iki buluşma noktalı, üç organizatörlü, bol katılımlı, az serin olabilecek belki de yağmurlu, bol muhabbetli olması yüksek muhtemel, yiyecekli, içecekli, alkollü, üstlenen olursa belki mangallı, gezmeli, tozmalı, ramazan sonrası aç karınlı, ramazan sonrası alkol özlemli, çoktur görüşmeyenleri belki de sevindirmeli.
eklenti:artık tek organizatörlü, hakkı olan da buydu.
eklenti2:iki olmuşlar yine.
eklenti3:evet üç olduk en sonunda.
kimselere zenci muamelesi yapılmadığını onamış bir yeni yazar olarak katılım sağlanabilecekler listesinde yer alan zirvedir. eksik olmasın. ne adalarda talim olacaktır 24 eylül günü, ne de bahriyeli bir yarim olacaktır. ama katılasım var bu zirveye... hem önceden görüşüp, sohbet için sözleştiğim bazı yazarlarla muktedir olduğumuz bir sohbete dalacak, hem de burada yazdıkları ile kafamızda şekillendirdiğimiz yazarları somutlaştıracağız zihnimizde. bu güzel...
dipnot: dadundan yinmazz nickli arkadaşın vaadleri de etkili oldu kabul ediyorum.
fon müziği: come on come in(velvet revolver)...
edit el tarih: 24 değil, 26 eylül olacakmış. ama ne talim, ne de bahriyeli yâr... o konuda bir değişiklik yok. teşekkürler uzunnick...
edit2: uzunnick değil uzunnik olacakmış... daha editlere gebesin girim. akıllı ol! beslenmene dikkat et!
daha çok bakınızı olduğunu farkettim zirvenin. dolu dolu geçmiş diyebiliriz bu sebepten... he unutmadan bir de bihter ve behlül konusu vardı akıllara zarar.
herşey kuzenimin odama dalıp "kuzen gitmiyor muyuz?" diye cırılması ile başladı zirve günü. sabaha karşı yattığım için uykumu alamamıştım bile ve saat 10:00 civarı... oysa ada vapuru yandan çarklı olacaktı, sözü vardı sezen ablanın. hemen çıktık evden saat 10:10 civarında seyrediyordu... derken defanstaki son adam ile iletişim haline geçmiştim telefon kanalı ile ve "yettik uleaaan" nidaları ile vapura atmıştık kendimizi. sonra adamımız bizi bulmuş ve vapurun burun tarafındaki bir avuç güzel insanın yanına kadar rehberlik etmişti. vapurda selamlaşma, tanışma faslı biraz sıkıntılı görünüyordu ama negam? vapura yetişmiştik ya! hayır, aksi takdirde turyol vapurlarına atlayıp "öndeki vapuru takip et!" saçmalığına imza atma potansiyelim sağ cebimde duruyordu...
velhasıl bu bir avuç burun tarafı yolcularına bir avuç kadar da kadıköy'den katıldı. ve sonrasında dadundan yinmazz şahsımı, istanbulagain'i, spazmol'u ve dream endless'i "çay ısmarlayacağım" diyerek kandırıyor ve vapurun "adalara gidiyoruz" tarafına dikiyordu(şaka bir yana teşekkürler adamım). tam çaylarımızın son yudumlarına niyetlenirken uzunnik geldi ve tımarlıyordu bizleri. bütün magandalığı ile hem de! vapurun alt katında bunlar yaşanırken, vela rumuzlu yazar elindeki yemek poşeti ile üst katta dehşet saçıyordu(burada smiley var hee).
velhasıl vapurumuz büyükada iskelesi'ne yanaşmış ve bizler hasret kaldığımız sigaralarımızı yakmıştık(sigara kullananlar olarak). sonrasında bir köfteciyi gözümüze kestirmiş ve öğlen yemeği faslını da bu vesileyle halletmiştik. sonrasında yoğun bir yürüme maratonu bizi bekliyordu. defanstaki son adam'ın asasının gölgesinde yolumuzu buluyorduk, yetmezmiş gibi ırk ayrımı yapmadan japonları dahi doğru yola çağırıyorduk... arada kaçak girdiğimiz harabe güzellikleri de yola dahil. oturacak bir yere vardığımızda komik hikaye ve olaylar birbirini takip ediyordu... en akılda kalanı ise "rakı içecek olan var mı? ben bir çay alayım" kısmıydı şahsım için. fular, defanstaki son adam, kelebeque, dream endless'le masanın bir ucunda kaldığımız sırada kahkaha sesleri epeyce ayyuka çıkmış durumdaydı.
kayıplar da başgöstermeye başlamıştı... düğün davetlisi iki yazar öncü gidenlerden olacaktı. sonrasında vakti sınırlı olanlar ve son olarak da yola çıkması gerekenler ve onlara eşlik edenler. bu ekiple vedalaşamadık, iyi baksınlar kendilerine...
en son burger'da kandili söndüren ekibe ise apayrı bir teşekkür borcum olduğunu düşünüyor ve bir ara yeniden görüşelim diye de belirtiyorum buradan...
kalın sağlıcakla. poisonx, istanbul...
edit: dönüş bir yolunda da eski bir tanıdığa rastlamam cabasıydı, unutmuşum affola...
efenim başı ve sonunda bir türlü yaranamadığım lakin umarım ki arada geçen vakitte yaranmışımdır diye düşündüğüm zirve. şöyle ki;
vapurda daha giderken dedim ki çay içen var mı? ilk başta kimse evet demedi lakin sonradan kabul ettiler. ben ısmarlıyim dedim yok olum manyak mısın dediler. bana verdiler tüm paraları sonra da artan para kalınca daha cebime koymadan vayyy, paranın üstüne konmaca he dediler. yav dedim birer çay daha içeriz, yok.
neyse efenim indik adaya. yemek yedik. sonra ise yürüdük, yürüdük, yürüdük, son peygamber son adam'ın izinde. esasında keramet asadaysı lakin sonradan anladı onu. adam nerde dağ abyır görse çıkmak istedi lakin engelledik, zira her yokuştan sonra arkalardan allah belanı versin nidaları yükselmekteydi. amerikan filmi gibi olacak sonumuz diye çok tırstık. zira hem şişman hem gözlüklü insanlar yoktu aramızda. ayrı ayrı alcaktı canavar bizi. zira dar bir boğadan geçerken kemikler gördük korktuk. son peygamber son adam zirvedeyken karşıdan yürüyerek gelmekte olan 4 kişinin türk olduğuna ihtimal vermedik lakin ikisi türk çıktı diğer ikisi ise tabii ki japon. tam kitap inecekti ki son peygambere asayı fırlattı ve anladı kerametin asada olduğunu, herkes bi anda dağıldı zira.
sonra ise adaya yaptığımız ikinci üçüncü aktivite olan oturarak muhabbet aşamasındaydı sıra. burda ise ikinci yaranamamı yaşadım. bira alan vardı çay alan limonata alan. ben dedim bira içmem, dedim rakı içeyim alkin o da tek başına gitmez. sordum herkese rakı içen, rakı içen diye. kimseden ses çıkmadı. döndüm garsona, ee bari bana bi çay getir dedim. demez olaydım. yok efenim yavaş iç çarpmasınlar. neyse.
güzeldi efenim kısaca. düzenleyen arkadaşlara teşekkür zevktir. durduk yere bana bir artı bir vermiştir ki taa uzak diyarlardan daha ne olsun.
içimden geçenleri kovanda belirttiğim güzelim adalar zirvesidir. adalarda hiç bahriyeli yar göremedik o ayrı; buradan teessüflerimi bildiririm. kendimde feci bir artı bir olma potansiyeli olduğunu hissettiğim zirvedir aynı zamanda. önceleri uzunnikin artı biriyken bir anda dadundan yinmazz'ın artı biri olup çıkıverdim... her detayında ayrı bir eğlendiğim bu zirvede kilit nokta asa idi sanırım (asa'dan önce asa'dan sonra)... defanstaki son adam'ın, elinde asasıyla rum manastırındaki sarışın rum teyzeye "gezebiliyor muyuz manastırı?" diye sorması ile son peygamber son adam'ın karizması yerle bir olmuştur. halbuki "vahiy geldi, biz buraya girmeliymişiz" dese kesin girerdik o manastıra.
o güzelim ada, gökyüzü ve deniz manzaralı kafeteryada -her ne kadar aynı şarkıları dinlediysek de- ettiğimiz muhabbetler için paha biçilemez...
katıldığım ilk zirve olması sebebiyle biraz bi çekingenlik ve suskunluk vardı tabii ama yapılan muhabbetler, gezilen yer, görülen manzara vs. hemen herşeyiyle katılınması gereken bir zirveydi, memunum. tanışmaktan memnuniyet duyduğum onca insan da madalyonun diğer yüzü tabi.
bir şey de var ki söylemeden edemeyeceğim; defastaki son adam bize yardımcı olabilmek için kah daha çıktı kah ağaca tırmandı, çabaladı durdu ama o asayı elinden fırlatması bir anda yıktı bizi..
güzel insanlarla güzel bir havada renkli bir zirve geçirdik. efendim dadundan yinmazz la düğünümüz olduğundan dolayı (biz evlenmedik bu arada* ) erken kaçmak zorunda kalmamızın acısını derinden hissetmekteyim. muhabbetin eğlencenin dibine vuramadan kapıyı tıklatıp kaçmak zorunda kaldık. alacağınız olsun bizi şutladınız tabi baktınız keyfinize*. içtiğimiz çayların, yediğimiz köftelerin, yaptığımız muhabbetlerin tadına doyamadık. en kısa zamanda yenisini yapma ümidiyle mutlu kalın. adamızın uzun, iç ferahlatan kokulu yollarında yeniden görüşmek ümidiyle.
eylül ayazında büyükada'ya tişörtle gittiğim için sayesinde gripten geberdiğim zirve.
keyifli bir zirveydi. sağlıklı bir insan olarak gelseydim daha çok eğleneceğime eminim. *
kitleleri peşimde sürüklediğim zirve. bu arada şu japonlardan da kurtulamadık gitti, conrad arena'dan başladılar, her yerde karşıma çıkıyorlar. aslında ucuz yollu ikinci el bir fotoğraf makinası da fena olmaz. japon demişken the ring filminde bile böyle kuyu görülmemiştir. gizem gizem üstüne. iddia ediyorum büyük ada'dan 5 tane lost bölümü çıkartabilirim.