kar kış, yağmur yağdı tarla tapayı su bastı, yağmadı bu sene mahsül yok, yevmiye alamadık, kan davalısıyız biz beraber çalışmayız gibi dertleri olmayan, cefakar köylüdür. yeri gelir, tarla tapaya bakar, yeri gelir meyve sebze toplar, yeri gelir gluglu hindileri semizletir, koyun keser, geyik avlar, balık tutar, ağaç keser, madenlerde çalışır. en önemli iş gücüdür bu cefakar köylümüz. benim köylüm!!
iş verirsin gıkı çıkmaz. tıklarsın tepesine, itaatkar bir 'efendim?' der. gidersin aha git bana ağaç vir, odun vir, taş vir, altın vir dersin gıkı çıkmaz. sadece sessizce bir, 'oduncu' der, 'madenci' der. gider efendigene çalışır.
bir gün de desin ki uzak bi yere oduna gönderdiğimizde; 'çok uzak', 'gidemem, a.ına korum', 'kolaysa sen yap' falan desin. ama yok, çok nevi şahsına münhasır insanlar canım kendileri.
bir bu köylü milleti hakkında şöyle bir durum var, bir arkadaşım burada bile bazı şeylere dikkat ediyor, kadın köylüleri balık tutmaya, toplayıcılığa tarla tapaya yollarken, erkekleri inşaat, maden, odunculuk gibi alanlarda süründürüyor.
ayrıca bu cefakar köylü, savunmanız aşılıp da askerlerinizin sayısı azalmaya başladığında hemen askerin yanına sürülüyor, elinde baltasıyla savaş meydanında kadını erkeği savaşıyor, şehit oluyor.
hakkaten köylü milletin efendisi be kardeşim, bu cefakar köylü olmasa sen nasıl çıkartacan jannisary, nasıl çıkartacan paladin, nasıl üniversite kuracan, nasıl bir trebuchet çıkarıcan. o kaleler, saraylar hanlar hamamlar, bombard towerlar. bütün medeniyet bu cefakar köylümüzün toplayıcılığı, avcılığı, odunculuğu, madenciliği, çiftçiliği sayesinde oldu. bir günden bir güne de yevmiye istiyom ben demeden.
benim şehircilik ve imar hukuku anlayışıma hala ayak uyduramamış mal köylüdür.
gayet güzel bir şehir inşa ediyorum, bu mal gidiyor kendini binalar arasında sıkıştırıyor. ya binayı yıkacam, ya onu öldürecem. çoğunlukla cinayeti seçiyorum. bir de ibneler bina falan yaptıktan sonra boş boş oturuyorlar. git ağaç kes, altın topla de mi? bişeyi de kendin düşün.
"lan burda altın bitti, gidem biraz tarla sürem" deyin.
eğer ki seçilen ırk spanish(ispanyollar) ise sadece köylü olmayan insanlar bütünüdür. imperial age'de kaleden taç research yapıldığında +6 attack point kazanmaktadırlar ve bir bölük köylü(40 adet) bir kaleyi kolayca yıkabilmektedirler.
hun olunca evde kalmayan köylü,town center'da kale'de falan kalır.evde kalmayan derken yaşamak manasında yoksa hunlarda kızlar teklif ediyormuş gibi bir durum yok.
ilk çağda town center'dan loom research yapılmazsa [ki bu upgrade +15 hit points, +1 normal / +1 pierce armor vermekte köylüye] karşısına 2 kurt çıktığı takdirde ölen kişilerdir.
eğer ki seçilen ırk mongols(moğollar) ise avcıları %50 daha iyi kapasite ile çalışan insanlar bütünüdür. ekonomi konusunda moğollara büyük avantaj sağlarlar, domuz ve geyik kesimi çok hızlıdır diğer ırklara göre.
oyunda son 1 askerinizle oyunu kazanmanız mümkün olmamaktadır ancak bir köylü ile oyunu çevirmek gayet de kolaydır.boşuna milletin efendisi demiyorlar kendilerine, tek sorunları işleri bittiğinde hiç ses çıkarmazlar, öyle boş boş beklerler...
denizi olan haritalarda transport şip e 10 tanesi tıkılıp yanına da 10 arbalest verilip kuytularda yedeklenesi insanlardır. milet sizi yıkar yerle bir eder, sonra sizin kıyılardan çeker gider, getirirsin ordan 2 köylü çat dikersin town center ı, gemileri sağlam kaçırdığınızda oyun hiç bitmez.
edit: ayrıca bu kolpayı thedewil çok yapıyor, onunla oynanacaksa aynı takımda olmayı tercih edin. yoksa imanınız gevrer.
ulaşılabilecek maksimum popülasyona ulaşıldığında (bkz: age of empires ta aile planlaması) ilk bu köylüler,özellikle bunların tarlada çalışanları,odun üzerine ihtisas yapanları kimliği belirlenemeyen kişilerce haince delete'e-soykırıma uğrar ki,
buna da ses çıkarmazlar,maksat vatan millet kalkınsın..ülke nice paladinler,heavy camellar yetiştirsin.koç bunlar koç.
age of empires 1 de daha atletik 2.sinde biraz daha derli toplu, kıyafetleri düzgün ve çağ atlamış olan köylülerdir. emre itaat etmekte üstlerine yoktur, arada binaların arasında sıkışma gibi salaklıklar yapabilirler. tembellik yapmaya meyillidirler.
o çalışma şevki falan , hani böyle tıklıyorsun git odun kes diyorsun da bi sigara molası bile vermeden çalışması köle ruhlu olmasından . yoksa niye her dediğime evet desin. bir de düşün değil mi? bu beni niye buraya yolladı odundan bol ne var dalga mı geçiyor de değil mi? yok anca yes sir . hayır bir kaçına işkence yapmış olsam ya da tutuklatsam ne bileyim öldürsem anlayacağım , korkuyor bunlar o yüzden . e o da yok. kafa sakat , adamın ruhu köle neylersin
yeri geldiğinde kalelere ve eve çekilip vatan savunmasına katılan, düşmanı ok manyağı yapan kişilerdir. kılıçta yeteneksizdirler. bir kurt bile bunları kolayca harcar. çok askere ihtiyaç duyulduğunda hemen öldürülmeleri farzdır.
nişancılığı da takdire şayan köylüdür. geyikleri, balıkları, timsahları, aslanları bir-iki atışta mıhlar. okçular binalara saldırırken korkmaz, binaları onarır. bahçe işi ile uğraşır ama hiç "hazır kimse yok, şu avakado'yu atayım cebime, gece yerim" demez. barışçıl adamlardır. düşman köylüyle aynı madenden altın çıkarsa "bırak ulan, o bizim köyün altını" demez, paylaşır. cesurdur, daha hiçbir yeri açılmamış haritada karanlıklarda dolaşarak aydınlatır ortalığı. koskoca köyde hayatta kalan tek kişi kalsa bile "bittik!" demez, binaları onarır, ağaç keser, altın, et toplar. imparatorluğu küllerinden doğurur.