• videolar

  1. zordur affetmek. kabullenmek, sineye çekmek. yapmış görünseniz bile kafanızda yer etmiş şeyler sizi hiç rahat bırakmaz. olayların normal seyrettiği bir anda, siz kafanızda sürekli bir şeyleri kurduğunuzdan en ufak bir olayın kavgaya dönüşmesi muhtemeldir. arada kalırsınız. affetsem mi affetmesem mi? o hatalıdır ve bazen hatayı gene yapacağını bile bile, affetmeye çalışırsınız. bazen olur, bazen olmaz.
    hesap sorarsınız. yüzüne vurursunuz. bir daha aynı şeyin olacağını söylersiniz. sessiz kalır. because you're unforgiven üç!
  2. içten içe mutsuzluğa sebep olur. öldürmez, süründürür. bu duyguyla yaşayabilmek zordur. kendinizden nefret etmeniz neredeyse kaçınılmazdır.
  3. unutmaya götü yememektir. götü yese, affeder insan. insanlıktan çıkmış bir ezik affedemez, bu ezikten ancak sik gibi mühendis olur. siki elinde kalır, yine de bulamaz ne karı ne kız. ne de godoşuyla evlenir. affedememek zeka kıtlığıdır. unutmak istemiyorsan o başka hacı...
  4. kincilikle alakası olmayan bir durum.
    bir insanı aynı hatadan daha önce affettiyeseniz, o hata tekrarlandığında da affetme imkanınız vardır elbet.
    ancak şu var ki,
    karşıda ki insan bunu haketmiyorsa yapabilecek hiçbir şeyiniz yoktur.
    düşünün, sizin onun yediği yemekten, giydiklerinden, hayat felsefesinden, sevdiklerinden sevmediklerine kadar her şeyi ama her şeyi biliyorken karşınızdaki adam doğum gününüzü bile bilmiyorsa mesela ne yapardınız?
    bunları kafaya takmadığınızda karşınıza başka bir ilişkinin laneti ile geliyorsa?
    evet sevgi önemli. seven insan affettirir kendini karşıda ki seviyorsa affedebilmeli sevdiğini.
    konu affetmek olunca seven insan hep tutunacak bir yol bulur. bir sebep, bir neden.
    ancak karşıdaki insanın bunu haketmediği gerçeği varsa karşınızda ne yapsanız boş..
    ve evet,sevgi bazen hiç yetmeyebiliyor..
  5. en zoru insanın kendisini affedememesi.hatalar,pişmanlıklar falan yüzünden değil.haketmeyen insana hakettiğinden fazla değer verip de hakedenlerin kıymetini bilememek yüzünden kendini affedememesi.
  6. şu anda feci yaşadığım durumdur. aslında ufak şeyleri bile affetmeyip kafaya takana ezik demek haklıdır ama ne zeka kıtlığı ne de götü yememektir. büyük, kötü şeyleri hep hep affeden insan da afedersinz ama yüzsüz yavşağın teki olup çıkar yani.
    her neyse bu durumlarda karşınızdaki dünya tatlılığı ile özür dilesin ama, her şeyin artık geç olduğu zamanlarda yaşanan olaydıır
  7. ben düşündüm. çok hem de. uzun zamandır düşünüyorum. hayatımı etkileyecek, güzelliklerimi erteletecek kadar değil. saçımı yıkarken ya da deniz kenarında yürürken; makale okuyup, son 1500 kelimeyi yazmaya çalışırken de değil. dua ederken geliyor aklıma. dua etmek rahatlatır. insanın kendi hayatının muhasebesini yapmasını da sağlar. hani dersin ya "ulan ben bunu neden yaptım?" diye. o zamanlarda düşünüyorum işte. aslında akbil basarken filan düşünmeliyim ama sanırım dua ederken aklıma gelince belki yumuşarım diye düşünüyor içimdeki o iyi kalan yer.

    böyle yazdım diye kötü olduğum düşünülmesin. ben iyi bir insanım. asla kimseye kötülüğüm dokunmamıştır diyemem. ama birisi üzülsün diye iş yapmam. lisede tekme tokat daldığım kızdan bile özür dilemiş insanım. haklı olan bendim ama eylemlerim nedeniyle disiplinin kenarından dönen de bendim. yani demem o ki; ben iyi bir insanım. etrafımdakiler de "ömür uzatırsın, ne iyi insansın, oha çok komiksin" der sürekli. neyse konumuz bu değil. ben kötü değilim ama kötülükten nasibimi çok aldım. çok fazla bencil insan çektim etrafıma. sürekli. durmadan. aynı şekilde biten hikayeleri yaşadım. sonunu bile bile başladım. sonunda yine tavanlara baktım. hep aynı tavana denk geldim. birçok farklı yerde uyuduysam da her sonum aynı tavandaydı.

    dua demiştim ya, dua sırasında çok düşündüm. affedeyim dedim. çok güzel bir hayatım var ve hepsini aslında beni tavana baktıran o olaylara borçluyum. ama başkasının bencillikleri yüzünden ben kendimden çok vermişim. sonra çok haksızlığa uğramışım. aklıma geliyor. ne birini ne ötekini affedemiyorum. ayıp diyorum. yazık size. neden demiyorum. kendi bencil bahanelerine ihtiyacım yok çünkü. ayıp ama. hem de yazık size.

    aynısını ben yapsaydım "vay orospu" mu olurdum? daha fenası gelmiyor aklıma çünkü ben sizin yazıklıklarınızın partnerlerine bunu diyebiliyorum. sonra onlara kızmaktan vazgeçiyorum. gerek yok. muhattaptaki şahıs o değil diyorum. size dönüyorum beni üzenlerin her biri.

    diyorum ki; hayat çok güzel. benimki de, sizinki de. benimki güzel olsun diye içim hep rahat olduğu için dua ediyorum. size gelince, duruyorum. önce ayıp diyorum sonra yazık size. sonra da ne diyorum biliyor musunuz? hani böyle rüyada uçarsınız ya, uçun uçun. hayatınız uçarak geçsin. sonra öyle bir düşün ki, öyle bir kırılsın ki kanatlarınız "ben ne yaptım?" deyin. öte tarafta görüşürüz.