ortaokuldayken türkçe kitabında bi hikaye vardı : durumları çok kötü olan bir yahudi(rum da olabilir.) ailesinden bahsediyordu. babaları çocuklarına yiyecek götürmek için pazar yerinde arta kalan sebzeleri topluyodu. ordan geçen adamın biri de 'bana para verirsen ineklerin için topladığın yiyeceklerin iki katını toplarım demişti.' adamcağız da gözleri yaşlı bi şekilde 'benim inekler bu kadarla doyarlar' diye cevap vermişti.
bu hikaye ahmet mithat efendi'nin 'on yedi yaşında' adlı romanından alıntıydı. ailenin on yedi yaşındaki kızından bahsediyodu. kız fakirlikten kötü yola düşmüştü. ama ben zamanında bu kitabı aradım bulamadım ismini bile duymamışlardı. anlamadım
(viola, 09.10.2004 20:39)
çok velud bir kişidir. her gün en az 16 sayfa yazar, ne bulduysa ne gördüyse yazar. paris'te bir türk romanlarından biridir. okumak adamı sıkar.
(fb, 08.05.2007 21:55 ~ 26.05.2007 17:27)
tanzimat döneminin en üretken yazarlarından birisidir. eserlerini oldukça sade bir dille yazmış ve insanları eğitmek amacını gütmüştür. edebi olarak kıymetli olmasalar da dönemine oldukça büyük hizmeti olan eserler vermiştir.
ilk kez türkçe roman yazan yazar.
meddahların hikaye anlatım tarzını roman ve hikaye türüne taşımıştır.türk okuru onu benimsemiştir,çünkü ahmet mithat sanki okuruyla konuşuyor gibi yazmıştır.bulunduğu dönemin günlük dilini kullanıyor oluşu da onun sevilmesinin sebepleri arasındadır.
ahmet mithat ın romanları genellikle mutlu sonla biter.çünkü yazar,kitlelerin isteklerini çok iyi biliyor ve ona göre yazıyordur.
kaynak:ders notlarım
(hürrem, 07.06.2007 15:29 ~ 13.04.2008 13:43)
an itibariyle postmodernist olduğunu öğrendiğim yazar.
*
türk edebiyatı'nin belki de en toplumcu kalemidir. çünkü yazar tüm eserlerinde halkı bilinçlendirmeyi ilke edinmiştir.
istanbul'a vapurla geçerken vakit kaybettiğini düşünen, bu amaçla kendisine vapurda bir köşe hazırlanmış yazardır. gelip giderken yolda sayfarlarca yazdığı rivayet olunur.
bilgi verme amacını abartıp parantez içi enginar tarifi verdiği rivayet edilen yazar.
gayet bomba bir insan.
felatun bey'le rakım efendi de rakım'ın madam yozefino'yla halvet oluşunu muhabbete birden sansür getirip; " evet efendim! biz burada bir meleğin ahvalini tasvir etmiyoruz dedik ...o akşam rakım'ın bulunduğu mevkide bulunup da perhizkarlık edebilecek bize bir delikanlı daha gösterebilirseniz, bu hikayeye onu derc ederiz" şeklinde bir yorumla anlatıp, okurken yarılmama neden olmuştur. onu buradan kendi tabiriyle selamlamak isterim; " hey gidi koca ahmet!..."
ahmet mithat efendi olarak da bilinir.
osmanlılarda kitap okumayı sevdirmiş ve
ilk türkçe öyküyü yazmıştır.ayrıca 1878 yılında
tercüman-ı hakikatadında bir gazete çıkararak edebiyat dünyasında otorite sahibi olmuştur.2002 e yakın eseri i bulunan ahmet nithat efendi halk arasında "
yazı makinesi "olarak anılırdı.
(ceyus, 26.07.2008 23:54)
evinin üst kattında yazıp alt katında basan yazardır.
servet-i fünun edebiyat topluluğunu önce fransız dekadanlara benzetmiş, sonra bizim yerli dekadanlara önce tekatan, sonra da topatan diyerek dalgasını geçmiştir. döneminin en önemli edebiyat otoritelerindendir.
saraya yakınlığından dolayı servet-i fünun sanatçıları tarafından eleştirilen tanzimat dönemi sanatçısıdır.
hüseyin cahit yalçın'ın servet-i fünun savunmasını yaptığı maklelerde sıkça 'ahmet mithat hazretleri', ayrıca ' süpürge sakal' şeklinde anılmasının sebeplerinde biri de budur. halka öğretecek bir şeyi kalmadığında yazmayı bırakacağını ifade etmiştir.
(merlot, 08.03.2009 21:00 ~ 10.03.2009 23:33)
gençliğinde yaramazlıklarından sıkılan ailesi istanbula gönderir . burda ustası bunu döve döve adam eder. daha sonra okuma yazma öğrenmek ister ve komşu dükkandan bir şahıs ahmet mithat efendiye öğretir. gerisi malum.
"oğlum! yalnız bir şeyi öğrenmeli, fakat mükemmel olarak! yahut her şeyi öğrenmeli, bittabi nâkıs olarak! osmanlılığımızın bugünkü haline nispetle şu iki şıktan bence ikincisi müreccahtır. ben sana onu tavsiye ederim. fakat bundan sonra birincisi müreccah olacaktır. sen de evlâdına onu tavsiye eyle!" sözlerinin sahibidir.
(bu söz, mustafa refik'in "musikinin tesiri" isimli tercümesine yazdığı takrizden alıntıdır.)
''dünyanın en güzel şehri istanbul'dur,istanbul'un en güzel semti beykoz'dur,beykoz'un ise en güzel yeri yalımın bulunduğu yerdir'' sözünün sahibi yazar. beykoz'da yalıköy yokuşunun hemen dibinde boğaza nazır,denize sıfır ve muhteşem manzarasıyla kendi adını verdiği yalısı mevcuttur.yine yalıköy mahallesinde hali hazırda denizin hemen yanı başında ormanlık bir alanda ahmet mithat efendi ilköğretim okulu bulunur.