girilerinden, herhangi bir insanın inancına delisaçması diyebilcek kadar terbiye yoksunu, o inancın gerekliliklerini açıklarken uygunsuz kelimeler kullanacak kadar küstah biri olduğunu hissettiğim sözlük yazarı.
yazılarında tanrı inancının olmadığını (aklınca) espirili bir dille sık sık belli etmeye çalışmış yazarımsı.
an itibariyle yazısını okuduğumda nasıl olurda bu kadar ileri gidebiliyor, bu ne saygısızlık diye düşünmeme sebebiyet vermiş kendi tabiri olan o sıfatın kendisidir acınası.
(bkz: @1438426)
"yaradılanı severim yaradandan ötürü" sözüne istinaden seni de sevmek isterdim ama benim inancıma saygı duymayan ve yaradanıma küfreden senin gibilere saygı maygı duymuyor allah ıslah etsin diyorum.
edit piaf: bu enterasan durmuş burda. papuçsuz bilmem ne diye bi yazar bi yazı yazmıştı. ben hikayedeki tek taşan niyaziyle simgeleniyordum. falan. silmiş.
"kısaca dünyadaki tüm milliyetçiliklerin temeline koyayım, insana zarar gelmesin herhangi bir akımdan, yeter."
bu cümlesiyle beni benden almış yazardır. bir kaç günlük konuşmalarımız neticesinde diyebilirim ki ; fikirlerimiz sanki aynı paralelde veya yakın.daha mutlu bir dünya düşünde sanki o da ben gibi. ama orası burası değil. yine de umut var mıdır ?usta vermiş cevabı zaten bize tekrarı düşer derim ki;
" yeter ki solmasın sol memenin altındaki cevahir"
neticesi kankam olmuştur bu yazar . bu kanka kelimesine de alıştım gitti burada ya . ah be sözlük sen nelere kadirsin
"bir insanın 20 mph hızda koşması, nasıl her insanın aynı hızda koşabileceği anlamına gelmiyorsa; birkaç insanın düşünebilmesi, her insanın düşünebileceği anlamına gelmez." dediğimde bana kızıyorlar, bunun üzerine "kaç kişi babasının inandığı dine inanmıyor?" diye sorduğumda ise susuyorlar."
tanrıya ve dine inanmamasına rağmen en fazla bu konularda aktif olan,sözlükte "sizin gibi koyun değilim,ateistim" modunda gezen yazarımızdır.
insanlar dini bir hayat felsefesi gibi hayatlarına uygulayıp yollarına devam etmişken,ateist arkadaşımızın tüm meselesinin bundan ibaret olması da ilginçtir tabi.dinin varlığını dahi kabul etmemesi gerekirken,ortalama bir müslümandan daha çok din normları üzerine tartışması da bunu takip eden bir ilginçliktir.
dinsiz olmasına rağmen hemen hemen ele avuca gelen tüm girilerinin din ile ilgili başlıklar altında olduğunu profiline bakarak rahatça görebiliriz.dine inananlardan daha çok din hakkında konuşması da zırvalığın daniskasıdır kanımca.
birçok girisinde eleştirinin ötesinde dine,dini hususlara ve tanrıya hakaret unsuru bulunması da dini sorgulamanın ötesinde,dine karşı bir nefret beslediğinin, buna müteakip saygısının da sıfır olduğunun kanıtıdır.ateizm insana ve düşünceye olan saygıyı da yok ediyorsa mesele yok tabi.
insanların hepsi aynı şeye inanmak zorunda değildir,ancak başka inançlara ve bu inançlara bağlı insanlara saygı duymak inancın gereği olduğu kadar insan olmanın da gereğidir.
ama bunun tam tersini yapmak da ilgi çekmenin gereğiydi değil mi...
"bazı putperestler, taptıkları idol iyice yıpranınca onu denize atıp, yerine yenisini dikmişler ve dibinde hep beraber tapınmaya başlamışlar. "bütün bunlar ne demek oluyor" diye sormuş yeni idol. "neşe ve hüzün kaynağı babamız" demiş başrahip, "biraz sabırlı olun da size kutsal dinimizin doktrinleriyle ayinlerini açıklayayım." bir yıl boyunca teoloji eğitimi gören yeni idol, kendini ateist ilan edip nehre atılmayı talep etmiş. "bu canınızı sıkmasın" demiş başrahip ben de" öyleyim."
ön ve bön yargıları yıkan, bir küfür ya da bir tokat yerine göre. yıkmak mesele, yıkmak. "inanmıyorum" demek değil mesele "yok, inandıklarınız yalan ve kral çıplak" demek. susmamak, kraldan da; kraldan çok kralcılardan da korkmamak ve susmamak bu yüzden. çünkü, "mesele esir düşmekte değil; teslim olmamakta mesele".
yeri dolar mı bilmem? ha bunu umursar mı hiç sanmam tanıdığım kadarıyla zerre önemsemeyecektir yeri doldu mu dolmadı mı diye.onu sevenler muhabbeti olanlar zaten görüşmeye devam eder bir şekilde. hayat karşılaştırdı ortaklıkları olanları burda kalacak değildir zaten.
sürüden ayrı olanlardandı kendisi. dünyaya bulunduğu noktadan bakan, düşünmeyi ve sorgulamayı seçmiş bir adamdır" köpekleşmek" yerine. iktidar kavramıyla bunu temsil edenlerle onların dayatımlarıyla sorunları olanlardandı .düşünür bu adam, sıkı okur üstelik. çelişkileri vardır evet çelişki besler ilerlemeyi zaten.burada bir renkti olması ve yazması gerekenlerdendi.
vazgeç kararından diyorum sadece. buraya geri gel. öfkeyle falan vermedin bu kararını, sıkıldın ve gitmek istedin.bir süredir çoğumuzun içinde bulunduğu durum bu zaten . yeldeğirmenlerine karşı mı yoksa savaşımımız? bilmiyorum.
tamamdır, iyi ki gitti demeyeceğim.keşke burada kalsaydı da o bizim biz de onun bilgilerinden faydalanabilseydik ama düşününce biraz daha saygılı olması gerektiğini anlamıştır diye ümit ettiğim yazardır. ruküya gitmeyi domalma olarak tabir etmesi bile başlı başına bi saygısızlık hatta edepsizliktir ki keşke kelimelerini daha özenle seçseydi.
gittiğini duyduğumda gerçekten sevindiğim kişi. zira aykırı olmak adına saygınlığını feda etmeyi göze alan biridir. o kadar eleştiri almasına rağmen o domalmayla ilgili girisini değiştirmemiştir. ha, burası fikir platformu isteyen istediğini yazabilir diyecek olursanız, her şeyin bir üslubu vardır, önce saygı.
ne zamandır buraya birşeyler yazmak istiyorum. ama ne yazsam klişe olacak bu yazar için. hatta bu da klişe oldu. neyse, ''okunması gereken yazar'' deyip çekileyim ben.
itü sözlük'ün mozayiğini tamamlayan taşlardan biri. yazılarını,eleştirilerini,inançsızlığını (kaldı ki,hiçbir insan inançsız değildir,sadece inançları farklıdır) sindiremeyebilirsiniz. ancak,gereklidir bu yazar.
aklıma barış akarsu'nun yorumladığı bir şarkıyı getiren yazardır kendileri.
" ben feleğin şu çarkına çomak sokarım" amabarış akarsu öldü ve sözlük unuttu onu, çok vefasızsın sözlük, sonra da böyle yapınca name dropping oluyor.
kendisi beni de kurtarmıştır. çok büyük ve isyankar adamımdır. isyankarlığını poser olarak algılamayın, kendisi çok iyi yazıyor, öyle ki bazı girilerinden esrara başlama isteği doğuyor içimde, o denli gizemli, esrarlı birisi benim gözümde.
kaliteli yazar olayı kendisi için de geçerli tabii. fütürsuzca her konuyu eleştirmesi bazı denyoları rahatsız ediyor. ne de olsa sadece kendisi rasyonel düşünüyor. bu açıdan benim yerime de düşündüğü için benim bir şey yapmama gerek kalmıyor. beni, düşünmek gibi bir gereksiz eylemden mahrum bıraktığı için çok müteşekkirim.
aslında yazıyı uzun tutmak istiyorum, ahmak ı hayal hayranlık beslenebilecek türden bir insan. tüm kızların yeni gözdesi olmalı. ne bileyim sözlükte daha önce de playboy kılıklı, kasıklarını thy'nin kolonyalı mendilleri ile silip, günlük periyodik bakımlarını yapan insanlar vardı. ama bir martı çığırkanlığı ile gittiler. lütfen aynı şey ahmak ı hayal için de olmasın. ahmak ı hayal artık playboyluk işlerine de başlamalı. kendisinin o kulvarda başarısız olmayacağını düşünüyorum.
ah ahmak ı hayal, bana aklındaki gri hücrelerinle bu kadar temiz bir sayfa açmana çok sevindim, uzun zamandır "yok yazmam" diyordum ama ben senin yazılarına bağlanmışım, bildiğin uyuşturucu bağımlılığı gibi. eskisi kadar yazmıyorsun artık, benim gibi gizli hayranların ile beraber kankalarını da üzüyorsun. jusans'ı kafana takma sakın, sana " höööt " dese ben ona kükrerim, hiç merak etme. sen o durumda kendi isyankarlığını konuşturdun, her zaman yaptığın gibi. ama bunu başka kankalarına da yapma, sonra burayı ağlama duvarı'na çevirirler.
ufak bir ekleme: burada it çok, yanlış anlamayın information technologies bağlamında söylüyorum bunu, ahmak ı hayal'i savunmadan rahat uyuyamazdım. allah şimdiden rahatlık versin.
" evine, işine bağlı, sessiz sakin bir adamdı kendisi . kafasını yerden kaldırıp ta kimsenin karısına kızına bakmayan efendi biri olarak tanırdık. nasıl böyle bir şey yaptı biz de anlayamadık ?"
bir yandan bahar geliyor, bir yandan şeriat geliyor derken en son böyle oldu bu. malum son günlerimiz hikayesi. yalnız kızkurusu misilleme yapmaya başlarsa durum cidden sakat olur gibi. aklıma gelmemişti hiç.