(yunanca bülbül). (1) ilkçağ yazarlarını çok etkileyen bu efsaneye ilkin homeros'ta
rastlanır. odysseia'da (xix, 518) anlatıldığına göre, aedonpandareos'un kızı ve thebaili zethos'un karışıdır. zethos'un kardeşi amphionniobe ile evlenip çok çocuğu olduğu halde, aedon'la zethos'un yalnız bir çocukları olur: itylos. aedon eltisini kıskanır ve bir gece en büyük oğlunu uykusunda öldürmeye kalkışır, ne var ki yanılır, karanlıkta niobe'nin oğlunu değil de kendi çocuğunu öldürür. tanrılar aedon'a acıyıp onu bir bülbüle dönüştürürler.
(2) miletos efsanesi şöyledir: aedon milet'li pandareos'un kızı ve polytekhnos adlı sanatçının karışıdır. kocasıyla birlikte kolophon'da mutlu günler yaşarlar, itys adında bir oğulları olur. ama mutlulukları başlarına vurur, gurura kapılırlar-. zeus ile hera'dan daha mutlu bir çift olmakla övündükleri için, hera ceza olarak kavga tanrıçası eris'i sokar aralarına. karı koca birbirleriyle yarışmaya girişirler, polytekhnos araba yapmakta, aedon kumaş dokumakta. kim daha çabuk bitirecekse, öbürüne bir hizmetçi bulup getirecektir. yarışmayı aedon kazanır, kocası da gider efes'ten onun kız kardeşi khelidon'u (yunanca kırlangıç) alır, yolda onu kirletir, saçlarını kesip köle kılığına sokar ve kız kardeşine kim olduğunu bildirirse, onu öldüreceğini söyleyerek aedon'a verir. aedon kız kardeşinin bir gün çeşme başında dert yandığını duyunca, onu tanır. iki kız kardeş öç almaya karar verirler, itys'i öldürüp pişirirler ve babasına yedirirler. polytekhnos işin farkına varınca çılgına döner, iki kız kardeşi öldürmek ister. zeus araya girer ve birini bülbül, öbürünü kırlangıç haline sokar.
(3) atina efsanesi: tragedya yazarlarının ve özellikle sophokles'in yitik "tereus" tragedyasında anlatıldığı gibi, prokne ile philomela atina kralı pandion'un kızlarıdır. prokne trakya kralı tereus'la evlenir ve itys adlı bir oğulları olur. ama tereus philomela ile de sevişir ve olup biteni kız kardeşine anlatmasın diye dilini koparır. iki kız kardeş itys'i kesip babasına yedirmekle öç alırlar. tanrılar prokne'yi bülbül, philomela'yı kırlangıç (başka bir anlatıma göre adı güzel sesli anlamına gelen philomela bülbül olur), tereus'u da hüthüt kuşuna dönüştürürler. aristophanes "kuşlar" komedyasında bu dramı hüthüt'ün ağzından şöyle anlatır:
yan garip bülbülüm, uyan,
çöz tanrısal dilini,
dök yüreğindeki acılan,
anlat o kutsal ağıtlarınla
oğlumuz ffys'in başına gelenleri.
kızıl boynundan su gibi aksın
oğlumuzun adını inleyen sesin,
sık fundalıklardan göklere yükselsin,
apollon, altın saçlı tanrı
duyup bu acı yankıları,
alsın fildişi çalgısını,
karşılık versin sana,
tanrı koroları kursun yukarda,
ve ölümsüz dudaklarından çıkan ezgiler
karışsın sesine mutlu yüceliklerde.