herkese hak ettiğini vermek.
koyucusu ve yürütücüsü olan kavram, tabii ki de olmayan bir kavram
(bkz.
picking up the pieces)
elinde terazi tutan gözleri kapalı kadın ile temsil edilen kavram.rivayet edilir ki siyasal iktidarın en fazla tecavüzüne uğrayan kadındır."bari yüzünü görmeyeyim" diye gözlerini kapatmıştır.
adalet kimi zaman bir diktatörün dilinde; kimi zaman bir zümrenin evinde; kimi zaman bir eşkıyanın belinde; kimi zamanda tüm halkın elindedir.
allah'tan adaletini değil rahmetini isteyiniz cümlesini hatırladıkçe üzerinde düşündüğüm olgu..insanın koyduğu kurallar bütünü olarak düşünüldüğünde anarşiye sebep olabilecek kavram...
(palantir, 05.12.2005 02:49 ~ 01.03.2006 19:58)
güçlülerin hakim olduğu yerde olamaz, zira güç dağıtımı adaletsiz yapılmıştir bir kere...
(skuba, 05.12.2005 03:04)
insanlığın bulunduğu yerde var olmayan kavram. adalet eşitliğe dayanır ve bir insanın bir olay karşısında tamamen eşit ve tarafsız olması mümkün değildir.
(bkz:
true neutral)
mülkün temelidir
toplumun temelidir
(skuba, 05.12.2005 03:16)
eşitlikle aynı yerde bulunamayacak kavram.
bir ortamda ne kadar çoksa okadar huzur verir, adalet bakanlığı vardır ancak görev tanımında sosyal adalet yoktur, olsa iyi olur.
varlığına inandırıldığımız,yokluğunu gözlerimizle görmemize rağmen kabul etmediğimiz, devletin sağlamakla görevli olduğu konudur.
karaköyde düşük vizite ücretiyle 6 nolu odada hizmet vermektedir.
haklı ve haksızın ayırt edilmesinde, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi adaleletle sağlanır. platon'a göre adalet devletin ve insanın temel davranış kuralıdır ve en yüce erdemdir.
zaman zaman bizi hayal kırıklığına uğratan kavram,
hayatın adaletsizliği. bir gün farkettim ki bu dünyada kimse bize adalet vaad etmemiş, tanrı
* bile. o bize bu dünyada adaletin olmadığını, bu hayattan sonra herkesin yaptıklarının karşılığını bulacağını bildirdi; en küçük harekete, en küçük düşünceye kadar. ne de bu dünyaya geldiğimizde kimse hayatın adil olduğunu iddia etmedi. bu noktaya, bu asılsız hayale
* takılmadan devam etmek en faydalı davranış belki de.
adalet
insansız adalet olmaz
adaletsiz insan olur mu?
olur, olmaz olur mu!
ama, olmaz olsun
özdemir asaf
varedilenlerin kavramlara anlamlar yüklemesi sonucu; eşitlik, hakedene hakettiğini vermek vs gibi anlamlara getirilebilen kavram. yerine ve kişine göre; bükülebilir,doğrultulabilir. ama burda önemli olan inanılan adalet değil, varolan adalettir. tecilli ettiğinde şüpheye yer bırakmaz.
bir çin şiiri'nde anlatıldığı gibi pek de kolay değildir adaletin sağlanması. afrikalı dedelerimiz boşuna dememiş, "ormanın tarihini aslanlar değil avcılar yazar" diye...
"insanlar inançsız yaşayabilirler, ama adaletsiz yaşayamazlar."
--
nizamülmülk
“kenar-ı dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu
gelir de adl-i ilahi sorar ömer’den onu.”
bursa'da bir semttir
adalet...
yakınlarında
istiklal ve
hürriyet semtleri vardır ...
ilginç olan hayatımın büyük bölümünün geçtiği bu şehirde, bu üç semte de hiç uğramamış olmam...
yolumun hiç oralara düşmemesi...
belki de o yüzden bilmiyorumdur...
adaletin de hürriyetin de istiklalin de ne olduğunu...
bir çınarın önündeki mavi bir tabela bu üçüne giden yolu da gösterir...
bir gün yürümek istiyorum o yolu...
tek başıma ya da bu üçüne de yolu düşmemiş herkesle birlikte.
belki gerçekten de
istiklale
adalete
ve hürriyete varıyordur sonu...
(ctrl z, 07.05.2008 23:59 ~ 08.05.2008 00:02)
platondan beri kabul edilen tanımı;
her birine ve herkese borçlu olunanı vermek. verecek olan da devlet oluyor bu tanıma göre. bizdeki adalet, özgürlük, haklar anlayışının tersine, kişinin değil devletin koruması ve sağlaması gereken bir haktır, hatta kişiye rağmen kişi için korunması gerekenlerdendir.
(noema, 08.05.2008 02:07)
adalet, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir. haklı ile haksızın ayırt edilmesi adaletle sağlanır.
günümüzde anlamını bu yönden yitirmiş olan kelime
zamanımızda ne olduğunu şöyle özetleyeyim;
modern zamanlar mizanseninde,
adalet,
biçare körebe.