yetmiş yaşında dakikada yetmiş göbek atabilen
şarkıcı. kendine
sanatçı diyor gerçi.
dün bir tartışma programında, "
fazıl say gibi bin tane adam var, gerçek sanatçı bizleriz" gibi bir şeyler geveledi, türkçe'si de biraz
leş olduğu için tam anlayamadım ne dediğini bu "sanatçı" ağabeyimizin. telefonla yayına katılan
özdemir erdoğan, gayet saygılı ve düzgün bir üslupla, şarkıcı ve sanatçı ayrımını izah ediyordu ki "sanatçı" dedemiz "özdemir erdoğan sanatçı değil, müzisyendir ayrıca da detonedir" şeklinde 3 bukle kakayı sunucunun önüne koydu. benzin istasyonlarından, ekmek parasından, başbakanı çok sevdiğinden filan bahsetti.
içine düştüğü rezil duruma sinirlenmedim, yaşlı ve cahil bir adamın zavallılığına üzüldüm.
ibrahim tatlıses'te de vardır bu refleks; sen sanatçı değil şarkıcısın derse birisi, bütün sülalesine küfredilmiş gibi sinirlenir, nesnesini, yüklemini bir türlü toparlayamadığı onlarca yarım cümleyle herkesi sanatçı olduğuna ikna etmeye uğraşır.