sorumlu vatandaş ; bizde biliyoruz böyle okunmadığını, böyle okumak yanlıştır, doğrusu davudoğlu ' dur. fakat sayın bakanımız kendisi isminin böyle okunmasını istedi dedi...
kapadım uslu uslu telefonu.
acaba gerçekten böyle mi istemiştir sayın bakanımız. doğrusu nedir. eğer istemişse neden böyle istemiştir. merak ettim.
kendisini dışişleri bakanı ve akademisyen kimliğinden bağımsız olarak ele alarak söylemek isterim ki, bu amcayı televizyonda her gördüğümde dümdüz taranmış olan kır saçları ve yüzünden hiç düşürmediği hınzır gülümsemesiyle pek bir sempatik buluyorum. çok tatlı adam yav.
not: erkeğim ve heteroseksüelim. ehe ehe.
"sizin bildiğiniz kadar benim unuttuğum var" güvenini karşısındakine yansıtabilen,bakan olmadan önce de dışişlerinin akıl hocası olduğu söylenen,bürokratik uyuşukluğun zerresine bile tahammül edemeyeceğini sandığım,iş bitiren dışişleri bakanımız...