|
|
- başrollerinde tarık akan ve gülşen bubikoğlu nun oynadığı, yardımcı rollerde halit akçatepe, adile naşit (bu filmde anne rolünde olmaması ayrı bir nahoş hava katmıştır kanımca), hulusi kentmen gibi oyuncuların oynadığı, tam adının an itibariyle "ah nerede vah nerede" olduğunu öğrendiğim kanımca tuhaf türk filmi.
bu film her ne kadar bir komedi filmi gibi görükse de aslında o kadar bayağı ve de yalın bir film değildir; hatta bir tez konusu olacak kadar derin manalar içermektedir. keza, bu film hakkında lise yıllarımda arkadaşlarla dakikalarca (dakikalarca dediysem 2-3 değil en az 30-40) tartışıp brainstorm partileri verdiğimizi biliriz. mamafih, filmin felsefesine dönecek olursak kadın ruhunun derinliklerine ciddi göndermeler görülür. buna en büyük örnek olarak şunu verebiliriz (konuyu bilen bilir zaten, bilmeyen için baştan alamayacağım; çok merak ettiyseniz gidin google da falan araştırın bkz. herşeyi devletten bekleyen insan modeli) :
ferit rolündeki tarık akan ın önceleri 3 ya da 4 (tam hatırlamıyorum) kızı, ki bunlardan ikisi birbiriyle kardeştir, hepberaber gayet de güzel idare ederken birgün bir piknik partisinde gülşen bubikoğlu'nu görmesi ve kıza yıldırım aşkı yla aşık olup akabinde günlerce türlü yavşaklık ve maymunluklarla kızı rahatsız etmesi, daha sonra tarık akanı günlerce reddeden, bağıran çağıran, türlü hakaretler eden, adeta itin götüne sokup çıkaran, hatta defalarca tokatı basan kızın, (sanırım tarık akan 'ın kızın evinin önünde sabahlara kadar kamp kurması sonucu) çark ederek ** bi anda adama sarılması ve kızın gönlünü adama kaptırması verilebilir.
burada senarist ne anlatmak istemiştir, şu an amerika'da birçok üniversitede felsefe profesörleri bu konuda kafa yormaktadırlar. yaman çelişki yavşama ile ezme arasındaki dengesiz orana rağmen kızın bi anda adama tav olmasındadır, hele onca "yok istemiyom gardeşim bi sittir git" ten sonra. tabi adamın yılmadan usanmadan günlerce kasması artık yüzsüzlük mertebesini aşmıştır, keza bu kadar yüksek dozda bir yüzsüzlük ancak takdirle karşılanmalıdır kanımca. bayanlar gerçekten böyle midir, işte bütün mesele budur. fakat bu kural s.s kuralına aykırıdır ki bu kural hayatın en temel kuralı olarak bilinir bir çok büyük playboyca. bu ikilemden çıkmak bi hayli zamanlarını alacaktır amerikalı bilim playboylarının kanımca. hadi japonlar olsaydı bi nebze dimi ama...
- ah nerede vah nerede
nerde unuttum kalbimi acaba
ah nerede vah nerede
diye sözleri olan çok güzel eğlenceli bir şarkısı vardı ama hatırlamıyorum ya zaten hiç ezberleyememiştim. böle hızlı hızlı söylüyorlardı**(viola, 05.03.2005 22:40)
- tarık akanın kızı*,penceresinin altında yere seni seviyorum yazarak ve sabaha kadar yazının başında bekleyerek bağladığı,bugünlerde yeşilçam tvde sık sık dönen güzel ve eğlenceli türk filmi.
- ne olurdu yerinde duraydı
daha dün tam şuradaydı
nerede unuttum kalbimi acaba
ah nerede vah nerede
bir bulabilsem ah nerede
(bkz: tecahül-i arif)
- t.a.*: ee, nerde buluşuyoruz?
g.b.*: cehennemin dibinde!
t.a.: eheh, kaçta orada olursunuz?
diyaloğuyla unutulmaz bir türk filmi.
- tarık akan'ın yüzündeki ruju gören babası hulusi kentmen'e ''boyaya çarpmış baba'' cevabını vererek yaran filmdir.ertem eğilmez imzası taşır.şarkıyı füsun önal söylemektedir.
- filmin dikkat çeken bir yönü, tarık akan'ın sevgilileri rolünde oynayan bayanların istisnasız çirkin olmasıdır. rastlantısal mıdır yoksa altında derin manalar mı aranmalıdır bilemem. (gülşen bubikoğlu'nu tenzih ederim.)
- adı gecen film'de çalan bazı enstürmantal parçalar metin alatlı'nın sentetik oyun havaları adlı long play çalışmasından araklamadır.
- ''nasıl kabul etmem sevişiyoruz''
http://img166.imageshack.us/...
- - ama baba seviyorum ben
+ kaç kızı seviyorsun sen lan? evi kümese çevirmişsin orda
- türk sinemasının en güzel filmlerinden biridir..dönemin en iyi oyuncularından tarık akan - gülşen bubikoğlu'nu bir araya getirmiştir...ertem eğilmez'in yıllar yıllar öncesinden quentin tarantino vari bir film çekmesi ise çok ilginçtir..evet belki tarantino gibi bol kan banyosu kullanmadı ama replikler aynen tarantino gibiydi..çok felsefik ve çelişkili sözler...hulusi kentmen benim oğullarım siyasete karışmaz derken arkadan küçük çocuğun eylem görüntülerinin girmesi mükemmeldi...tarık akan'ın gülşen bubikoğlu'nu takip etme sahneleri ayrı bir şaheser her bir karakterin ruh durumları ise ayrı bir şaheserdi...günümüz türk sinemasının çok fazla boş karakter yaratma sorunu bu filmde yoktu...şimdiki filmlerde geçmişi olmayan karakterler izliyoruz...bir tek gülse birsel'i ayrı tutmak gerek..kendisi bir dizi yazarı fakat mükemmel karakter yazıyor..tebrik ettim kendisini..gaffur karakterinin diziye girişine bakın..gaffur karakteri ilk dizide göründüğünde henüz diziye esas kadrodan girmemişti...ama öylesine güzel yazılmış ki ileride sıkışınca bu karakter ailesiyle birlikte diziye katılmıştı...
şimdi neşeli günler olsun ah nerede olsun bu filmin karakterlerinden 100 film senaryosu çıkar...uzun lafın kısası ders niteliğinde bir filmdir ah nerede..her karesi özenle izlenip özenle eğlenmeli..bulunmalı arşive katılmalı...
- -ama huriye abla biz sevişiyoruzz... ühüüüü...
-hıhhh! delinin zoruna bak! siz sevişiyorsunuz da biz sevişmiyor muyuz?
- tarık akanın güzel filmlerinden biridir. bu filmdeki, kızın penceresinin önünde sabaha dek bekleme olayını mahsun redrose bi klibinde kullanmış, kız camdan bakarken kaşlarını gariban gariban kaldırarak ve ellerine hohlayarak çok üşüyom ama senin aşkından önemli mi be güzelim mesajı da vermiştir. hey allaam ya!
- filmdeki en kral diyaloglardan biri de
an: sizi allah mı gönderdi?
ta: hayır şirket gönderdi
şeklinde olan film.
fine tune için şizofren ev kedisi'ne teşekkürler.
- adile naşit bir sürü türkü söyler cilveli işveli, en güzeli;
karanfil oylum oylum geliyor selvi boylum
selvi boylum gelince şen olur benim gönlüm
vay benim elektirikçim! elektirikçim!
heh heh heh heee...
- 1975 yapımı filmde anarşik oğlunu karakoldan almaya gelen baba * komiser ve oğul arasında geçen konuşma:
baba: boyuna bakmadan böyle işlere karışmış demek, vah oğlum vah
komiser: yalnız sizinki değil efendim, şimdi ki gençlerin coğu böyle. biz neler çekiyoruz bunlardan
b: güzel güzel okuyorlar diye sevinip duruyordum ben. demek daha ikinci sınıftaymış
k: sorgusundan öyle anlaşılıyor
b: bende yakında mühendis çıkacak diye bekliyorum. onu serbest bırakacakmısınız komiserim?
k: siz hiç üzülmeyin daha evvel bir vakası yok kefaretle bırakabiliriz
b: sağ olun komiserim. baba olmak ne güçmüş bu zamanda. okut bir türlü, okutma bir türlü
kapı tıklatılır
k: girin
anarşik oğul içeriye girer
a: baba!!
baba öldürücü bakışlar savurur, oğlan başını öne eğer
b: seninle burada mı karşılaşacaktık oğlum?
a: sonra anlatırım baba
b: ne anlatacaksın be, derslerini bırakıp siyaset peşinde koştuğunu mu, karakollara düştüğünü mü?
haylaz, serseri, köpek memleketin idaresi size mi kalmış ulan
a: babacım ben...
b: (el kalkar) sus! (baba komisere yönelir) komiser bey iyice bi dövdünüz mü bunu?
k: hayır efendim bizde dayak yoktur *
b: bende vardır
baba oğlunu pata küte dövmeye başlar
b: al sana eylem, al sana siyaset, al sana propaganda, al sana boykot, al sana ...
komiser babayı tutar
k: sakin olun aaa
b: af edersiniz özür dilerim
(bkz: kopyala yapıştır değil alın teri)
bu sahne acaba neden böyledir? izleyen kitlenin düşüncesini yansıtma amaçlımıdır? yoksa sisteme ince bir ayar mı vardır? bir türlü karar veremiyorum.(leyl, 19.09.2007 02:07 ~ 21.09.2007 04:06)
- arzu film'in içerisinde başka bir filminin de reklamını yaptığı filmdir. tarık akan ve gülşen bubikoğlu'nun sinemaya gittikleri sahnede perdede mavi boncuk filminin fragmanının yayınlandığını duyarız; ''arzu film sunar: müthiş kadro vs..'' diye. duyarız zira görmemiz biraz tuhaf olacaktır o filmde de tarık akan'ın oynuyor olmasından kelli.
- unutulmayan füsun önal şarkısı.
- nerde bıraktım kalbimi bilmem
ah neredee vah neredee
nerde unuttum kalbimi acaba
ah neredee vah neredee
bir bulabilsem ah nerede
ne olurdu yerinde duraydı
daha dün kalbim şuradaydı
ah neredee vah neredee
nerde unuttum kalbimi acaba
ah neredee vah neredee
bir bulabilsem ah nerede?
taşıdım hamal gibi ben kalbimi bunca sene.
tam ona muhtaç olunca çekmiş gitmiş, nerede?
taşıdım hamal gibi ben kalbimi bunca sene.
tam ona muhtaç olunca çekmiş gitmiş, nerede?
neredeee neredee neredee
ah neredee vah neredee
nereye de koydum kalbimi acaba?
ah neredee vah neredee
bir bilebilsem ah nerede.
ah neredee vah neredee
kimlere sorsam nerelere baksam,
ah neredee vah neredee
bir gören olsa ah nerede.
ah neredee vah neredee
bir bilen olsa alan ah nerede.
kimse bulan, kimse alan,
alsa götürse ah beni de.
ah neredee vah neredee
- -ah nerede?
-nah burada....
|