• videolar

  • görseller

    • ah müjgan ah
  1. aşk dediğin böyle olur kardeşim dedirten film. sadri alışık'ın filmin son sahnesinde müjganla yaptığı konuşma insanı hıçkıra hiçkıra ağlatacak niteliktedir.

    --- spoiler --

    göster

    -- spoiler ---
  2. etkisi hiç bitmeyen bir filmdir.gerçekleri de aynen yansıtmaktadır.fakat hiçbir erkek sadri alışık gibi duygusunu bu kadar yoğun ve sade bir şekilde açamaz ne yazık ki...

    olmaz demeyin siz sevgili yazar ve okur arkadaşlarım. zamanımızda da oluyor böyle şeyler.

    -----aşağıdaki cümle veya cümlelerde filmle ilgili bir görüş var----- (sıpoylır ne lan, yobaz mısınız mk, ne konuşuyoruz burda türkçe türkçeeeeeeee)

    filmin son sahnesini paraya tamah edip gerçek aşkı gerçek sevgiyi görmeyen ,o, tanıdığım en kötü insana ithaf ediyorum. yine de içimde sevgim taze ki sonunun müjgan gibi olmamasını diliyorum.

    (bkz: ağliycam şimdi)
  3. senin çocuğun mu müjgan? biz evlenseydik bizim çocuğumuz olacaktı.. ismi de koray değil, ali, ahmet cemal gibisinden bir şeyler olacaktı...

    her izleyişinizde boğazınıza bir yumru oturtan yeşilçamın o yapmacık dramlarından çok öte şaşırtıcı bir realistlikle ve de inanılmaz repliklerle örülmüş film.
  4. nasıl ki sevmek zamanında surete aşık olmak çok kışkırtıcı bir konuysa; bu filmde de sadri alışık'ın o içten sesiyle söylediği şu monolog bir o kadar kışkırtıcı ve efsanedir:

    "müjganı unutmak, müjganı sevmemek..."

    sadri abimiz ne de güzel anlatmıştır her şeyi. önemli olan karşının gitmesi, terketmesi ya da aldatması değildir, önemli olan senin onu bir daha sevemeyecek olmandır. çok güzel lan.
  5. neresinden yakalarsam yakalayayım sonuna kadar seyrettiğim filmdir. hatta sırf bu nedenle sahne kaçırmamak için flash tv'nin reklam kuşaklarını bile defaaten izlemişleğim var. ama değer doğrusu.
  6. müjgan

    sevgimizin bir tanesiydin müjgan.
    saçları sırtına kadar sırma sırma dökülür,
    elleri ufacık, gözleri dört defa lacivertti.
    ve de her ne hikmetse o da bana gönüllüydü.
    öyle bir sevdim ki müjganı
    dünyamı şaşırdım, haddimi bilemedim,
    evleniriz gibi geldi bana.
    evimiz, yuvamız olur, ışığımız yanar,
    fakir soframız kurulur gibi geldi.
    sahil bahçesinde gazoz içerekten
    gizli gizli mal-ü hülya kurardık.
    sonrada çarşılara giderdik.
    eşya beğenirdik elden düşme;
    aynalı konsolumuz
    topuzlu karyolamız bile olacaktı.
    müjganın her an her bi daim yanında olacaktım
    ama olmadı gitti.
    nereye mi ?
    paraya gitti abicim paraya
    nasılda sevmiştim yıllarca ben seni
    her akşam bekledim yollarını
    elbet bir gün biz yuva kurarız derken
    duydum evlenmişsin sen zengin bir gençle
    zengin olsaydım sensiz kalmazdım
    her an düşünüp seni hiç ağlamazdım
    param olsaydı aşkım kalırdın
    seve seve yanımda benimle yaşardın
    nikah resimlerimizi de çektirdiydik.
    sonra karpuzcu raşit ağabeyinin
    kayınbiraderine borç ederekten
    nişan yüzüklerimizi de yaptırmıştık.
    ama müjgan takmadı bunu
    takamadı uçuverdi elimden.
    meğer gizlice altın bir kafes bulmuş kendine.
    müjganın gelinliğini hususi diktirmişler,
    benim gibi kiralık tel duvak almaya kalkışmamışlar yani
    öyle sevindim ki.
    mesut ve bahtiyar olsun diye dualar ettim hergece
    sonramı ne oldu
    müjgan gibi bende
    birbirimize ettiğimiz sözleri
    ettiğimiz yeminleri unuttum.
    bir daha mahalleye gelmedi müjgan, gelemedi.
    bizim dar ve eski sokaklara otomobili sığmıyormuş dediler.
    senede birkaç ay zaten avrupadaymış dediler.
    zaman şifalı bir ilaçtır unutursun dediler,
    unuttum bende unuttum
    hiç aklıma gelmedi.
    hatırlamıyorum müjganı
    hatırlamıyorum şimdi
    bu şiiride ben yazmadım zaten
    unuttum abi bende unuttum
    hatırlamıyorum şimdi
    müjganın gözleri ne renkti

    sadri alışık
  7. insanı her izleyişinde ağlatabilecek bir film. 2 türk filmi çok kolay adamı ağlatır ve bu iki filmden birisi de budur.

    hatırladın demek o sahil kahvesini bu elli kuruşluk gazozu; kurduğumuz hayalleri unutmadın demek...