|
|
- age of empires2 için yapılan bir eklenti. zaten oldukça zevkli olan aoe2 yi daha da başından kalkılmayaca hale getirmiştir.
oyuna yeni olarak 5 ırk (hun,aztec,mayan,korean,spanish),4 campaıgn(atilla the hun, the conquerors, el cid, montezuma)ve daha bir çok yenilik(haritalar, askerler,teknolojiler,kahramanlar vs.) eklenmiştir.
arkadaşlarla oynandıpında çok iyi zaman öldüren bir oyun olduğundan mümkünse tatilde falan oynanması daha sağlıklıdır.(buğra, 25.06.2006 11:47 ~ 30.09.2007 11:16)
- sonrasında çıkan 1.0c yaması ile gönüllere taht kuran, age of empires serisinin şüphesiz şu ana kadar ki en iyi versiyonu.
- online oynanması çok daha eğlenceli strateji oyunu.
- bir zaman sonra herkesin "çok iyi" olması sebebi ile eski tadını vermeyen oyun. kan ter içinde, ne olduğunu ne bittiğini anladaman, saniyelerle, maus tıkları ile yarışarak bir ordu kuracak ve rakibinizi yeneceksiniz. olay bundan ibaret.
hele bi soluklan yiğidim, koca impraratorluk kuruyorsun, şu tepeyi bir incele, "heaaah surları şuradan geçiririz, kaleyi de şuraya kurarız, ne güzel şehir olur lan bura canına yandığımın" demenin tadına var...
bu cümleyi söyleyen şunu oynadı.
(bkz: civilization)
tabii yeri apayrıdır, yıllarımızı verdiğimiz oyundur, üstüne rts gelmedi desek başımız ağrımaz... saygı ile anıyoruz.
- yıllar sonra "yeaa abi bi kurayım nostalji olur sıkılırsam silerim" diye kurup günlerdir gecelerdir bırakamadığım oyundur. zamanında bu bela yüzünden ortalamamı karadenizin en derin noktasından bile daha aşşağılara çekmiştim; bakalım bu sefer nerelere kadar ineceğiz.
- bahçeköy öğrenci yurdunu zamanı vaktinde domine etmiş, hayatın anlamını unutturan gece gündüz demeden saatlerce oynanan canımın içi, sabahlara kadar defalarca yapılan flushlar, rushlar, hiç bitmeyen küfürlerle beni okuldan eden oyundur.
hiç bitmeyen her gece tekrarlanan genel sözlerimiz ise aklımda kaldığı kadar ( ey gidiii )
syco : azureel celt oynasın arkadasım adam zaten zayıf....
syco: ben hep kenarda çıkıyorum abi yeter ya birde eagle ın karşısında çıkarsam oynamam arkadaşım adam hayvan 3 hardest alıyor tek başına....
maverick: mavercik bunları affetmez haş ce ce haş ce ce.....
azureel: ben hemen eziliyorum sizi satar çıkarım.
eagle: ben sağdan süpürürüm siz üçünüz diğer taraftan gelin ortada buluşuruz. ( tamamı ile makinedir ayrıntılı bilgi isteyenler azureel i arasın 0900 falan falan )
favorius: abiiiiii adam sittimin yaaa offffffffffff base yaa ( bu adam eagle ı tek başına durdurabilen tek kişidir arada ağlar yinede )
dayı : yieeniiiim food yieniiim odun yieeniiim gold ( off dayı off )
dede: bir yardım etmediniz ya ... pachak senin yolladıın palaaghdinlerin aq.
diğer gençler: (genellikle) off abi ya karşımda eagle var ya sikicem ya aq. ya
- en iyi ırkın tamamen oynayan kişinin ellerinde belirlendiği oyundur.
3 tabur elite tarkan 'ı 3 tabur halberdier 'le veya 6 tabur elite skirmisher 'la harcadıklarını seyrederken "hani bunlar iyiydi mühühü" diye ekrana ağla1 gözlerle sezercik bakışları atacağınızdan eminim.
yoksa duvar özürlü got 'ların huskarl 'larıyla oyunu çeviren veya süvari özürlü aztekler 'le bizanslar 'a koyanı da gördük.
- "çoğu dünya ülkesi kapitalizm uyguluyor, demek ki kapitalizm en iyisi" *
age of strateji oyunudur, kafa ister; strateji kurallara değil yaratıcılığa bağlıdır. adam bir gazla savaştayken town center 'ına 5 cavalier sokup 20 oduncusunu keserseniz o stratejidir. "herkes hunlar 'la oynuyor ben de onlarla oynayayım, nasıl olsa bir tabur 40 kişi, 6 tabur asker yapılamaz ehe" diyip oyuna girer de 3 tabur (120 ediyor) * halberdier 'le tokatlanırsanız yanlış oyunu oynadığınızın farkına varırsınız. çünkü dediğim gibi strateji oyunu kafa ister, kural değil.
- (bkz: aferim)
- (bkz: marco)
(bkz: polo)
evet hile yaptım, pişmanım..
- her ırka verilen ayrı ayrı özelliklerden dolayı, bir ırkı diğerinden farklı yapmayan oyun. stratejinizin ne olduğu ile alakalı olarak ırk seçmenizi zorunlu kılar.
mesela; küçük mancınıklarının ormandaki ağaçları açma özelliği olan bir ırk mevcuttur. özellikle harita olarak black forest tercih edilmişse, bu, önemli bir özelliktir. rakibinizin orman olarak gördüğü bir alana siz çoktan bir kent kurmuş, orduları oraya dizmiş hatta hiç beklemediği bir yerden şehrine girmiş bile olabilirsiniz. (yakşalık 6 yıldır* oynamıyor olmamın verdiği bir sonuç olarak ne bu ırkın ne de küçük mancınıkların adını hatırlamıyorum)
ayrıca, herkesin hem oyunun özelliklerini hem de birbirinin oyun sistemini öğrenmesiyle, saatlerce süren oyunları engellemek için, arkadaş grubu içinde yeni kurallar konmasına ve yeni stratejiler geliştirilmesine gerek duyulur.
- gamepark da oynanabilen kanımca dünyanın en iyi dengeler üzerine oturtulabilmiş strateji oyunudur.yıllar geçmesine rağmen halen çok sayıda kişi tarafından online olarak oynanmaktadır.
meraklılarının internet üzerinden dünyanın en iyi oyuncularının demolarını indirip seyredebilecekleri oyun.(nakrul, 10.01.2007 21:11 ~ 17.01.2007 21:56)
- www.gamepark.eu adresinden gerekli yazılımı* indirdikten sonra online oynayabilirsiniz.
- psikopat korelilerin içine ettiği oyunlardan biri. biz de oynardık zamanında, biz de iyi oynuyorduk kendi çapımızda. sonra internetten bu koreli manyakların oyun savelerini indirip izlemeye başladık. ve age of u bıraktık.
- okulumuzun milli sporudur kendisi.her gelen lise1 hiç bilmese bile bir dönem içerisinde bu oyunu aslanlar gibi oynar.tabii bu da satranç gibi öğrenmesi kolay ancak uzmanlaşması ustalık isteyen bir oyunudur.türkler kesinlikle favorimdir ancak yeniçerilerin canlarının çok az olması sebebiyle siege onagerı sağlam olan devletlere karşı saracenler ve korelilere karşı dikkatli olmak lazımdır.(bkz: meram fen lisesi) (bkz: rush atmak)
- bizi bizden alan ama temeli taş kağıt makas oyununa dayanan süper strateji oyunu...her ırka her tür askere karşı bir de anti-ırk ve anti-asker yaratılmıştır bu nedenle oyunu çok oynayıp kafayı çalıştıran insanlar daima başarılı olurlar bu oyunda...eskiden zone da şimdi ise gamepark da online olarak oynanır en sevilen oyun türleri random map (amanın herşeyimi kendim kazanayım kendim geliştireyim uygarlığımın gelişimine ben yön vereyim diyenlerin oyunu),deathmatch(herşeyim gelişmiş olsun, kaynaklarım bol olsun hayvani ordularla oynayayım diyenlerin oyunudur-bu tarzı seçenlerin en büyük hatası kaynağım bol diye nüfuslarını 160 asker 40 işçi oranında kullanmalıdır oysaki deathmatch oyununda kaynağın sürekliliği önemlidir bu nedenle işçi sayınız 100den fazla olmalıdır..),ve custom scenario'dur(oyunu banbaşka bir hale çevirir genelde kalelerdne çıkan özel ırk birimleri ile oynanan türdür..
- "3d çıktı çıkalı strateji oyunlarında mertlik bozuldu kardeşim" diyenlerin efsanesi...
- rakip oyuncunun atlı ordusuyla odun toplayan zavallı köylülerin etrafına sarıp, oyunu durdurtuktan sonra "olum, şimdi köylülerine tecavüz edeceğim." diye seslenmesine neden olan oyundur. eğer bu oyunu oynayan oyuncu imparatorluğu için çalıştırdığı köylüleri umursuyorsa saldırı anında bir yerlere saklamalı ya da şerefiyle öldürmelidir. düşman ordusuna bırakılmamalıdır.
- özellikle multiplayer oynandığı zaman ve tarafların gücü birbirine denk olduğunda son derece zevkli zaman geçirmeye yarayan bir oyundur. oyun içerisinde her askerin bir anti-unit adı verilen, karşı karşıya gelindiğinde kaybettiği askerler vardır. oyun içerisinde maksimum nüfus 200 olmakla birlikte geliştiği takdirde en güçlü ırk türkler olarak görülmektedir. oyuna ait kimi şifreler şunlardır ;
*lumberjack - 1000 odun
*rock on - 1000 taş
*robin hood - 1000 altın
*cheese steak jimmy's - 1000 et
bununla birlikte son zamanlar özellikle internet ortamında senaryo haritalar tercih edimektedir.
bunlara ek olarak olan hileler;
furious the monkey boy - gücü az ama kuvvetli bir maymun
how do you turn this on - araba
torpedo x - x numaralı oyuncuyu oyundan atar
ayrıca oyunda harita ile ilgili şifreler olarak;
marco - harita normal iken explored hale getirir.
polo - harita explored iken all visible hale getirir.
(not: marco/polo sadece single player oyun için geçerlidir, multiplayer oyunda bir işe yaramaz)
- lise yıllarımın ağzına sıçan oyundur. sırf şu oyun için okuldan kaçılır, yağmur, çamur, kar, kıyamet demeden uzunca bir yol yürünür ve mabede* varılırdı. belirli bir saatten sonra üniversiteli abilerin de teşrifiyle 4v4 deathmatch'ler, standart oyunlar, scenario'lar atılır; klan savaşlarına katılma teklifleri alınırdı. fakat bilinenin aksine age of, belirli bir sayıda işçi yapıp feudal'a geçme, ya da fast castle'a kasma uğruna 2-3 dakika boyunca hiçbir ünite basmadan bal mal eko bekleme gibi derdi olan oyuncuların başarısız olduğu bir oyundur. çünkü bir müddet sonra sizi çözen rakibiniz, saniye saniye her hamlenizi önceden bildiği için, kendi adımlarını da ona göre atmaktadır. mesela;
fast castle olayının özü şudur. 27 işçi yaparsın bir de scout'un olur. dark age'in ortalarına doğru bir tane mining camp atarsın altına girersin. etrafta ete dair ne varsa****toplarsın, hayvani bir food yığınağın olur (fakat fc* yapabilmek için feudal age'e geçtiğiniz anda minimum 1100 food olmalıdır, whellbarrow olayını yapabilmek için) feudal age'e geçildiğinde 200 gold'a sahipsen ve karşındaki tower rush'a kasmadıysa oyunu götürürsün. fakat senin fc'ci bir oyuncu olduğunu bilen düşman tower rush'a giderse ve altın madenin etrafını palaside'la çevirirse, bir de yanına kule atarsa yarraklara yan basarsın. bugüne kadar izlediğim, oynadığım hiçbir oyunda tower rush konusunda 'iyi' denebilecek bir elemanı dize getirebilecek herhangi bir fc'ci görülmemiştir.
oyundaki gelişim açısından en faydalı gördüğüm yöntem scout rush denen, yani scout cavalary ünitesinin feudal age'in başlarında, düşmanın odun toplayan işçilerine saldırmak suretiyle ekonomik hızını kesme yoluna gitmektir. age of'ta en mühim olaylardan birisi de budur, yani işçileri ekonomiyle ilgilenmeleri, birşeyler toplamaları dışında başka birşeyle meşgul etmek. bunu başardığınız takdirde, rakip ekonomisi belirli ölçüde yavaşlayacaktır. bu durumda yapacağınız şey düşmana sadece tek bir noktadan değil, birkaç noktadan saldırıp kafasını meşgul etmek ve 'eeeh sikerim ulan' dedirtmektir. 'gg' ile sonuçlanan birçok oyunda, rakibin bu cümleyi kurduğu görülmüştür.
imperial age savaşlarına hiç değinmiyorum. ekonomisi sağlam olan her zaman olayı götürür. fakat hangi ünitenin, neye karşı kullanıldığını iyi bilmeniz gerekir. skirmisher'ların karşısına cavalary archer'la çıkarsanız yarrağı yersiniz. fakat mangudai'yi de cavalary archer'la aynı kefeye koyup skirmisher'lardan uzak tutarsanız yine yarrağı yersiniz. aynı şekilde halberdier'in üzerine paladin ile gidilmez, çünkü halberdier ünitesi cavalary sınıfı askerlere karşı ekstrem etkilidir. fakat byzantines* iseniz ve karşınızdaki adam sizi eterne etmek için halberdier kasmışsa, 10 tane elite cataphract işinizi görecektir.
gl* and hf*.(hebele, 25.09.2007 12:43 ~ 12:47)
- şehir merkezim..tarlalarım.. evlerim..hepsini dizmiştim sıra sıra..duvarlarla örmüştüm şehrimi..güvendeydim...savaş istiyordum..daha çok altın daha çok taş istiyordum..gözcülerime haber saldım düşman şehirleri keşif için..çok geçmeden döndüler güzel haberlerle..bir şehir vardı sınırlarımın yakınında..ordusu güçsüz kaynakları yetersiz..tam dişime göre dedim..en seçkin şövalyelerimin arkasına yerleştirdim topçularımı..şehrin surlarından kahraman gibi çıktılar..çok geçmeden fetih haberi ile çalkalandı şehrim..herkes mutluydu..işçilerimi yolladım yeni bir şehir kurmak için fethedilmiş topraklarda..mutluydum..derken o da ne?..ingilizler!!..fethedilen küçük şehrin büyük dostları varmış meğer..erkek kadın demeden köylülerim öldürüldü şövalyelerim hezimete uğradı..ama çin seddi gibi surlarımı geçemedi ingiliz atlıları..geri döndüler ülkelerine..ama artık bir davamız vardı onlarla..fethettiğim topraklar üzerine kanlı bir savaş bekliyordu bizi..o topraklar kutsaldı bizim için..kutsal topraklar olarak anılacaktı daima..tarlalarımı işçilerimi kontrol ettim..ben savaştayken aklımın şehirde kalmasını istemiyordum...birer birer özenle yetiştirdim yeni ordumu..öylesine çoktular ki şehir dolup taşıyordu adeta daha fazla yer yoktu askerler için..savaş vakti gelmişti..kanla verdiklerimizi kanla almak için yola çıktık.piyadeler ağır adımlarla önden ilerliyorlardı..en geriden gelen mancınıklar ise ordunun hızını düşürse de ingiliz piyadelerinin korkulu rüyası olacaktı..iki yana yerleştirdim mızraklılarımı..ingiliz atlılarının şansı yoktu onlar karşısında..ve kralın seçkin askerleri..paladinler..güvenim sonsuzdu onlara.. yavaş yavaş yaklaştık yeni topraklara..gözcülerim en öndeydi herhangi bir tuzağa karşı..derken gözüktü ilk ingiliz yeni topraklarda..aman tanrım o da ne?..ben şehrimde yeni ordumu eğitirken ingilizler adeta yeni bir şehir kurmuştu kutsal topraklarda..moralimi bozmadım..ani bir baskınla saldırdım şehir merkezine..birer birer düşüyordu karşımda ingiliz askerleri..yerle bir olmuştu ingiliz şehri..lakin o da ne? neredeydi dillere destan ingiliz okçuları? zaferin sevinci gözlerimi kör etmişki sanki...ne yapmaya çalışıyordu hain ingilizler...derken şehirden gelen haberle yıkıldım..ingiliz askeri kuzeyden saldırıya geçmişti..önümde zor bir karar verdi..ya yoluma devam edip savunmasız ingiliz krallığına saldıracak yada ülkeme dönüp köylülerimi kurtaracaktim..koçbaşları başlamıştı surlarıma vurmaya..ingiliz okçuları surlarımın arkasında koruyucu bırakmamıştı..intikam ateşi sarmıştı yüreğimi.. devam ettim ingiliz krallığına..onalr benim şehrimi alacaklarsa bende onların kralliğini yerle bir edecektim..kısa sürede yıktım ingiliz surlarını..devasa kalelerine karşı mancınıklarım ve şövalyelerim kahramanca savaşti..ingilizler hala surlarımda oyalanırken ben neredeyse kökünü kaziamstim düşmanın..hem de uzak diyarlarda..ancak unuttuğum birşey vardı..ingilizler barbarlardı ama aptal değillerdi..yıllardır savaş içinde oldukları fransızlarla barış yapmışlardı..biz ise fransızlarla kırılgan bir ateşkes içersindeydik..ingilizlerden sonra sıranın kendisine geleceğini bilen fransızlar neredeyse tüm atlılarını ingiliz şehrine savunmaya yollamıştı..okçularım azdı..şövalyelerim yetersiz..umutsuzca sürdüm tüm güçlerimi fransız atlıalrına karşı..ama olmadı..son askerime kadar savaştim ingiliz toprakalrında fransızlara karşı..ama olmadı..ingilizlerin şehre girdiği haberi geldi öte yandan..halkım telaş içinde kaçışıyordu düşmanın gazabından..daha fazla izleyemeyecekken şehrimin yıkılışını..dondu ekranım..alçak bir yazı duruyordu donmuş ekranımda.."you are defeated" diyordu bana..üzülmüştüm..ama çabuk toparlandım...single game/random map...hangi ülkeyle almalıydım intikamımı ingilizlerden? tabi ki kendi ülkemle..işte başlıyor yeni oyun..
efendim?..işçi..hazırım?..oduncu..
...
- çok kaliteli bir oyundur zamanının ilersinde çıkmış da bir oyundur. çok farklı oyun stratejileri denemek mümkündür. eğer oynayan ekip dişliyse oyunun 4-5 saate bitmemesi gayet olağandır. (biz aynen yaşadık) her ülkenin askerlerinin kendi dilini konuşması ise bu oyunun en hoş özelliklerinden.
- yıllara meydan okuyan , halen stratejide 2d'nin vazgeçilmez olduğunu ispatlayan oyun .
|