sözlükte gittikçe türeyerek büyüyen aglayankek çetesinin bir üyesi. allahtan karakter sınırı var da bu çetenin sözlüğü ele geçirmeleri bir nebze olsun zorlaşıyor. yine de belli olmaz tabi. bekleyelim ve görelim. bu arada unutmadan hoşgelmiş sefalar getirmiş.
kendisiyle neredeyse pek çok konuda espri anlayışımız ve güldüğümüz şeyler denk düşer. ne zaman komik bir video izlesem, giri okusam ya da komik herhangi bir şeye rastlasam hemen kendisine ulaşır onunla birlikte tükürükler saçarak, karnımı tutarak bir kez daha gülerim. teşekkürler aglayankekinvekankalarınınkankası**
şu ekonomik krizde sevgilisini pahalı hediyelerle ezmekten kaçınmayan; kimi zaman huysuz kimi zaman agresif olsada, beni yapmadığım şeylerden suçlasada o benim küçük bi zaafımdır. bana çok büyük bi yanlıştan ne kadar doğru bişey çıkabileceğini göstermiştir.
(bkz: pıtırcıktır)
(bkz: bammukdur)
(bkz: datlı su balığıdır)
an itibariyle yepyeni bir yaşa merhaba demiş, iyi ki doğmuş olan insandır. sağlıkla, mutlulukla ve sonra biraz da parayla hep birlikte nice yıllara diyorum.
babasını çok sevdiğim insan, sevişmeye sanat olarak bakan insanımız kaldı mı sözlükçü? hmm bence kalmadı ama bir tane insanımız varmış işte bildiklerimiz dışında. hemde babamız, atamız, ciğerimiz, cancazımız.
en kısa zamanda türkiye kucaklaşıyor projesi'ne dahil etmek istiyorum bu babamızı, analar ne sanatseverler doğurmuş da baba olmuş. çok baba adam ya hu öpüyorum iki yanağından.
dün gerçekleştirilen zirvede, kek takımı olarak kendilerini bile kendilerinin içinde karıştırdıklarına şahit olmama sebep veren can ciğer yazardır.
- şimdi bak, şu ağlayan kek orijinali, şurdaki kankasınınkankası, yok yok o kankasınınkankalarının yok yok o da değil, o şey, kankasınınkankası, ben de kankalarınınkankası, şurdaki, yok o kek değil.
dün zirvede çetesiyle birlikte hazır bulunan, benden tam 4(dört) yaş küçük hatunlar serisinin gizli elebaşıdır. gülen gözlerle bakan, güzel gülümseyen hatundur.
not: bana sürekli puanlar verip gankha ayağı çekerek çetesine katmaya çalışıyor farkındayım.*
(bkz: sesine tapılası kadınlar)
çok ilginç bir içtenliği olan insan. onu sevmek için saatler bile fazladır sanki yıllardır tanıyormuşsun gibi bi izlenim verir insana.
ayrıca gecelerin adamıdır geceleri cariyeye dönüştüğünü iddaa etmektedir benden söylemesi asddasddd
adabımızla muhabbet ederken, önce türk sanat müziğinden eserleri birlikte icra ettiğimiz, ardından fasıla bağladığımız ve son olarak kendimi elpinoras'la karşılıklı göbek atarken bulduğum gecede sarhoş olarak eğlencemizi pekiştirmiş kişidir.* oturduğumuz yerden, istifimiz bozmadan, çalan müziğe de kayıtsız kalmadan kalburüstü oynayışımız da masa olarak bizi bir adım öne çıkarmıştır...**
yavrum kankam
yandaşım sırdaşım
kardeşim sesteşim(bu ne lan)
küçücüğüm herşeyim
derdim kederim
eski sevgilim
bozkırda bitenim
beni terkedenim
beni affedenim
kovupta kendi gitmeyenim
çağırıpta geç gelenim (yaklaşık bi buçuk saat)
bazen gidip dönmeyenim
bazen de dönüp gitmek bilmeyenim
emesenden silmeyenim
sevdiğim dostum sırdaşım biricik kardeşim
.....
yıllllar yıllar neleri götürdü özünden
neleri unuttu yüreğim
sele mi kapıldın yoksa istanbul yamacında
söyle
söyle suçumuz neydi bizim*
(bkz: ayna - gelincik)(ayna da bitti be abi)
aslında tanımam kendisini, gerçi nesildaşmışız, olabilir. lakin farkında mısınız bilmem, ağlayan keki de tanımıyorum. yalnız yaşayamayan, ancak birlikte var olan, niceleri gibi onlar da keklik payında birleşmişler. eskiden olsaydı bunlar, kesin seri eksilerdim. insan yaşlandıkça öte yandan, nelere alışıyor, inanamazsın. ve gün geçtikçe üzerimizden, eskisinden daha az hoyrat oluyoruz. kek kıvamına geldik bu girimizde de. aslında demek istediğim başka bir şeydi. nasıl anlatsam bilemiyorum, kendi nickinden önce aşağı scrollbar'dan anlıyorum sol frame'e girdiklerini yine. aşağıdaki scrollbar, oyyy. leziz firefox'umun düşmanı! aslında kötü niyetim yok, biliyorsun. resmi nickaltılardan farklı olsun istedim sadece. ışığın bittiği bu saatlerde, nerede olursan ol, ışığını yansıt girilere. nasıl olduğu mühim mi kanka? keklerin kankasıysan hele de kanka? aslında, dedim ya, tanımam etmem. nasıl olduysa başlamış bulundum. kolayladım da aslında. akrostişim gelmiş kanka, senin de nick altın yazıldı bir gece vakti, ışıklar azalınca...