nihal: baba neyin var? tatilde izledim seni, sadece gözgöze gelince güldü yüzün...
adnan: ("sevişemiyorum yavrum. bihter vermiyor" bakışı) sana öyle gelmiş yorgunum sadece...
nihal: bır bır bır boğazı çok özlemişim boğazı seyredeceğim... (hayır boğazdan beş dakika uzaklaştın iyi ki)
adnan: iyi geceler...
nihal: iyi geceler
---
arsen hanım: görmüyor gibi bakıyorsun
adnan: hııı evet
arsen: iş mi
adnan: ("hayır abla ya ne işi ya, bihter elletmiyor bile. bu da bünye sonuçta centilmenlik falan yalan abla" bakışı) evet...
arsen: anladım...
adnan: ("neyi anladın anasını satayım ya... ooooff of" bakışı)...
yazık lan bu adama; çok üzülüyorum. ne sevişebiliyor,ne gerçeklerin farkında. herkes oyun çeviriyor arkasından. halbuki bi'gün çıkarıp masaya vursa, 'dağılın lan!' dese piiiuuuuu biri kalıyor mu orada acaba? yaşlı teyzeler gibi oldum vallahi bu dizi yüzünden. bir gün görürsem ednan beyi gidip diyeceğim 'uzak dur amca o karıdan' dicem.
sen bi evin içinde eski türk kabilesi ortamı yarat. herkesi koru, iş ver, yemek ver... sonra deniz kenarlarında bi şarapçı bulup aşkın gizemini öğrenecek çocuk edasıyla yüreyecek adam ol. vay be arkadaş. kızının düdüklendiğini öğrenince bu kadar oluyorsa, aslında koynundaki karısının bile düdüklendiğini öğrenince ne yapacak en çok onu merak ettim ben.
kötü lan bu adamın hali. zaten taaa kurtlar vadisi zamanında çakır öldükten sonra polat'ın bu adamla bi konuşması vardı. çakır'ın ölümü yüzünden polat buna ayar çekiyordu. işte o zamandan beri elindeki ipleri tamamen kaybetmişti.
05.11.2009 tarihinde yayınlanan bölümde behlül ile ofisinde yaptığı konuşma esnasında bir godfather tipi sezdiğim umutsuz vaka. ne kadar ağır abi modundaydı orada öyle? kaç bölüm geçti hiç o kadar oturaklı görmemiştim ednan beyi. enteresansınız ziyagil bey.