devrim sürecini anlaşılamayıp, bir kişinin
* üzerine yıkılması çok kolay ülkemizde. bu yüzden eğitim alanındaki yapılmış en büyük devrimlerden biri olan harf inkilabının anlaşılamaması da normal.
harf devrimine zaten toplum yabancı değildi. o zamanın istiklal caddesi'nde daha kıyafet devrimi olmadan, aydın, tüccar, siyasetçi avrupai şekilde giyiniyor, dahası kendi aralarında fransızca veya ingilizce konuşarak kendilerini halktan büyük görmeye çalışıyorlardı. o dönemin istiklal caddesi'nde birçok dükkanın tabelasının bile latin alfabesi ile fransızca olduğu düşünülürse bu durum daha net anlaşılır.
atatürk ve agop dilaçar ise bu üstünlüğü kırıp, eğitim tekelini bu zengin sınıfın elinden almak istedi. bunun için dünya normlarında en çok kullanılan alfabe olan latin alfabesini seçmek zorunda kaldılar. 700 yıllık birikimin yok edildiği gibi bir durum yok, binlerce alim zaten türkçe dışında diğer yabancı dilleri de biliyorlardı ki harf devrimi sürecine en çabuk onlar uyum sağladı. ama noldu, köylü ile ağa, işadamı ile işçi, öğrenci ile akademisyen aynı dili aynı alfabe üzerinden kullanmak zorunda kaldılar. böylece fırsat eşitsizliği gibi bir durum yok edilerek herkesin türkçe okuma yazma öğrenmesi amaçlandı.