uzun zamandır yazmak istiyordum, öteledim öteledim ve sonunda yumurta kapıyı dayandı.
* evet, gülücük oradaydı, bir de onun yüzünde hep. devamlı gülüyor bu insan (insan yazıyorum zira insan temelli bakıyoruz insanlara ve hayata, di mi!) ne diyordum, devamlı gülüyor hem de her şeye rağmen. kafasına taktığı kendi geleceğinden ziyade yurdun ahval ve şeraiti iken, "tekil" düşünme özrü var iken ve hala tüm romantizmiyle devrimin ve aşkın kitleselleşmesi inancına sahip iken hala gülebiliyor. ilginç! ya hayatı tiye alıyor ya da koyverdi kendini akışına, bilemedim. ama çok gıbta ettim, o kesin.
yazılarını takip edenlere sağladığı bir kolaylık olduğu inancındayım bir de. mesela onun yazılarını
ara tara'dan aramaya gerek kalmaz çoğu zaman. sol frame'de hangi başlık ilgimi çekse ya da provakayon tandanslı ayar bekler bir başlık görsem yahut -onun tabiriyle- akıl tutulmalı yazar saçmalamarı peydahlansa
aglaures orda oluyor zaten. sayesinde çoğu zaman da gerek kalmıyor bir şeyler karalamaya, sağ olsun!
hep pozitif yönlerini dillendirdim, biraz da acı söz hakkımı kullanayım. daha önce söylemiştim ama burdan yedi düvel de duysun isterim ki "yoğun siyasi" durumundan ara ara sıyrılıp hayata dair birinci tekil şahıslı giriler de yazmasını çok isterim. bir de bazen çok partizan bulurum kendilerini ki yoğun uğraşlar sonunda edindiğim 8 yıllık "çok gizli" arşivleri de önüne serdim. bugün yarın okur da gerçekle yüzleşirse artık bizim adımıza partizanlık yapar diye umuyorum
* gülücük oradaydı, bi' de onun yüzünde. hep gül emi!