ada blake 

adana çık aradan

  1. sözlükte an itibariyle yazmış olduğu tüm girileri okumuş bulunmaktayım ve gönül rahatlığıyla söylüyorum: böyle giderse ve eğer şu anda yazdıkları daha önce günlüğüne yahut not defterine otobüste, bir parkta, bir şekersiz çay tabağında yazdıklarından ibaret değilse, sözlüğe gelmiş en iyi sayılı yazardan birisi olacaktır. kopi-peyst entellerine mükemmel bir cevap varlığı.
    (ucurtma, 21.03.2007 16:33)
  2. muğla zirvesinde film muhabbeti ile şaşırtan yazar nesildaşım. aynı mahallede oturuyormuşuz üstelik.
    (bkz: olağan şüpheliler i izlememenin yarattığı eziklik)
    (saçmaladı yine bu, 12.04.2007 01:11)
  3. kendisiyle daha önce tanışmama rağmen aynı sözlükte yazdığımızı muğla zirvesi sayesinde öğrendiğim nesildaşım, daha önce bilmiyordum vallahi, buradan kendisine bir sigara ikram ediyorum *
    (xanax, 12.04.2007 01:18)
  4. umut sarıkaya hayranı. güzel zirvenin, güzel insanlarından. her ne kadar kötü bir deneme olsa da, kabul ederse küçük bir hikaye armağan etmek istediğim yazar.


    birasını yudumladı, gözleri dolu doluydu. sokakta cilveleşen kedilere baktı. birasına baktı. "ilk miydi" diye sordu? "ilkti" dedi. birasından bir yudum daha aldı. kelimeler boğzına dizilmişti. bıyığındaki bira köpüğü bile bu hüzünlü havayı dağıtamadı. elini cebine attı. irkildi, kararsızlıktı onu ürküten. ama bunu yapmalıydı. sonucu ne olursa olsun bunu sevdiceğine yapmalıydı. belki canından bir parça kopartıp, elin kızına verecekti. elin kızıydı ne de olsa. hıçkırdı, elini cebinde gezdirdi. okşadı. tüyleri tenine deydiğinde bir tuhaf olmuştu. fikrini değiştirmemesi için tek bir sebep aradı. kızın nemli gözlerine baktı. halbuki onsuz da yapabileceğini kızın anlaması gerekiyordu. sonuçta herkesin malı kendineydi. kız sayıkladı "ilkti, ilkti...". sonunda dayanamadı ve pembe saçlı trolü kıza uzattı. trolün göz kırptığını görür gibi oldu. hafif bir tebessümle trolün son bir kez saçlarını okşadı "hasiktir yea telsim hattı nereye koymuştum lan!" trol ona bu sefer yardım etmeyecekti.

    semih cumhuriyetinde görüşmek üzere.
    (kerkerte, 14.04.2007 02:29 ~ 02:30)
  5. durup duruken "seni hiç sevmedim." der.
    (ben bilmem beyim bilir, 01.06.2007 17:09 ~ 17:09)
  6. cuk oturması için öncelikle şu armoru bir takayım: (bkz: bir türlü çözülmeyen ibne sudoku)
    arızalı bir adam olduğu bariz. şayet, yazıları okunursa veya herhangi bir şekilde kendisiyle diyaloğa girilirse anlaşılacaktır. bu özelliğini bir kenara bırakıyorum.
    tüm egoist düşüncelerimden uzaklaşarak burada da iki kelam edeyim dedim şu herife. kıskanıyorum bazen, başkalarının gönderdiği şarkıları lök diye silip atan bir insan olarak diyebilirim ki; ne dinleyeceğini çok iyi biliyor. şu yazdıklarım basit bir yaklaşım gibi gözükebilir kendisini tanımayan biri için, fakat hayatındaki karmaşayı göz önüne alarak konuştuğum için daha iyi anlayabiliyorum: neden?

    zorla okutturuyor, dinlettiriyor kendini. sol gözüyle, gözün normal faaliyetlerini gerçekleştirirken, sağ gözüyle bkz veriyor falan. üçüncü gözüyle bakıyor arada bir.

    yalnız uyuzum bir konuda kendisine. ben diyorum cleveland bu gazla şampiyon, o diyor san antonio alır. hele bi gelsin de, üstünden smaç vuracağım istanbulda.

    kardeşim gibidir.(-dır'lı tanım)
    (kampus onunde korsan cd satan sivil polis, 04.06.2007 14:33)
  7. (bkz: öpücük balığı)
    (wendy moira angela darling, 01.08.2007 02:16)