klibine rüya havası veren; ama sonunda ablamızın ayaklarından yere bulaşan kırmızı boyayı görünce gerçek olabileceği izlenimi yaratan, radyolarda yeni birinin söyleği hali çalmaya başlayan eski sibel alaş şarkısı.
sevip de söyleyemediğim şarkılar var
bir dizesini asla hatırlayamadığım şiirler
keşke, keşke o ben olsaydım dediğim hikaye kadınları
düşlerim var
uyandığımda yalnızca başını hatırladığım
ve asla sonuna kadar görmeyi beceremediğim,
bir adam var düşümde,
tam dokunacakken uyandırıldığım
bir adam
sonumuzun ne olacağını hiç öğrenemediğim
düşümde bir adam var
benim mi bilemediğim
bir adam var diyorum,
düşünüp düşümden ayrı kaldığım
durup da söyleyemediğin
adımsa gizli kapaklı
sevda türküleri tuttursam da ben
telli duvaklı
yanıma korlar mı adam seni
koparıp acıtmazlar mı beni
nafile yanar elin dudağın
seni beni yar ederler mi
yağmur bulutu unutursa
dalında çiçeği kurutursa
yar benden utanırsa
düşündüm düşümden ayrı kaldım
parçanın girişindeki bölümü sibel alaş'ın duru sesinden dinlemek kan dolaşımını etkileyebilir...
sevip de söyleyemediğim şarkılar var
bir dizesini asla hatırlayamadığım şiirler
keşke, keşke o ben olsaydım dediğim hikaye kadınları
düşlerim var
uyandığımda yalnızca başını hatırladığım
ve asla sonuna kadar görmeyi beceremediğim,
bir adam var düşümde,
tam dokunacakken uyandırıldığım
bir adam
sonumuzun ne olacağını hiç öğrenemediğim
düşümde bir adam var
benim mi bilemediğim
bir adam var diyorum,
düşünüp düşümden ayrı kaldığım...
....
zamanının en güzel şarkısıydı bence. ve en güzel klibiydi de ayrıca. uykusunda duyduğu bir sesin, belki de adam'ın peşinden giden kadın, yine rüyasında girdiği odada tablosunu tamamlayan pandomimciler gibi beyaza boyalı bir erkek silüeti.. devrilen boya kutusu. üzerinde gezinen ayaklar.. ve uyandığında odanın içinde boyadan müteşekkil ayak izleri.. çok güzeldi çooook.. yapanların edenlerin ellerine sağlık diyorum
bazılarının insanlardan bahsederken kullandığı, lakin "öteki bazıları"nın(!) ısrarla "ne demek yani, sadece adamlar mı kadınlar da bikbikbik.." diyerek muhabbetin içine su sıkmalarına neden olan sözcük..
-idil'e-
o şehre davrandığın gibi davran bana da
o şehre gittiğin gibi bana da git uçarak
bana da in, bana da kon ve el salla geride
bıraktığına: elveda benim küçük adamım!
ufacıktan bir şehri nasıl adam ettinse,
sevdinse adam gibi, beni de o şehir gibi
sev! korkma sakın, adam etmez aşk beni,
geç benden, benim de köprülerim var,
aşkı seyret oradan, dalgın günüm geçiyor,
benim de gecelerim var, danset, eteklerin
fırdönsün, sen bana dön, bana eşlik et,
benim de sabahlarım var, uyanmaya ne saat,
ne telefon, ne kapı: bisikletin zilini
dizlerini kanatan bir deli kız çalsın yeter ki!
benim de parklarım var, uzanıver salkımsaçak
üstüme, dalımdan tut, benim de yapraklarım var
güneşli gövdene müjde eli kulağında bahar,
benim de şiirlerim var, aşk konulu, senin
o şehri sevmene benziyor, seni sevmeye
benziyor adamakıllı serserin olana kadar
hz . adem , dişisi vardı havva...ecnebiler adam & eve derler ya...işte adem eşittir adam , bu adam ' ın bi de oteli vardı güneyde bi yerde ama nerde unuttum.
sözlükteki dincilerin hışmına uğramam an meselesi , biliyorum.
adam şapkasına rastladı sokakta
kim bilir kimin şapkısı
adam ne yapıp yapıp hatırladı
bir kadın hatırladı sonuna kadar beyaz bir kadın açtı pencereyi sonuna kadar
bir kadın kim bilir kimin karısı
adam ne yapıp yapıp hatırladı
yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda
çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı
adam bulut gibiydi, hatırladı
adamın ayaklarının altında
yıldızların yıldız olduğu vardı
adam yıldızlara basa basa yürüdü
çünkü biraz önce yağmur yağmıştı...
nezaman adam gibi adam oluyor insan
çok gezdiğinde mi çok gördüğünde mi çok bildiğinde mi
çok ünlü çok zengin olduğundamı
çok sevdiğindemi
yoksa bunların hepsi bi kenara adam gibi sevdiğindemi ???