• videolar

  • +29 görseller

    • adnan menderes
    • adnan menderes
    • adnan menderes
    • adnan menderes
    • adnan menderes
    • adnan menderes
  1. türk askerlerini abd emperyalizmi uğruna kırdırılmasına neden olmuş ve marshall yardımları ve diğer benzer siyasetleri ile ülke sanayisinin gerilemesine neden olmuştur.
  2. dış güçlerin desteği ile iktidarı ele geçiren ve aynı dış güçlerin itici gücü ile görevi elinden alınmış bir başbakanımız. aslına bakarsanız çok partili döneme geçişte eskiye döndürme çabaları olan ve aynı zamanda abd bağları olan bir siyasetçinin iktidara gelmesi de korkutmuştur cumhuriyetçileri ve nitekim korkulan gerçek de olmuştur. türkiye'nin amerikancılaşmasının başlangıcı olarak sayılabilir kendisinin iktidara gelmesi.
  3. ali adnan başvekil belgeselinde hayatı ve politikaları oldukça ayrıntılı anlatılan demokrasi şehidi.
    not:türkiye'de yapılan ilk büyük devalüasyon 7 eylül 1946'da oldu.yanlış bilindiği üzere adnan mederes zamanında değil yani
  4. badem gözlü diye sağlığında kadir kıymeti bilinmeyen insanlara diyoruz. menderes'in kıymeti sağlığında da biliniyordu. uğursuz darbeciler tarafından ipe gönderilmesi, değerine değer kattı. halkın kalbindeki değerini ölümsüzleştirdi. demokrasi şehidi, o halkın kavramı değildi. halk için demokrasi şehidi, basın şehidi, siyaset şehidi diye bir şey yoktu. millet, kime şehit diyeceğini bilirdi.

    adnan menderes kimdi?

    ege'de bir toprak ağası idi. zeytin bahçeleri bulunan bir insan. eşi berin menderes, onunla evlenirken koyduğu şart, siyasete atılmaması yönündeydi.

    o siyaset yaptı. serbest fırka atatürk'ün işaretiyle kurulduğunda aydın il başkanı oldu. bilinen sebeplerle 1930'da kurulan serbest fırka çabucak kapatıldı.

    yeni bir rejim. demokrasi. ama tek partili bir demokrasi. muhalifler serbest fırka'da toplanınca kurulan serbest fırka'nın kapatılması çok sürmedi.

    serbest fırka kapatıldıktan sonra, adnan menderes bu defa da cumhuriyet halk fırkası'nın il başkanı oldu genç yaşında.

    tam da bu dönemde atatürk bir ege gezisine çıktığında, aydın'da cumhuriyet halk fırkası'na ziyaretini kısa tutmayı düşündü. menderes hakkında hoş şeyler duymamıştı çünkü. parti'ye beş dakika uğrayıp çıkmayı düşündü. o'na menderes'in muhalif kişileri etrafında topladığı söylenmişti.

    soğuk bir şekilde uğradığı partide menderes'le tanıştığında bu genç adam dikkatini çekti. ülke meseleleri ile ilgili sorduğu sorularda menderes'in yaklaşımlarını dikkat çekici buldu. beş dakikalığına parti merkezine uğramışken, dört saat boyunca menderes'le sohbet etti. menderes'in ona ikram ettiği gazi sigarasının bir pakedini bu sohbette tükettiler. atatürk, menderes'in görüşlerini bir dosya haline getirip ankara'ya göndermesini istedi.

    uzun bir sohbetin ardından parti merkezinden ayrılırken, kendisine refakat eden recep peker'e:

    "bu tanıştığımız genç, şayan-ı dikkat bir gençtir" demişti.

    tek parti döneminde kimin milletvekili olacağını belirleyen atatürk'tü zaten. bir sonraki seçimlerde menderes, atatürk'ün isteğiyle meclise girdi. milletvekili oldu. bu yönüyle menderes'i keşfeden ve ona ankara'nın kapılarını açan atatürk oldu.

    halk menderes'e sahip çıktı, baş tacı yaptı. menderes de insandı, hatalar yaptı. ama halkın nazarında menderes kahramandı. tek parti nimetleriyle nimetlenenlerin rahatsızlıkları buradandı. çünkü o siyasetçilerin, bürokratların ayağının altındaki zemin kaymıştı. 14 mayıs 1950'de, türkiye tarihindeki ilk serbest seçimlerde menderes kazandığında "şimdi bizi hasolar, memolar mı yönetecek" diye sormuşlardı. onlara göre halk vergi verirdi, askere giderdi... ülkeyi yönetmek, halkın neyineydi? halkı kendini aydın zannedenler yönetmeliydi...

    işte menderes hakkındaki iki temel yaklaşım farkı temelde buradan gelir. halk menderes'i bağrına basar, entellere göre ise halk zaten cahildir, doğru karar veremez. sevmezler menderes'i. onlara göre menderes amerikan politikalarının temsilcisidir.

    menderes'i demokratik yollardan, seçim yoluyla iktidardan uzaklaştıramayanlar 27 mayıs'la türkiye'de karanlık bir darbe dönemini başlatırlar.

    darbenin mahkemesinden hangi adalet beklenebilir ki? mahkeme başkanı salim başol'un "sizi buraya tıkan kudret böyle istiyor" demesinden...

    ve başbakan asılır. onunla beraber dönemin genç dışişleri bakanı fatin rüştü zorlu ve hasan polatkan da...

    halk darbecileri lanetler. elitler kına yıkar. profesörler darbe fetvası yazar, mahkemeler uygular.

    menderes, halkın gözünde hala kahramandır. menderes'i asanlar lanetle anılırlar.

    bu topraklarda insanlar çocuklarına hala menderes ismini koyarlar.
  5. 26 mayıs 1960 gecesi eskişehir'de bir toplantıda öğretim üyeleriyle ilgili olarak şunları söylemiştir:

    "bir zümre tarafından kiralanmış, kara cübbe giymiş kuklaların, milletin iradesine rağmen harekete geçmeye teşebbüs etmelerinin akıbeti türk milleti tarafından tayin edilecektir."

    kaynak: dr. mükerrem sarol, bilinmeyen menderes, cilt ii, kervan yayınları, istanbul, 1983, s. 937.
  6. türkiye'de ekonominin dışa muhtaç olmasının adımını atan kişidir. 1950 öncesinde ülke dış ticaret açığı vermiyorken, menderes ile birlikte bu açık gitgide artmıştır. ithal ikameci politikanın izlendiği bu dönemlerde, üretilecek ürünlerin yine hammadde ve ara mamülleri ithal ediliyordu. türkiye'nin kendi kaynaklarının ne olduğunu farkedip bu kaynakların ihracatının arttırılması yerine ithal ikameci politika uygulanmış, dolayısıyla bu süreçte ithalat daha da artmıştır. aslında yeni kurulmuş bir devlet için orta vadede mantıklı bir strateji gibi görünse de o dönemde yapılan yatırımları devletin artık karşılayamayacak seviyeye gelmesi ve özellikle altın rezervlerinin erimesi, bir süre sonra dışa bağımlı hale gelmemize sebep olmuştur. yani devlet teşviği ile yapılan yatırımlar kontrol edilememiş ve devletin kasası bu yatırımlar sayesinde dolmamıştır. böyle olunca da bütçe açığını gidermeye yönelik olarak krediler alınmış ve bunların geri ödenmesinde zorlanılmıştır. bu borçlara karşılık yabancıların da türkiye'de devlet eliyle yatırım yapıyormuşçasına içemize girmesi sağlanmış, doğal olarak türk yatırımcılar ile devletin gelirleri kısılmış ve ekonominin yani ülkenin kontrolü büyük oranda yabancılara geçmiştir.

    aynı zihniyetin devamı olan demirel hükümeti ise 24 ocak kararlarını alarak ülkenin ekonomisinin ağzına sıçmıştır. ikisinin de ortak noktası devletin özel sektörü kontrol altına alamamasından dolayı yatan açıklardır. birisinde yatırımların geri dönüş oranı düşüktür diğerinde ise hayali ihracat yüzünden devletin kasası boşaltılmıştır.

    bu zihniyetin 3. jenerasyonu ise... neyse, yaşayarak görün...
  7. hiç lafı dolandırmaya gerek yok. tamam idamlara karşıyım. evet o da idam edilmemeliydi. ama hiç kimse bana bu adamın sütten çıkmış ak kaşık olduğunu söylemesin.
    tanım: türkiye'nin bugünlerinin temelini atmış adamdır. daha amiyane bir tabir de kullanabilirdim ama neyse, ölmüş gitmiş.
  8. asılmıştır fakat öldürülmemiştir. menderes'i nasıl sistem yaratıp iktidara getirdiyse, sistemin devamı için menderes'in ortadan kaldırılması gerektiğinde, yine aynı sistem menderes'i asmıştır. ve 50 yıldır, menderes'in siyaseten ikizleri iktidarda yer değiştirmekteler, ülkeyi elbirliğiyle daha da sömürgeleştirmektedirler. ruhu şad olmasın.
  9. recep tayyip erdoğan'ın idolü olan adam.

    yalnız, şöyle bir şey var. daha ne idüğü belirsiz bir video yüzünden baykal için "partimde olsa ihraç ederdim" derken, gayrimeşru ilişkisi ayyuka çıkan adnan menderes kendisi için idoldür.

    şimdi aga menderes'in özel hayatı zerre cinsel organımda değil isterse horoz gibi takılsın ama isyanım bugünün demokrasi meteorunun anlayışındaki bozukluğa.
  10. türkiye'yi normal şartlarda ilgilendirmeyen kore savaşı'nda dökülen asker kanlarının eline bulaştığı amerikan kuklası siyasetçi. asılması ne olursa olsun yanlıştı. bir insanın asılması yanlıştı, öte yandan kahramanlaştırıldı, demokrasi şehidi oldu, tüm günahları unutuldu gitti. mekanı cehennem olsun.